NBA’de 21. Yüzyılın En Büyük 25 Hamlesi

27/Kas/25 11:53 Kasım 27, 2025

Arma Kaynar

27/Kas/25 11:53

Eurohoops.net

Eurohoops Çeviri, 21. Yüzyılın en büyük NBA hamlelerini mercek altına alıyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Bu yazı 12 Kasım 2025 tarihinde TheAthletic’te yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

Son 25 yılda NBA’de yapılan hamlelerle ilgili en büyük hikâye, bu hamlelere ne kadar çok önem vermeye başladığımız oldu. Çeyrek yüzyıl önce Shaq ve Kobe hakkında çok konuşuyorduk ama bu konuşmalar saha içindeki oyunları ya da soyunma odasındaki rolleriyle ilgiliydi, maaş sınırlarına etkileri ya da “ikinci apron”a yansımalarıyla değil.

Bu farkı geçtiğimiz Şubat ayında San Antonio’da bir Cumartesi gecesi yaşadığım deneyimle çok net görebildim. San Antonio Spurs ile Miami Heat arasında harika bir maç izledim; maç Bam Adebayo’nun son saniye basketiyle bitti… ama o anın büyüsü, otele dönüp (şok!) Luka Dončić’in Los Angeles Lakers’a takaslandığını gördüğümde tamamen unutuldu.

Bu olay yılın en büyük haberi oldu ve o gece yazdığım yazı, The Athletic’te en çok okunan içeriğim hâline geldi. (Açıklık getireyim, yazıyı Bam’in basketi hakkında değil, takas hakkında yazdım. O gece bana çok iyi malzeme veren Erik Spoelstra’dan da özür dilerim.)

Yine de bu hikâye bir basketbol maçıyla ya da aslında doğrudan bir oyuncuyla ilgili değildi — bir hamleyle, hem de şok edici bir hamleyle ilgiliydi.

NBA’in bu kadar hamle odaklı bir lige dönüşmesinin iki temel nedeni var. Birincisi, artık neredeyse kimse “ortada” kalmak istemiyor; ya “şampiyonluk hedefi” peşindesiniz ya da “tanking” yapıp yeniden yapılanıyorsunuz. Bu düşünce yapısı, takımların daha fazla hamle yapmasına yol açtı; kısa süreli şampiyonluk şansları için elit ve pahalı oyuncularla kadro kuruyorlar, sonra kaçınılmaz düşüş başladığında her şeyi yıkıp baştan yapıyorlar.

İkinci neden ise, “oyuncu gücü dönemi” olarak adlandırılan bu çağda, yıldız oyuncuların artık sözleşmeleri bitmeden bile memnun olmadıkları takımlardan ayrılmak istemesi. Bu talepler bazen serbest oyuncu olmayı beklemeden gündeme geliyor.

Artık NBA takviminde en önemli gün, maç oynanmayan bir gün: 1 Temmuz — yani serbest oyuncu döneminin (resmen 30 Haziran akşamı) başladığı gün. İkincisi ise, geçmişte küçük takasların yapıldığı bir gün olan, ama artık çok daha hareketli geçen takas dönemi sonu.

Ama her şey dönüp dolaşıp oyuna geliyor. Bu hamleleri bu kadar önemsememizin sebebi, sahada yaratabilecekleri büyük etkiler. Basketbol gibi bir süper yıldızın bile bir takımı baştan aşağı değiştirebildiği bir sporda bu etki daha da belirgin. Bu listedeki hamlelerin hepsi, bunu net biçimde gösteriyor — o an fark etmemiş olsak bile.

— John Hollinger

1. LeBron ‘Yeteneklerini Miami’ye Taşıyor’

Bu hamle, hem serbest oyunculuk hem de dijital çağda medyanın nasıl evrildiğine dair algımızı kökten değiştirdi. LeBron James, NBA tarihinin en çok istenen serbest oyuncusuydu.

Şampiyonluklara yazgılı, 25 yaşındaki bu süpernova oyuncu 2010 yazında serbest kaldı. Takımlar, onun ne isterse verebilmek için maaş bütçelerini boşalttı, kadrolarını dağıttı. Ve bu karar ne bir haber sızıntısıyla ne de bir basın açıklamasıyla duyuruldu.

