2025 Yılında 30 NBA Takımı, 30 Pişmanlık

31/Ara/25 14:53 Ocak 1, 2026

Arma Kaynar

31/Ara/25 14:53

Eurohoops.net
trae-young-atlanta-hawks
Kenny Giarla/Getty Images/Ideal Image

Eurohoops Çeviri, 2003-04 sezonunun başındaki NBA’e geri dönüş yapıyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

Yeni bir yılın şafağı, her NBA takımı için ileriye bakma fırsatı sunar.

Ama burada değil.

2025 yılı için son bir gündem maddesi kaldı: Her bir takımın geçtiğimiz yıl içinde pişman olduğu o tek şeyi hatırlamak. Hatalı takaslardan tutun, boşa çıkan serbest oyuncu hamlelerine ve hatta en büyük sahnede yaşanan organizasyonu şekillendiren bir sakatlığa kadar, her kulübün 2025’teki en büyük “dolaptaki iskeletini” inceliyoruz.

Atlanta Hawks

New York Knicks v Atlanta Hawks

Kaçınılmaz Trae Young ayrılığını ertelemek

Sezon öncesi Young ile yapılan uzatma görüşmelerinin tıkanmasını ve Young’ın olası bir ayrılığın sinyallerini vermesini hatırlıyor musunuz? Şimdi işler o zamankinden bile daha huzursuz görünüyor.

Uzun kollarıyla savunma tehdidi yaratan oyunculardan oluşan derin bir kadro kuran Hawks, NBA içeriden bilgilerine göre artık Trae Young’ı takas etmeye “her zamankinden daha açık” olduklarını lig genelinde belli ediyor. Bu gelişmenin kimseyi şaşırtmaması gerekir.

Gecikmiş ayrılıklar iş dünyasında genelde kötü sonuçlanır. Hawks, Young’ı şimdi takas piyasasına sürerse, yeni bir sayfa açma konusundaki çaresiz görünümleri nedeniyle pazarlık gücünü kaybedecek. Bu süreci bu kadar uzatmak gereksiz bir dikkat dağınıklığına neden oldu ve sahada bunun bedelini ödediler: Atlanta, Young sahadayken 100 pozisyonda rakibinden 6.3 sayı daha fazla fark yedi.

Boston Celtics

Ryan Kalkbrenner’ı draftta pas geçmek

Celtics, bu yaz maaş bütçesini kısmaya kararlıydı ve bu da Luke Kornet’in serbest oyuncu olarak takımda tutulamayacağı anlamına geliyordu. Ancak isterlerse, düşük maliyetli bir “kopyasını” bulmaları mümkündü.

Ellerinde 32. sıra vardı ve o sırayı kullansalardı, 34. sıradan seçilen Kalkbrenner büyük ihtimalle hâlâ tahtadaydı. 2.16’lık bu çaylak, yüzde 78.7 ile bitiricilik oranı ve 36 dakikada 2.5 blok ortalamasıyla pota altını bambaşka gösterebilirdi.

Ancak Celtics bu fırsatı kaçırdı ve çaylak seviyesinde yılın en iyi performanslarından birini sunan bir pivotu almak yerine, Neemias Queta’nın yedeğinde tek yönlü pivotlarla yola devam ediyor.

Brooklyn Nets

Cam Thomas’ın takas değerini batırmak

Kabul edelim, Thomas’ın elit bir takas parçası olması her zaman zor görünüyordu. Skor üretimi dışında pek bir yetenek ağacı bulunmuyor ve 1.90 boylarında, verimliliği tartışmalı olan skor odaklı oyuncular, modern NBA’de çok da rağbet görmüyor.

Buna rağmen, 24 yaşında olmasına karşın üst üste üçüncü sezonunda 21 sayı ortalamasını aşmış bir oyuncudan söz ediyoruz. Skora ihtiyaç duyan takımların sıraya girmesi gerekmez miydi?

Ancak New York Post’tan Brian Lewis’e göre, Thomas için “hiçbir şekilde” bir takas pazarı oluşmamış. Bunun nedeni muhtemelen kontrat durumu. Nets, onunla uzatma anlaşmasına varamayınca, Thomas yalnızca 6 milyon dolarlık bir yıllık nitelikli teklif üzerinden takıma döndü—bu da onun üzerinde örtük bir takas yasağı oluşturuyor. Yani: takas edilmesi zor, sezon sonrasında sözleşmesiz ve büyük olasılıkla yüksek maaş isteyecek. Teorik olarak değerli olması gereken bir oyuncudan alınabilecek en kötü senaryo.

