NBA Güç Sıralaması: Zirvede Yeni Bir Takım

2026-03-08T11:29:19+00:00 2026-03-08T11:29:19+00:00.

Berkay Terzi

08/Mar/26 11:29

Eurohoops.net
victor-wembanyama-san-antonio-spurs
David L. Nemec/NBAE / Getty Images / Ideal Image

Eurohoops Çeviri, NBA’deki güncel güç sıralamasını konu alıyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Bu yazı 7 Mart 2026 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

2025-26 NBA sezonunun artık son düzlüğüne girildi. Sezonun yaklaşık dörtte üçü geride kalırken ligdeki takımlar ya playoff sıralaması için ya da draft lotaryasında daha iyi bir sıra için mücadele ediyor.

Bir tarafta her iki konferansta da orta sıralardaki takımlar play-in turnuvasından kaçınmak için savaşırken, diğer tarafta ligin yaklaşık üçte biri bilerek kaybedip yüksek draft hakkı elde etmeye çalışıyor. Şampiyonluk adayları ise playoff öncesi formu korumak ile oyuncuları sağlıklı tutmak arasında denge kurmaya çalışıyor.

Her zamanki kriterlerimize göre (istatistikler, son performans, şampiyonluk ihtimali ve biraz da subjektif değerlendirme) NBA’deki 30 takımı sıralıyoruz.


30. Sacramento Kings (14-50)

Kings için oldukça zor bir sezon geçiyor. Sezona tank yapma niyeti olmadan girmelerine rağmen ligin en kötü takımlarından biri haline geldiler. Bunun tek tesellisi ise sezon sonunda yüksek bir draft seçimi elde etme ihtimali.

Takımın nadir olumlu noktalarından biri de Russell Westbrook’un performansı. 37 yaşını geçmesine rağmen mücadele etmeye devam eden Westbrook, bu sezon 10’dan fazla asist yaptığı 10. maçına ulaştı. NBA tarihinde 37 yaş sonrası bir sezonda bunu daha fazla başaran yalnızca beş oyuncu var.


29. Indiana Pacers (15-47)

Pacers için sezon oldukça ağır geçti ve takım şu anda kulüp tarihinin en kötü derecesine doğru ilerliyor. Taraftarlar için bu sezonu izlemek bile ciddi bir sabır testi oldu.

Ancak gelecek için umut var. Takımın ilk dörtten draft seçme ihtimali yaklaşık yüzde 50, ayrıca Tyrese Haliburton’ın gelecek sezon geri dönmesi bekleniyor. Kadronun önemli bölümü de gelecek sezon için kontratlı durumda.


28. Washington Wizards (16-46)

Trae Young sonunda Wizards formasıyla ilk maçına çıktı. Sakatlıktan döndüğü için sınırlı süre alsa da 19 dakikada 12 sayı ve 6 asist üretmesi olumlu bir başlangıç oldu.

Buna rağmen Washington’ın önceliği hâlâ maç kaybetmek. Ligin en kötü net rating’ine sahip olmalarına rağmen şu an ilk üç en kötü derecede değiller ve bu da 1 numaralı draft hakkı ihtimallerini azaltıyor.


27. Brooklyn Nets (15-47)

Nets son haftalarda büyük bir düşüş yaşadı ve 10 maçlık mağlubiyet serisiyle ligin en kötü üç takımı arasına girdi.

Takımın draft lotaryasında şansa ihtiyacı var çünkü geçen yaz seçilen beş birinci tur oyuncusunun performansı beklentilerin altında kaldı. Şu an kadroda gerçekten umut veren tek genç oyuncu Egor Dëmin gibi görünüyor.


26. Utah Jazz (19-44)

Jazz kaybetmeye devam etse de çoğu maçta rekabetçi kalmayı başarıyor. Son dönemde aldıkları birçok mağlubiyet çok küçük farklarla geldi.

Takımın genç yıldız adaylarından Ace Bailey de dikkat çekiyor. 32 sayılık performansının ardından Ocak sonundan beri 20 sayı barajını geçtiği yedinci maçını oynadı ve gelişimini sürdürüyor.


25. Dallas Mavericks (21-41)

Sakatlıktan dönen Cooper Flagg henüz formunu bulabilmiş değil ve Mavericks son haftalarda ciddi şekilde düşüşte. Takım son beş maçını kaybetti ve Ocak sonundan beri 2-15’lik kötü bir seri yakaladı.

Ancak Dallas için şu an kazanmak çok kritik değil. Playoff’ta büyük başarı ihtimali zaten düşük olduğu için takımın amacı yüksek bir draft hakkı elde edip Flagg’ın yanına yeni bir yıldız adayı eklemek.


24. Memphis Grizzlies (23-38)

Grizzlies sezonun bu bölümünde açık şekilde tank moduna geçmiş durumda. Bazı önemli oyuncuların sürelerinin sınırlı tutulması da bunu gösteriyor.

Sezon başında fazla rekabetçi oldukları için ligin en kötü derecesine ulaşmaları zor görünüyor. Ancak sezon sonuna kadar birkaç maç daha kaybederek lotarya şanslarını artırmaya çalışacaklar.


23. New Orleans Pelicans (20-44)

Pelicans’ın 2026 birinci tur draft hakkı zaten başka takıma gittiği için sezonun son bölümünde maç kazanmalarının bir bedeli yok.

Bu süreçte takımın bazı şeyleri doğru yapmaya başladığı görülüyor. Son 11 maçta 7 galibiyet aldılar ve Zion Williamson, Saddiq Bey ile Trey Murphy III’ün yarattığı boşluklar sayesinde yeniden hücumda çok etkili görünmeye başladı.