Chicago Bulls, New York Knicks, New Jersey Nets, Miami Heat ve mevcut takımı Cleveland Cavaliers, LeBron’un Jim Gray’e televizyondan yapacağı açıklamayı bekliyordu. O meşhur “The Decision” programında “Yeteneklerimi South Beach’e taşıyorum,” dediği anda basketbol dünyası sarsıldı.

Heyecan.

Öfke.

Şaşkınlık.

Bir anda bazıları için kahraman, birçoğu için ise kötü adam hâline geldi. “Bir, iki, üç değil, dört, beş…” diyerek Miami’ye getireceği şampiyonluklar üzerindeki baskıyı, Atlas gibi omuzlarına aldı.

— Zach Harper

2. Warriors, Kevin Durant’i Kadrosuna Kattı

Seattle/Oklahoma City’de geçirdiği dokuz sezonun ardından, NBA tarihinin en genç sayı kralı ve 2014 MVP’si Kevin Durant, 2016 yazında Golden State Warriors’a imza atarak serbest oyunculuk algısını yeniden şekillendirdi.

O dönemde Durant ve Russell Westbrook liderliğindeki OKC, Batı Konferansı finallerinde Warriors’a karşı 3-1 önde olmalarına rağmen seriyi vermişti. Bu kayıp, Durant’in ayrılık kararında etkili olmuş olabilir. Takımlar, Durant’e Hamptons’ta birebir sunumlar yapmak için sıraya girdi. O ise, 73 galibiyetle rekor kırmış Warriors çekirdeğine katılmayı seçti.

Bu hamle, 2010’larda süper yıldızların bir araya gelerek “Büyük Üçlü”ler kurma trendini sürdürdü.

2016’nın meşhur “cap fırlaması” yazının en büyük olayıydı ve yıllar içinde pişmanlık yaratmayan nadir sözleşmelerden biri oldu. Durant, Golden State’te iki şampiyonluk kazandı ve “maaş sınırı yumuşatma” kavramı 2023 Kolektif Pazarlık Anlaşması’nda vazgeçilmez bir madde hâline geldi.

— Shakeia Taylor

3. Danny Ainge, 21. Yüzyılın İlk Büyük Üçlüsünü Kuruyor

Celtics’in şampiyonluk seviyesine dönüşü, aslında biraz da zoraki oldu.

2007 yazında Kevin Garnett, Minnesota’dan ayrılmak istemiyordu. Onu draft eden takıma duyduğu sadakat çok derindi. Ancak ligdeki arkadaşları, bu fikrinden vazgeçmesi için onu ikna etmeye çalıştı. Asıl kırılma noktası, Celtics’in Ray Allen’ı draft gecesi Seattle’dan takasla almasıydı.

Sonunda ikna olan Garnett için Boston, beş oyuncu ve iki draft hakkı gönderdi. Böylece Garnett, Allen ve Paul Pierce’tan oluşan yeni çağın “Büyük Üçlüsü” kuruldu ve Celtics’e 17. şampiyonluğunu kazandırarak takımı yeniden NBA’in zirvesine taşıdı.

— Jon Krawczynski

4. Luka Doncic Takası

luka-doncic-los-angeles-lakers

Luka Dončić’in gözleri dolmuş, dudakları titriyordu. Dallas, sakatlık ve kondisyon endişeleri nedeniyle onu Anthony Davis, Max Christie ve yalnızca bir birinci tur draft hakkı karşılığında Lakers’a takas edeli biraz geçmişti.

Dončić, Dallas’a geri döndü ve kulübün ona özel bir video ile veda ettiği bir gece yaşandı. Sonra “Kill Bill” edasıyla eski takımını 45 sayıyla parçaladı — hem deplasman taraftarları hem de ev sahibi taraftarlar, genel menajerin kovulmasını tezahüratlarla istedi.