Charlotte Hornets

İyi pivotları ucuza satmak

Yıl sonu takas döneminde uzun oyuncu arayan birçok takım olması bekleniyor. Bu yüzden, Hornets’ın Mark Williams ve Nick Richards için geçtiğimiz yıl ne kazandığına (ya da aslında ne kazanamadığına) bakmak biraz şaşırtıcı.

2022’nin 15. sırasından seçilen Williams, geçen sezon adeta bir double-double makinesiydi. Ancak takas karşılığında yalnızca rotasyonun kıyısından bile geçemeyen Liam McNeeley, maaş dengeleme için Vasilije Micić ve Utah, Cleveland veya Minnesota’dan hangisi daha kötü olursa o takıma ait 2029 ilk tur hakkını aldılar.

2020’nin ikinci tur seçimlerinden Richards ise ya sağlam bir yedek ya da ortalama bir ilk beş pivotu olarak gelişim göstermişti. Ancak kendisi, bir ikinci tur hakkıyla birlikte Josh Okogie (yazın serbest kalıp serbest bırakıldı) ve birkaç gelecekteki ikinci tur hakkı karşılığında gönderildi. Kötü anlaşmalar sayılmaz, ama takımların bu oyunculara “1 dolarlık değerin 60 cent’i” gözüyle baktığı açık.

Chicago Bulls

Yeterince satış yapmamak

Bulls, son zamanlarda yavaş yavaş “satıcı” rolüne geçmeye başladı ama dışarıdan bakan herkes için yapılması gereken şey belli: Tam anlamıyla yeniden yapılanmaya gitmek.

Sürekli play-in seviyesinde kalmak belki de bizim düşündüğümüzden daha heyecan verici bir şey?

Sebep ne olursa olsun, bu dip yapmayı reddetme hali, ciddi sonuçlara yol açabilir. 2026 Draft sınıfı “tanking” için oldukça uygun görünüyor, ancak Bulls’un bu draftta aşağıya kayması olası çünkü takımın geleceğinde olmayan bazı veteranlar hâlâ katkı vermeye devam ediyor.

Nikola Vučević neden hâlâ bu kadroda? Eksiklikleri onun takas değerini azaltıyor olabilir ama geçmişte ilgi gördüğü de bir gerçek. Ve eğer Chicago, Coby White’ın yaklaşan serbest oyunculuğunu karşılamak istemiyorsa, onu hâlâ takımda tutmanın anlamı ne? Hâlâ ilgi çekici görünmesini ummak güzel, ama istatistikleri düşerken ve top kayıpları artarken bu biraz fazla iyimser kaçıyor.

Cleveland Cavaliers

Cleveland Cavaliers v Chicago Bulls

Hücum kıvılcımını kaybetmek

Cleveland’ın “Core Four” (ana dörtlü) kadrosuna olan bağlılığı hakkında şimdilik kesin bir yargıya varmayalım. Çünkü sakatlık belasından bir türlü kurtulamamış bu kadronun, biraz sağlıkla birçok sorununu çözebileceğini düşünmek makul.

Ancak sakatlık sorunları bu kadro için yeni değil; öyleyse Cavs neden kendini bu kadar açıkta bıraktı? Ty Jerome’u geri getirmek mali açıdan imkânsızdı belki, ama Darius Garland’ın yedeği olarak uzun sakatlık geçmişi olan Lonzo Ball’u almak kimin fikriydi?

Garland, en azından son dönemde eski formuna yaklaşmış gibi, ama Ball hâlâ açılmayan bir paraşüt gibi. Şut katkısı yok denecek kadar kötü: %29.9 saha içi, %25.6 üçlük ve %70 serbest atış oranlarıyla oynuyor.

Dallas Mavericks

Dallas Mavericks v Los Angeles Lakers

Luka Dončić takasını her yönüyle eline yüzüne bulaştırmak

Dallas’ın 2025 takas dönemindeki fiyaskosu hakkında çok şey söylenebilir ama takastan yaklaşık 10 ay geçmiş olmasına rağmen hâlâ bu kadar taze bir yara gibi hissettirmesi, yaşananların ne kadar kötü olduğunu gösteriyor.