O gece, Dončić’in Dallas’taki dönemine bir nevi nokta koydu ve NBA tarihindeki birçok büyük oyuncu gibi onun da en sonunda mor-sarı formayı giyeceği yeni bir gerçekliğe geçiş yaptı. Bu takası diğerlerinden daha da çılgın kılan şey? Luka bu takası istememişti.

— Dan Woike

5. ‘Eve Dönüyorum’

Eğer LeBron James’in 2010’da Miami’ye gitme kararı olan “The Decision”, serbest oyunculuk açıklamalarının nasıl yapılmaması gerektiğine örnekse, dört yıl sonra Cleveland’a dönüşü bunun tam tersiydi.

Bu kez haberi bizzat kendisi duyurdu. 11 Temmuz 2014 sabahı, Sports Illustrated’ın internet sitesinde yayımlanan 1.050 kelimelik bir makale aracılığıyla. Üstelik kendi kelimeleriyle:

“Her zaman Cleveland’a döneceğime ve kariyerimi burada bitireceğime inandım,” diye yazdı Akron, Ohio doğumlu James, Lee Jenkins’in kaleme aldığı “I’m Coming Home” başlıklı yazıda. “Sadece ne zaman olacağını bilmiyordum.”

Bu tercih sürprizdi. Çünkü o 11 günlük belirsizlik süresince Miami Heat hâlâ favori olarak görülüyordu. “The Decision” sonrasında oluşan öfke ve kırgınlık düşünüldüğünde, bu dönüş bir zamanlar hayal bile edilemezdi. Ama LeBron’un umduğu gibi sonuçlandı: Cleveland Cavaliers tarihindeki ilk ve tek şampiyonluğu 2016’da kazandı.

James dört yıl sonra Lakers’a imza atarak tekrar ayrılacaktı ama Cleveland’a dönüşünde yapmak istediğini yapmıştı.

— Sam Amick

6. Warriors‘un Stephen Curry’yi Draft Etmesi

stephen-curry-golden-state-warriors

Warriors genel menajeri Larry Riley, Curry’yi 2008 NCAA Turnuvası’ndan beri istiyordu. Onun 2009 draft listesinde Blake Griffin’in ardından 2. sıradaydı. Curry’nin 7. sıraya kadar düşmeyeceğine o kadar emindi ki, seçim hakkını Amar’e Stoudemire karşılığında Phoenix’e göndermek üzere gayriresmi bir anlaşma bile yapmıştı.

Ancak Curry, Minnesota’nın 5. ve 6. sıralarda arka arkaya iki gard seçmesiyle 7. sıraya kadar düştü. Bu, hem Phoenix hem de Oakland’daki draft odalarında kutlama yarattı. Fakat sevinç kalıcı olan yalnızca Oakland’da oldu.

Riley ve koç Don Nelson, Curry’nin kampının “Bizi seçmeyin” ısrarlarına rağmen takası iptal etti. Curry New York’a gitmek istiyordu ve Knicks de onu 8. sırada almak için sabırsızdı. Ama Riley kararını vermişti ve bırakmadı.

— Marcus Thompson II

7. Nuggets‘ın Nikola Jokić’i Draft Etmesi

NBA tarihinin en iyi draft seçimi televizyonda bile gösterilmedi. 2014 Draftı’nda Denver Nuggets, Taco Bell reklamı sırasında 41. sıradan Nikola Jokić’i seçti.

O dönem fazla kilolu, ağır hareket eden bir Sırp pivottu. Aynı yılın baharında Hoop Summit maçında sadece beş sayı atmıştı. Bu çocuğun neslinin en iyi oyuncusu olma ihtimali nedir? Nuggets bile onu “stash” olarak, yani Avrupa’da bir yıl daha beklemesi için seçti. Zaten aynı ligden bir başka pivot olan Jusuf Nurkić’i 25 sıra önce almışlardı.

Ama Jokić, Denver Nuggets’ı ilk NBA şampiyonluğuna taşıdı, üç MVP kazandı, art arda beş sezon PER lideri oldu (ve bu belki daha da sürecek).

— John Hollinger

8. Kawhi Leonard LA’a Gelişi… Clippers İçin…

Tek kelimeyle: Kaos.

LeBron James ve Kevin Durant gibi isimlerde dramatik serbest oyuncu kararları görmüştük. Ama Kawhi Leonard’ın 2019 yazındaki kararı, NBA’de hâlâ domino etkisi yaratmaya devam eden olaylardan biri oldu. “Uncle Dennis”in gizli talepleri dedikodulara neden olmuştu.

Lakers, Raptors ve Clippers arasında kıyasıya bir rekabet vardı. Derken Las Vegas’ta bir restoranda otururken sosyal medyada haber düştü: Kawhi Clippers’la imzalıyordu ve Clippers aynı anda Paul George’u almak için inanılmaz bir paket sunuyordu.

Clippers’tan Pat Beverley o restoranın içinde Allen Iverson formasıyla zıplayarak PJ Tucker ve Jordan Clarkson’un konuştuğu yere gelip Tucker’ın yüzüne doğru sevinçle çığlık attı. Lakers’a değil, Clippers’a gelmişti. Toronto geri çevrilmişti.

Ve OKC Thunder’ın Paul George takası, yıllar sonra bir potansiyel hanedanlığın temellerini atmıştı.

— Zach Harper

9. Bucks‘ın Giannis Antetokounmpo’yu Draft Etmesi

NBA eski komiseri David Stern, 2013 Draftı’nda Milwaukee Bucks, Giannis’i 15. sıradan seçtiğinde son kez draft sunumunu yapıyordu ve adını doğru telaffuz ettiğinden emin oldu. O salonda “Giannis Antetokounmpo”yu doğru söyleyebilen az kişiden biriydi.

O zamanlar Giannis, sadece cılız, 18 yaşında bir Yunan genciydi. Bucks GM’i John Hammond dahi onun neye dönüşeceğini bilmiyordu.

Lige adım attıktan sonra 3 inç uzadı ve 50 pound (yaklaşık 23 kg) aldı. NBA tarihinin en dominant pota altı bitiricilerinden biri hâline geldi. All-NBA First Team’in demirbaşı oldu, iki MVP kazandı ve Bucks’ı 2021’de 50 yıl aradan sonra şampiyonluğa taşıdı.

Sadece “iyi bir NBA oyuncusu” değil, bir “franchise yıldızı” oldu. Bucks’ın gidişatını tamamen değiştirdi; kenarda kalmış bir takımı, Doğu Konferansı’nın elitlerine taşıdı.

— Eric Nehm

10. Cavaliers‘ın LeBron’u Draft Etmesi

Takımların bilerek kötü oynayıp draft sıralamasında yükselmek istemesi yeni bir şey değildi — örneğin 1996-97 sezonunda Spurs‘ün sakat David Robinson’u sezon sonuna kadar oynatmaması gibi. Ama bu başkaydı. LeBron James yıllardır konuşuluyordu. Sports Illustrated kapağındaydı, lise maçları ESPN’de yayınlanıyordu.

2002-03 sezonunda Chicago, Memphis, Miami, Denver, Toronto ve Clippers, sezonun ikinci yarısında LeBron’u seçebilmek için adeta “kötü oynamaya çalıştı”.

2003’te Cleveland, yani LeBron’un memleket takımı, draft piyangosunu kazandı. Bu sadece kulübe değil, tüm şehre yeni bir soluk getirdi. Sürekli kaybeden bir spor şehri, sonunda yükselişe geçecekti. Ve bu neredeyse fazla mükemmeldi. Yıllar içinde bazı inişler çıkışlar oldu ama sonunda onları şampiyon yaptı.

Ve herkes — Miami dışında — altın bileti kaçırmış hissetti.

— Zach Harper

11. Thunder‘ın James Harden’ı Rockets’a Takas Etmesi

James Harden dört kez takas edildi. Ama yalnızca biri “O James Harden takası” olarak anılır.

Bu hamle, genç takımların başarıya çok erken ulaşmasının yaratabileceği tehlikeleri anlatan bir ders niteliğindeydi. Belki de NBA tarihindeki en çok “ya olsaydı?” dedirten hamle.