Dončić’in Anthony Davis, Max Christie ve gelecekteki bir ilk tur hakkı karşılığında Lakers’a gönderildiği takas, Nico Harrison dışında kimseye (tesadüf değil, o da zaten görevden alındı) mantıklı gelmedi. Dončić’in kondisyonuyla ilgili endişeleriniz varsa, Davis’in uzun ve detaylı sakatlık geçmişi neden soru işareti olmadı?

Ve neden Mavericks, Lakers’tan daha fazla draft hakkı koparamadı? Kendilerini pazarda sınırlamaları kötüydü, ama L.A.’den elde edilebilecek tüm varlıkları bile almamış olmaları tam bir muamma.

Denver Nuggets

Liderlik değişimlerini ertelemek

Denver 2024-25 playofflarına sadece günler kala, geminin kaptanlarını görevden aldı: koç Michael Malone ve genel menajer Calvin Booth. Bu kararın zamanlaması pek çok soruyu beraberinde getirdi. En önemlisi şu: Neden daha önce yapılmadı?

ESPN’den Tim MacMahon ve Ramona Shelburne’ün haberine göre, takım başkanı Josh Kroenke bu hamleleri aylardır düşünüp durmuş. Kararın bu kadar geç alınması hasarı artırmış olabilir; bir kaynak, “Organizasyonda herkes mutsuzdu,” dedi.

Malone’un mesajları artık etkisini yitirmiş gibiydi ve Booth’un tartışmalı kararları, Denver’ı 2023’te şampiyonluğa götüren derinlikten yoksun bırakmıştı. Nuggets, Nikola Jokić’in en verimli yıllarını heba ediyor ve bu zamanlama, bir yılın daha boşa gitmesine neden olmuş olabilir.

Detroit Pistons

Üçlük tehdidini düşürmek

Duncan Robinson bu yaz Heat’le olan 20 milyon dolarlık oyuncu opsiyonunu reddettiğinde, bir daha o parayı göremeyebilir gibi görünüyordu. Ama kısa sürede Pistons’tan 3 yıl, 48 milyon dolarlık bir kontrat kaptı. Çünkü Detroit için, yıldız oyun kurucu Cade Cunningham’ın yanına böyle bir keskin nişancı koymak paha biçilemezdi.

Ama dış şut tehditlerini artırma çabaları burada bitti. Serbest piyasadaki diğer büyük harcama Caris LeVert’e yapıldı ki, kariyer üçlük yüzdesi %34.7 olan bir oyuncudan söz ediyoruz. İkinci turdan Chaz Lanier seçildi ama ondan anında katkı beklemek gerçekçi değildi.

Detroit’in bu yaklaşımı sorgulaması için bir neden yok, özellikle şu anda Doğu Konferansı’nın zirvesindeyken. Yine de saha yayılımı önemli bir sorun, zira üçlük hacmi ve yüzdesi bakımından ligin alt üçte birindeler.

Golden State Warriors

En değerli takas parçalarının değerinin düşmesi

Warriors, Stephen Curry’nin kalan “başarılabilirlik” döneminden faydalanmak istiyor ve üst üste ikinci takas döneminde büyük yıldızların peşinde. Giannis Antetokounmpo hayalleri sürüyor, hatta Chris Haynes’e göre Anthony Davis için teklif düşünülüyor.

Golden State’in neden almak istediğini anlamak kolay, ama nasıl alacağı koca bir soru işareti. Ellerinde pek değerli takas varlığı yok ve “tatlandırıcı” olarak düşünülen bazı oyuncuların cazibesi hızla azaldı.

Brandin Podziemski’nin gelişimi durmuş gibi, Moses Moody kariyerinin en kötü şut yüzdesini yakalıyor ve Jonathan Kuminga yine DNP (oynamadı) listelerine dönmüş durumda. Yeniden yapılanma içindeki bir takım bu üçlüye gerçekten ne kadar ilgi gösterir?

Houston Rockets

Jock Landale yerine Clint Capela’yı tercih etmek

Fred VanVleet’in çapraz bağ sakatlığı sonrası Rockets’ın panikleyip bir oyun kurucu takasına gitmemesi iyi bir karar gibi duruyor. Ancak Landale’ı bırakıp Clint Capela’yı yeniden takıma katmak için yer açmaları, aynı şekilde olumlu değerlendirilemiyor.