Thunder bu takası Ekim 2012’de yapmamış olsaydı ne olurdu? Haziran 2012’de şampiyonluğa sadece üç galibiyet uzaktaydılar. O kadro şampiyonluklar kazanır mıydı? Durant 2016’da kalır mıydı? Westbrook üçlü-ikili canavarına dönüşür müydü? Houston Rockets, durdurulamaz Warriors’a meydan okuyan bir güç olur muydu? Thunder yönetimi bu hatadan ders çıkarıp son on yılın en çok harcayan ve yeniden yapılanan kulüplerinden biri hâline gelir miydi?

Harden, Houston’da bir MVP kazandı ve Hall of Fame kariyeri inşa etti. Thunder ise bu yıl 20’li yaşlardaki oyuncularla şampiyonluk kazandı. Ama hâlâ şu soru yankılanıyor: Ya olsaydı?

— Fred Katz

12. Shaq ve Kobe’nin Ayrılığı

Heat Culture” yani “Miami tarzı” özel bir şey olduğuna inananlar için havalı bir tabir. Ama bu kültür, Shaquille O’Neal’ın 2004’te Heat’e gelişi olmadan olmazdı.

2006’da Heat ilk şampiyonluğunu kazandı. Shaq’ın varlığı, genç yıldız Dwyane Wade’in kilidini açtı ve Wade Finaller MVP’si oldu. O’Neal, Lakers’taki son sezonunda azimli olmadığı eleştirilerine rağmen 2005 MVP oylamasında ikinci olmuştu.

Heat için itici güçtü. Bu onun son şampiyonluğu oldu ve Pat Riley’in hedeflediği “şampiyonluk kültürünü” başlattı. Bu takas ayrıca Lakers’a Lamar Odom gibi önemli parçalar kazandırdı. Odom, Lakers’la Yılın Altıncı Adamı seçildi ve iki şampiyonluk kazandı.

— Jason Jones

13. Raptors‘ın Kawhi Leonard’ı Alması

DeMar DeRozan, kendisini 2018 Temmuz’unda bir gece ansızın Toronto Raptors’tan takas eden kulübe “sadakat eksikliği” serzenişinde bulundu.

Ama Raptors başkanı Masai Ujiri için nezaket bir seçenek değildi. Takımı her baharda LeBron’a eleniyordu ve Toronto hâlâ NBA’in uzak köşelerinden biri olarak görülüyordu. Bu yüzden, Kaliforniya’ya gitmek isteyen ve sakatlık geçmişi olan bir yıldız için tüm riskleri aldı. DeRozan, Jakob Poeltl ve bir birinci tur hakkı karşılığında Kawhi Leonard’ı aldı.

Dışarıdan cesurca bir hamle gibi görünüyordu. Ama Raptors için kaybedecek bir şey yoktu. Kazanılacak olan ise… her şeydi.

— Eric Koreen

14. Nets‘in Paul Pierce ve Kevin Garnett’i Takasla Alması

Bu takas, iki kulübün gelecek on yılını değiştirdi.

Celtics için, eski yıldızlardan kurtulup karşılığında Jaylen Brown ve Jayson Tatum’u seçecek draft haklarını almak demekti. Nets içinse, NBA tarihinin en kötü takaslarından biri — muhtemelen son 25 yılın en kötülerinden ikincisi — demekti.

Nets, Pierce ve Garnett ile Doğu’da zirveye oynamayı umdu. Ama işler çok kötü gitti. Celtics ise şampiyonluk çekirdeğini kurdu.

— Mike Vorkunov

15. Kobe’ye Yeni Partner: Pau Gasol

Şubat 2008’de Lakers pota altında büyük bir yardıma ihtiyaç duyuyordu. Pivot Andrew Bynum bir ay önce sezonu kapatmıştı. Üstelik Kobe Bryant da yazın takas istemişti.

Sonra Lakers, o zamanlar dengesiz görülen büyük bir takasa imza attı: Pau Gasol’u Memphis Grizzlies’ten aldılar. Karşılığında Kwame Brown, Javaris Crittenton, Aaron McKie, Pau’nun kardeşi Marc Gasol’un draft hakları ve iki gelecekteki birinci tur hakkı verdiler.