Landale, Memphis’te çıkış yakalamış durumda (sadece 22.3 dakikada 11 sayı, 5.9 ribaund ve %41 üçlük isabeti), Capela ise ritmini bulmakta zorlanıyor.

31 yaşındaki pivot, yaşla birlikte düşüşe geçmiş görünüyor; rotasyonda düzenli yer bulmakta zorlanıyor ve sahaya çıktığında da pek verimli olamıyor. 11 dakikada ortalama 4.6 ribaund ve 3.7 sayı ile kariyerinin en sessiz performanslarından birini sergiliyor. Bu da, üç yıl 21.5 milyon dolarlık sözleşmesini yazın yapılan en büyük fazla ödeme örneklerinden biri haline getiriyor.

Indiana Pacers

NBA Finalleri’nde 2-1’lik üstünlüğü harcamak

U.S.-INDIANAPOLIS-BASKETBALL-NBA-FINALS-PACERS VS THUNDER

Çok uzun zaman geçmiş gibi hissettirse de, Pacers’ın NBA Finalleri’nde 2-1 öne geçtiği ve 4. maçta bitime üç dakika kala dört sayı farkla önde olduğu an aslında Haziran ortasında yaşandı. Indiana o maçı ve ardından geleni kaybedince, seriyi yedinci maça taşımak zorunda kaldı.

Ama bu, açıkçası yıldız oyun kurucuları Tyrese Haliburton’ın dayanabileceğinden bir maç fazlaydı. Baldırındaki sakatlıkla oynamaya çalışan iki kez All-Star olmuş Haliburton, maçın ilk beş dakikasında aşil tendonunu kopararak yere yığıldı.

O an her şey değişti. 2025-26 sezonu boyunca sahalardan uzak kalacak Haliburton’un yokluğunda, Pacers yönetimi bir anda Myles Turner’a ödeme yapma motivasyonunu kaybetti ve uzun süredir pota altındaki temel taşları olan Turner serbest kalınca takımdan ayrıldı. Doğu Konferansı şampiyonu olan bu takım, şimdi ligin dibine çökmüş ve pivot arayışına girmiş durumda.

Los Angeles Clippers

Norman Powell’ı komik derecede düşük bir fiyata elden çıkarmak

2027 yazı serbest oyuncu dönemine odaklanan Clippers, uzun vadeli kontratlara sıcak bakmıyordu. Bu yaklaşım mantıklı olabilir; çünkü L.A. gibi büyük bir pazar ve Steve Ballmer gibi bir sahibi olan bir takım büyük hayaller kurabilir, kurmalı da.

Ancak bu mantığı Norman Powell’a uygulama biçimleri büyük bir hataydı. Tecrübeli skorer gard, kariyerinin geç döneminde adeta patlama yapmıştı ve bir uzatma kontratıyla büyük bir zam alacak gibiydi. Clippers bu parayı vermek istemedi ve onu, 2027 ikinci tur hakkı ve bir miktar nakit ile birlikte üçlü bir takasta… John Collins ve hiçbir şey karşılığında gönderdi.

Powell, Miami’de bu çıkış sezonunu daha da geliştirerek devam ettirdi. Heat hâlâ onu uzun vadeli tutup tutmama kararını vermeye çalışıyor. Clippers ise, Harden ve Kawhi’ın yanında istikrarlı bir üçüncü skorer bulmakta zorlanıyor ve bu sezonun en büyük hayal kırıklıkları arasında yer alıyor.

Los Angeles Lakers

Savunmayı tamamen göz ardı etmek

Sezona 15-4’lük müthiş bir başlangıç yapan Lakers, Aralık ayında kaybeden bir takım haline geldi. Bu düşüşün sebebi ise açık: savunma. Bu ay maç başına 100 pozisyonda 122 sayı yiyorlar — ligdeki en kötü ikinci savunma performansı.

Koç JJ Redick, Noel’de Rockets’a 23 sayı farkla kaybettikleri maçtan sonra şunları söyledi: “Şu anda yeterince umursamıyoruz. Bu en çok canımı sıkan şey. Profesyonel olmak için gereken şeyleri yapmayı önemsemiyoruz.”

Lakers, Redick’in deyimiyle, savunmayı umursamıyor — ve bu sadece oyuncuların suçu değil. Yönetim de eleştiriyi hak ediyor. Çünkü Luka Dončić, Austin Reaves ve LeBron James üçlüsünün yaratacağı savunma zaafları çok açıktı ve kadro buna göre inşa edilmedi.

Memphis Grizzlies

56. sıradan 59. sıraya düşmek

Bu eleştiri biraz detaycı olabilir, ama Grizzlies bu yıl başka pek hata yapmadı. Ja Morant’ı düşük fiyata takas etmek zaten bir şey kazandırmayacaktı. Ty Jerome’a yapılan yatırım da sakatlık nedeniyle kötü görünüyor ama bu daha çok talihsizlik.

Bu yüzden draft gecesine dönüyoruz. Memphis, 56. sıradaki seçim hakkını 59. sıraya düşürüp karşılığında Golden State’ten 2032 ikinci tur hakkı aldı. Normalde bu tür takaslar bir daha hiç konuşulmaz.

Ama bu sefer öyle olmadı. 56. sıradan seçilen Will Richard, Warriors’ta rotasyona girerek dakikada (12.), sayı (13.) ve üçlük isabetinde (8.) çaylaklar arasında üst sıralarda yer aldı. Memphis’in 59. sıradan aldığı Jahmai Mashack ise şu ana kadar yalnızca 21 silik NBA dakikası oynayabildi.

Miami Heat

Nikola Jović’e hak etmeden ödeme yapmak

Jović’in ilk üç NBA sezonunda yaşadığı şey, kısacık parıltılardı. Zaman zaman hücumda harikalar yarattı, sakatlık raporuna sık sık girdi ve savunmadaki açıkları nedeniyle Heat’in düzenli rotasyonunda yer edinmekte zorlandı.

Tüm bunlara rağmen Miami, Ekim ayı başında Jović’e dört yıl, 62.4 milyon dolarlık bir uzatma kontratı verdi. NBA standartlarında astronomik sayılmaz, ama yine de birçok kişi bu karara anlam veremedi.

Şu ana kadarki performansı ise bu şüpheleri daha da körüklüyor. Sakat olmadığı zamanlarda ritim bulamayan şutlar atıyor (%39.9 saha içi, %31.7 üçlük, %76.6 serbest atış) ve Miami’nin yenilenen hücum sistemine ayak uydurmakta zorlanıyor.

Milwaukee Bucks

Houston Rockets v Milwaukee Bucks

Kyle Kuzma ve Myles Turner için büyük risk almak

Bucks, bir gün Giannis Antetokounmpo ile yollarını ayırmak zorunda kalırsa, bu kesinlikle çaba eksikliğinden olmayacak. Ellerindeki tüm varlıkları, ona en iyi destek kadrosunu kurmak için harcadılar. Ne var ki, öyle bir noktaya geldiler ki, artık panik hamleler bile durumu değiştirmiyor.

Geçen sezonun takas döneminde büyük hamleyi Kuzma ile yaptılar. Bu yaz ise, Damian Lillard’ı serbest bırakıp sözleşmesini “waive and stretch” yoluyla ödeyerek, Myles Turner’a 107 milyon dolarlık bir kontrat verebildiler. Tüm bu hamleler toplamda çeyrek milyar dolara mal oldu.

Ama sonuç? Güven vermeyen bir üçlükçü olan ortalama bir forvet ve yıldız olmayan bir pivot: 12.6 sayı, 5.4 ribaund ortalamalarıyla Turner.

Şu anda Bucks, yalnızca küçük gelişmelerle yetinmeye çalışıyor ve ESPN’den Jamal Collier’a göre umutlarını, “Giannis’in kötü adam olmak istemeyeceği” fikrine bağlamış durumdalar. Ancak Bucks’ın bu haliyle Giannis, takas istemesi halinde kimse tarafından suçlanmaz.

Minnesota Timberwolves

Nickeil Alexander-Walker yerine birini bulamamak

Timberwolves 2025 serbest oyuncu dönemine yaklaşırken, Alexander-Walker, Julius Randle ve Naz Reid üçlüsünden birini kaybedecekleri belliydi. Bu ismin Alexander-Walker olacağı da yüksek ihtimaldi.