Kobe liderliğindeki Lakers hemen seviye atladı, üç yıl üst üste NBA Finali oynayıp 2009 ve 2010’da arka arkaya şampiyon oldu. Gasol, Lakers tarihinin en sevilen ve en etkili Hall of Fame oyuncularından biri oldu.

— Mirin Fader

16. LeBron’un Lakers’a Katılması

NBA tarihindeki en iyi oyuncuların neredeyse tamamı ya Los Angeles Lakers’a karşı şampiyonluk kazanmak için ya da Lakers formasıyla bu zaferlere ulaşmak için sahaya çıktı.

Ancak LeBron James, 2018’de Lakers’a imza atana kadar bu iki ihtimali de yaşamadı. Kobe Bryant ile beklenen o büyük düello hiç gerçekleşmedi. Warriors ve Clippers yükselişe geçerken, Bryant’ın kariyerinin son dönemlerindeki Lakers takımı düşüşteydi. Lakers tarihinin en kötü yılları bazı ilginç genç oyuncular çıkarsa da, takımı emanet edebileceğiniz bir yıldız doğmamıştı.

LeBron, hem kişisel hem de Los Angeles’taki iş fırsatlarına uyan yeni bir meydan okumayı kabul etti.

Ve sadece iki sezon sonra Lakers yeniden zirveye çıktı.

— Dan Woike

17. Warriors‘ın Mark Jackson’ı Gönderip Steve Kerr’ü Getirmesi

Mark Jackson, kendi cenazesi için siyahlar giymişti.

Golden State Warriors’ı ligin alay konusuyken umut vaat eden bir takıma dönüştürmesine rağmen, 2014 playofflarında Clippers’a karşı kaybedeceklerini hissetmişti. Gerçekten de, 7. maç kaybedildikten birkaç gün sonra görevine son verildi.

O sezon boyunca koç ekibi içinde ve Jackson ile yönetim arasında çatışmalar yaşanmıştı. Warriors birçok isimle görüşse de, Steve Kerr en başından beri sahibi Joe Lacob’un gözdesiydi. Spurs ve Bulls’ta rol oyuncusu, sonra TNT’de yorumcu olarak öne çıkan Kerr, Lacob ve kulüp yönetimiyle iyi ilişkiler kurmuştu.

Ancak Knicks’in başkanı Phil Jackson (eski koçu), Kerr’e New York’ta görev vermek için büyük bir teklif sundu. Sonunda ailesine yakın olmak isteyen Kerr, Knicks’i reddedip Warriors’ı seçerek herkesi şaşırttı. Bugün Curry’nin kariyeri zirvedeyken kolay bir karar gibi görünse de, o dönem için hiç de kolay değildi.

— David Aldridge

18. Suns‘ın Mike D’Antoni’yi Koç Yapıp Steve Nash’i Transfer Etmesi

2003-04 sezonuna kötü başlayan Phoenix Suns, önemli bir karar aldı. Başkan Jerry Colangelo ve GM Bryan Colangelo, koç Frank Johnson’ı görevden alıp yardımcısı Mike D’Antoni’yi başa getirdi. Bu karar, sadece Suns’ın değil, tüm NBA’in yönünü değiştirdi.

D’Antoni dışarıda pek tanınmıyordu. Avrupa’da oynamış ve koçluk yapmış, NBA’de kısa süreli görevler almıştı. Koçluğa terfi ettiğinde “En azından taraftarlar için heyecan verici bir basketbol oynayabiliriz” dedi.

Yazın Steve Nash’i serbest oyuncu olarak aldılar. Belki de basketbol tarihinin bir koçun sistemine en uygun oyun kurucusuydu.

Nash, D’Antoni’nin serbest, tempolu sisteminde parladı. Top dolaştı, tempo arttı, saha yayıldı. Suns, üç yıl üst üste NBA’in en çok sayı atan takımı oldu. D’Antoni ile iki kez Batı Konferansı Finallerine ulaştılar, Nash ise iki MVP kazandı.

Şampiyon olacak kadar iyilerdi ama asla başaramadılar. Hayal kırıklığı büyüdü. Beş yıl sonra D’Antoni Knicks’e gitti. Nash takımda kaldı ve koç Alvin Gentry ile bir kez daha Konferans Finali gördü ama o eski hava kalmamıştı.

D’Antoni-Nash yılları, Güneş Vadisi’nde unutulmaz heyecanlar yarattı.

— Doug Haller

19. CelticsSixers Takası: Jayson Tatum Boston’a

2017 NBA Draftı’na giderken, Markelle Fultz en iyi yetenek olarak görülüyordu. Doğu Finalleri’nden gelen Boston Celtics’in 1. sıradan onu seçeceği düşünülüyordu.

Ama Danny Ainge’in başka bir planı vardı. 1. sırayı Philadelphia 76ers’a verip 3. sıra ve gelecekteki bir ilk tur hakkı aldı (bu hak daha sonra Romeo Langford için kullanıldı). Langford Celtics’te yalnızca 94 maç oynasa da, Ainge’in esas hedefi Jayson Tatum’du.

Ainge, Fultz’tan daha iyi gördüğü Tatum’u alabilmek için geri adım atma riskini aldı. Lakers’ın 2. sıradan Lonzo Ball’u istediği açıktı. Böylece Ainge hem favori oyuncusunu aldı hem de fazladan bir draft hakkı kazandı.

Bu hamle bugün çok mantıklı görünse de, o dönem cesurcaydı. Tatum ve Jaylen Brown’ı eşleştirerek Celtics’in yeni şampiyonluk çekirdeğini oluşturdu. Kyrie Irving döneminden çok bahsetmesek de, Ainge’in Celtics’i ne kadar iyi konumlandırdığı tartışılmaz. Isaiah Thomas önderliğinde Doğu Finali’ne çıkmış bir takımı birkaç ay içinde Irving’i takasla alacak ve Tatum’u seçecek hâle getirmişti.

Philadelphia içinse büyük bir “ya olsaydı?” hikâyesi doğdu. Tatum ile Joel Embiid harika bir ikili olabilirdi.

— Jay King

20. Pistons‘ın Rasheed Wallace’ı Takasla Alması

Tarihin en iyi savunma takımlarından birini tamamlayan son parçaydı. Şubat 2004’te Atlanta Hawks, Portland’dan mutsuz olan Rasheed Wallace’ı aldı ama bu daha çok Shareef Abdur-Rahim’in maaşından kurtulmak ve yeniden yapılanmak içindi. Sadece iki gün sonra Hawks, Wallace’ı Chucky Atkins, Bob Sura, Mike James ve iki draft hakkı karşılığında Detroit Pistons’a gönderdi.

Detroit, doğunun ortalarında seyreden ama güçlü bir uzun eksikliği yaşayan bir takımdı. Wallace geldikten sonra 20 galibiyet – 3 mağlubiyetle müthiş bir seri yakaladılar ve playofflarda adeta silindir gibi geçip şampiyon oldular.

Takas sonrası 48 maçta Detroit, sadece bir kez normal sürede 95 sayıdan fazla sayı yedi.

— John Hollinger

21. Seattle SuperSonics’in Sam Presti’yi Göreve Getirmesi

Geçen yıl The Athletic’in NBA yöneticilerine yaptığı ankette, Oklahoma City Thunder ve Sam Presti açık farkla en iyi yönetim seçildi. Üstelik bu anket Thunder’ın şampiyonluğundan önceydi.

Ama 18 yıl önce işler hiç bu kadar net değildi.

Seattle SuperSonics (bir yıl sonra OKC’ye taşınıp Thunder oldu), Spurs’te hızla yükselip yardımcı GM olan Presti’yi kadrosuna kattı. NBA tarihinin en genç ikinci baş yöneticisi oldu (ilki Jerry Colangelo). İlk büyük hamlesi: Kevin Durant’i draft etmekti — o dönem için bariz ama sonrasında harika bir draft serisinin başlangıcı oldu.

Ertesi yıl Russell Westbrook ve Serge Ibaka, ardından James Harden geldi. Üç yıl üst üste üç MVP.