Peki Minnesota neden onun yerine birini bulmak için daha fazla çaba göstermedi? Genç çekirdekten katkı ummak güzel, ama bir şampiyonluk adayı, şutörlük, yedek oyun kuruculuk ve savunma uzmanlığı gibi önemli rolleri sadece umuda bağlayabilir mi?

Wolves, serbest oyuncu piyasasına hiç bakmadı, dış takviyeye gitmedi. Draftta da yine uzunlara yönelip Joan Beringer ve Rocco Zikarsky’yi seçti. Mike Conley yaşını belli etmeye başladı, Terrence Shannon Jr. geriye gitti, Rob Dillingham ise güven vermiyor. Wolves, şimdi NAW tarzı bir oyuncuyu takas piyasasında aramak zorunda kalacak.

New Orleans Pelicans

2026 Draft’ını değersizleştirmek

2026 Draft sınıfıyla ilgili olumlu söylentiler New Orleans’a ulaşmamış gibi. Zion Williamson dışında bir yüz aramak isteyen bu takımın, bu kadar değerli bir draft sınıfına karşı bu kadar ilgisiz olması inanılmaz.

Pelicans, kimsenin farkında olmadığı bir anda Indiana’nın 2026 hakkını geri vererek 23. sırayı aldı. Ardından bu hatayı büyüterek, o seçimi kendi 2026 ilk tur hakkı (veya Milwaukee’nin, hangisi daha iyi olursa) ile birleştirip 10 sıra yükselerek Derik Queen’i seçti.

İkinci takas anında “aşırı riskli” bulundu ve zaman geçtikçe daha da kötü görünmeye başladı. Queen fena değil, ama Pelicans tam bir felaket: galibiyet yüzdesinde 28., net rating’de 27. sıradalar. Pacers ise onlardan bile kötü. Yani Pelicans, potansiyel olarak 1 numaralı seçim hakkı olabilecek iki fırsatı çöpe atmış olabilir.

New York Knicks

Guerschon Yabusele’ye abartılı ödeme yapmak

Knicks, bu yaz bench kadrosunu genişletmeye çalışırken en önemli kaynakları vergi mükellefi orta düzey istisnasıydı. Bunun büyük kısmını Yabusele’ye yatırdılar: iki yıl, 11.3 milyon dolar ve ikinci yıl oyuncu opsiyonu.

New York, bu yatırımdan hiçbir geri dönüş alamayacak gibi. Yabusele hemen hemen hiç süre alamıyor ve aldığı sınırlı dakikalarda da kendini gösterecek bir performans sergilemiyor (maç başına 3.2 sayı, %40.8 şut yüzdesi).

Bu maaş dilimi en azından bir takasta işe yarar diye umulabilir, ama o oyuncu opsiyonu yüzünden Knicks onu elden çıkarmak için ekstra varlık vermek zorunda kalabilir. Zaten sınırlı bir takas bütçesine sahip olan Knicks’in, sezon ortasında kadroya etkili bir ekleme yapma hayali de böylece suya düşebilir.

Oklahoma City Thunder

2025 NBA Finals - Oklahoma City Thunder v Indiana Pacers

“Pişmanlık da ne?”

Kimse kaçamak cevapları sevmez ama dürüst olalım: Thunder geçen sezonun şampiyonluk koşusunda ezici bir dominasyon sergiledi ve bu sezon da (maç başına +13.8 net rating ile) şampiyonluk favorisi olarak yerini sağlamlaştırdı.

Ufak tefek eksiklikler mi var? Elbette. Üç sayı yüzdesi zaman zaman yetersiz kalıyor. Uzun rotasyonu ligin en iyisi değil. Ve evet, OKC’nin de keşke 2.26’lık bir süperstarı olsaydı demek mümkün.

Ama gerçekten eleştirilecek hiçbir şey yok. Geçen sezonun tüm kilit oyuncuları takımda kaldı ve bu kadro, unvanını savunmak için gereken her şeye sahip. Kulağa inanılmaz gelse de, Thunder’ın geleceği şu anından bile daha parlak olabilir.

Orlando Magic

Dış şut konusunda yeterince bastırmamak

Yıllardır harika savunmalarına ket vuran kötü hücumları sonunda bu yaz ele alındı. Magic, Desmond Bane’i Memphis’ten almak için dört birinci tur hakkı, bir seçim takası ve iki rotasyon oyuncusunu (Kentavious Caldwell-Pope ve Cole Anthony) feda etti.

Bu hamle oldukça cesur ve pahalıydı, ancak Orlando’nun daha fazlasını yapması gerektiğini düşünenler de haksız sayılmaz. Hücum verimliliği ciddi şekilde arttı (13. sıraya kadar yükseldi), ama hâlâ üçlükte ligin en kötüleri arasında (isabet sayısında 26., yüzde olarak 27.).

İçeriden umutlar var: Bane ve Tyus Jones’un eski yüzdelerine dönmesi ya da çaylak keskin nişancı Jase Richardson’ın daha fazla rol alması. Ancak Orlando, Doğu’da zirveyi zorlamak istiyorsa dış şut katkısı için dışarıdan birilerini aramak zorunda kalabilir.

Philadelphia 76ers

Kadroyu dengeleyememek

Sixers, iki farklı zaman çizgisinde yaşayan garip bir yapı kurdu. Joel Embiid ve Paul George gibi yaşlanan ve sakatlıklarla boğuşan yıldızlara ciddi paralar bağlamışken; aynı zamanda Tyrese Maxey, Jared McCain ve çaylak VJ Edgecombe gibi heyecan verici bir genç çekirdeğe de sahipler.

Bu durum, koç Nick Nurse için adeta bir bilmece yaratıyor. Gelişime mi öncelik verilmeli, yoksa “şimdi kazan” anlayışına mı? Oynanan oyun stili, her maç kim oynayacaksa ona göre değişiyor.

Sixers bu yapıyı kökten değiştirecek durumda olmayabilir, ama bu noktada daha dengeli bir kadro oluşturmaları beklenirdi. Ellerinde birçok genç gard varken, forvet pozisyonlarının bu kadar zayıf olması hayal kırıklığı yaratıyor.

Phoenix Suns

Kevin Durant takas görüşmelerini berbat etmek

Suns, Durant’ı yazın takas bloğuna koyduğunda, talep ettikleri her şeyi alabilecek durumda olmalıydı. Evet, 36 yaşındaydı (şimdi 37) ve sözleşmesinin son yılına giriyordu (şimdi iki yıl uzatıldı), ama hâlâ hücumda bir “hile kodu” gibiydi.

Fakat gerçekte Suns, güçlü bir pazarlık pozisyonundan hareket etmiyordu. Aslında tam tersi. Durant’ı geçen sezon takas dönemi sırasında habersiz şekilde takas etmeye kalkınca ilişkileri bozmuşlardı. Duane Rankin’in aktardığına göre, bu noktada Phoenix’in “sıfır pazarlık gücü” kalmıştı.

Suns belki kültürü değiştirecek bir oyuncu olan Dillon Brooks’u kadroya kattı ama, bir efsane için beklenen seviyede bir paket alamadı. Paket daha çok, Devin Booker’la kağıt üzerinde uyumsuz görünen skorer Jalen Green ve oldukça ham olan 10. sıra seçimi Khaman Maluach üzerine kuruluydu. Oysa ESPN’den Brian Windhorst’a göre, Suns başlangıçta “mevcut veya eski All-Star’lar, genç yetenekler ve/veya ilk tur hakları” istiyordu.

Portland Trail Blazers

Cesur Yang Hansen tercihiyle kaçan fırsatlar

Hansen’in uzun vadeli potansiyeline inanıyorsanız, bu “pişmanlık” zamanla komik görünebilir. Ancak şu anda elinizde sadece umut var.

Çünkü Hansen, bu seviyede henüz sahada kalmayı bile başaramıyor (küçük bir örneklem olsa da). 2.16 boyundaki ve 122 kilodaki pivot, ilk 129 dakikasında %30.4 şut isabetiyle oynuyor, üçlüklerde 2/19 ile berbat durumda. 14 top kaybı, 13 asist ve neredeyse eşit sayıda faul (20) ve ribaund (28) var.

Geleceği elbette daha iyi olacak, ama bu kadar iyi olması gerekir mi? 11. sıradaki Cedric Coward ya da hâlâ mevcut olan Derik Queen varken 16. sıradan Hansen’i almak için geri düşmek ne kadar mantıklıydı? Üstelik 2024’te 7. sıradan seçilen Donovan Clingan ile onu aynı anda nasıl kullanmayı planlıyorlar? Blazers henüz bu kararı sorgulamıyor olabilir, ama biz sorgulayabiliriz.