Yıllar içinde daha da ustalaştı. Thunder adeta bir teknoloji şirketi gibi çalışıyor: veri analizi, organize tarama sistemleri ve yaratıcı hamleler.

2016’daki Serge Ibaka takası (Orlando’dan Domantas Sabonis, Victor Oladipo ve Ersan İlyasova’yı aldı) belki de tarihî bir dönüşüm başlattı. Ilyasova → Jerami Grant → Oladipo + Sabonis → Paul George → Shai Gilgeous-Alexander ve 972 draft hakkı (!), onlardan biri Jalen Williams oldu.

İkinci turdan yetenek buldular. Bilinmeyen koç Mark Daigneault’yu başa getirerek herkesi şaşırttılar.

Sonuçta Presti, beklenmedik yerlerden yetenek çıkarmanın ne olduğunu iyi biliyor.

— Fred Katz

22. Phil Jackson Lakers’a Geri Dönüyor

Bu hamle, büyük egolara sahip iki adamın daha büyük resmi görmesiyle gerçekleşti. Biri, geçmişte kendisini eleştiren ve takas edilmesini istediğini yazan koçu Phil Jackson’la tekrar çalışması gereken Kobe Bryant’tı.

Diğeri ise, Bryant’la yeniden doğru bir ilişki kurması gereken Jackson’dı. 2004’te görevden alınmış, Lakers kaosa girmiş ve playoff’u kaçırmıştı.

2005’teki tekrar buluşma her ikisinin mirasını yeniden şekillendirdi. Jackson koçlukta 11. şampiyonluğunu kazandı. Bryant, onun altında liderliğe evrildi, 2008 MVP’si ve 2009 ile 2010 Finaller MVP’si oldu.

1999-2004 arasındaki tüm kargaşaya rağmen, sonunda kazanan bir ikili olduklarını kanıtladılar.

— Jason Jones

23. Pistons‘ın Darko Miličić’i Seçimi

  1. yüzyılın en büyük “ya olsaydı?”larından biri: 2003’teki yüklü draftta, Pistons 2. sıradan Carmelo Anthony, Chris Bosh ya da Dwyane Wade yerine Darko Miličić’i seçmeseydi?

Detroit yine de 2004’te şampiyon oldu ve 2008’e kadar iddialı kaldı. Ama bu üç yıldızdan biriyle birkaç şampiyonluk daha mümkün olabilirdi.

İlginç olan, 50 galibiyetli bir takımın 2. sırayı almasıydı. Çünkü yıllar önce Otis Thorpe’u Vancouver Grizzlies’e göndermişlerdi ve karşılığında yalnızca 1. sıradan korumalı bir draft hakkı almışlardı. Darko, üç sezonda sadece 152 sayı attı.

— John Hollinger

24. Nets‘in Jason Kidd’i Alması

Ligin en şaşırtıcı dönüş hikâyelerinden biri. Evet, bazı gelişmeler kadronun tamamında yaşandı ama asıl dönüm noktası şuydu: Stephon Marbury Phoenix’e, Jason Kidd New Jersey’e.

Nets kazançlı çıktı. Bir yıl önce sadece 26 galibiyet almış ve 18 yıldır playoff serisi kazanmamış takım, bir anda Doğu’nun 1 numarası oldu. Kidd liderliğinde, 2002 ve 2003’te üst üste NBA Finallerine çıktılar. Her iki yılda da NBA’in en iyi savunma takımı oldular.

— John Hollinger

25. Lakers’ın Anthony Davis’i Alması

New Orleans’tan ayrılmak isteyen Anthony Davis için 2019’da Lakers sonunda hamleyi yaptı. Davis geldi, karşılığında Lakers elindekileri verdi: Brandon Ingram, Lonzo Ball, Josh Hart, üç birinci tur hakkı ve bir takas hakkı.

Davis, LeBron James için mükemmel partner olduğunu hemen gösterdi. Lakers’ı 2020’de şampiyonluğa taşıdı. Sonrasında da takas hamleleriyle Luka Dončić’e uzanan zincirin ilk halkası oldu.

— Dan Woike

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!

EuroLeague gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!

NBA gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!