22. Chicago Bulls (26-37)

Bulls Ocak sonundan Şubat sonuna kadar 1-14’lük korkunç bir seri yakalayarak tank yarışına girecek gibi görünüyordu.

Ancak Collin Sexton’ın formu tabloyu biraz değiştirdi. Son maçlarda takımın skor yükünü çeken Sexton, Suns karşısında 30 sayı ve 5 asist ile galibiyeti getirdi. Bu performanslar yazın serbest kalacak olan oyuncunun piyasa değerini de artırabilir.


21. Milwaukee Bucks (26-35)

Bucks kısa süre önce yüzde 50 galibiyet oranına yaklaşmış ve play-in umutlarını koruyordu. Ancak son haftada üst üste dört mağlubiyet işleri zorlaştırdı.

Şu an play-in hattının beş maç gerisindeler ve istatistik modellere göre ilk 10’a girme ihtimalleri yüzde 2’nin altında. Eğer sezon lotarya ile biterse Giannis Antetokounmpo hakkında takas söylentileri yeniden gündeme gelebilir.


20. Portland Trail Blazers (30-33)

Deni Avdija’nın sık sık sakatlık nedeniyle kaçırdığı maçlar Blazers’ın performansını etkiledi ve takım son haftalarda biraz düşüş yaşadı.

Buna rağmen Batı’daki birçok takımın tank yapması nedeniyle Portland hâlâ play-in yarışında kalmayı sürdürüyor. Ancak kadro gücü düşünüldüğünde play-in’i geçip playoff’a gitmeleri oldukça zor görünüyor.


19. Golden State Warriors (32-30)

Warriors, Stephen Curry ve diğer bazı önemli oyuncuların eksikliğine rağmen .500 galibiyet oranının üzerinde kalmayı başarıyor.

Houston karşısında deplasmanda gelen sürpriz uzatma galibiyeti takımın sisteminin hâlâ işe yaradığını gösterdi. Yine de bazılarına göre Golden State için lotarya seçimi almak daha mantıklı olabilir, fakat takım hâlâ play-in’den kaçma umudunu koruyor.


18. Atlanta Hawks (32-31)

Hawks yıllardır ligin en “ortalama” takımlarından biri olarak biliniyor ve bu sezon da tablo çok farklı değil.

Yine de bazı oyuncuların performansı umut verici. Jalen Johnson All-Star seviyesinde oynarken Dyson Daniels savunmada çok etkili. CJ McCollum’un ilk beşe girmesiyle birlikte bu üçlü sahadayken takım 100 pozisyonda +27.4 fark yaratıyor.


17. Phoenix Suns (35-27)

Suns son haftalarda sakatlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Devin Booker geri dönse de Dillon Brooks’un el kırığı ve Mark Williams’ın ayak sakatlığı rotasyonu etkiledi.

Özellikle uzun oyuncular için ayak sakatlıkları riskli olduğu için Phoenix temkinli davranabilir. Bu da son dönemde 5-8’lik performans sergileyen Suns’ın play-in hattına düşmesine neden olabilir.


16. Los Angeles Clippers (30-31)

Clippers sezon ortasında yaptığı takaslarla yeniden yapılanmaya girmiş gibi görünse de aslında tank yapma şansları yoktu çünkü draft hakları başka takıma gidiyor.

Takım geleceğe yönelik ilginç parçalar da kazandı. Darius Garland, Bennedict Mathurin ve genç pivot Yanic Konan Niederhäuser uzun vadede umut veriyor. Şimdilik ise Kawhi Leonard liderliğinde takım playoff yarışında kalmayı sürdürüyor.


15. Orlando Magic (33-28)

Magic haftayı üst üste iki galibiyetle kapatsa da sezon başındaki beklentileri tam olarak karşılayabilmiş değiller. Son 20 maçta 10-10’luk bir performans sergilediler ve kazandıkları son maçların çoğu %50’nin altında galibiyet oranına sahip takımlara karşı geldi. Ayrıca takımın en iyi oyuncusu Franz Wagner’ın ayak bileği sakatlığından ne zaman döneceği hâlâ belirsiz.

Yine de umut veren bazı gelişmeler var. Paolo Banchero 2026 yılına girildiğinden beri 23.4 sayı ortalaması ve %36.4 üçlük yüzdesi ile oynuyor. Ayrıca önlerindeki bazı takımların da çok etkileyici görünmemesi nedeniyle Orlando’nun hâlâ ilk altı sıraya girme şansı bulunuyor.


14. Toronto Raptors (35-27)

Raptors son haftalarda düşüşe geçti ve son beş maçta 1-4’lük bir seri yakaladı. Bu durum, sezon boyunca mücadele ettikleri ilk dört hedefinden uzaklaşıp play-in hattına yaklaşmalarına neden oldu.

Daha olumlu açıdan bakıldığında bu mağlubiyetlerin hepsi ligin güçlü takımlarına karşı geldi. Ayrıca Brandon Ingram son dönemde formda; son 13 maçta 22.7 sayı ortalaması ve %43.9 üçlük isabeti yakalayarak takımın hücumdaki en önemli silahlarından biri oldu.


13. Miami Heat (34-29)

Miami son haftalarda oldukça iyi bir performans gösterdi ve son 10 maçta 7 galibiyet aldı. Bu galibiyetlerin bir kısmı zayıf rakiplere karşı gelse de sezon genelindeki istatistikler takımın playoff’ta tehlikeli olabileceğini gösteriyor.

Heat, ligin en iyi 10 net rating’e sahip takımlarına karşı oynadığı maçlarda hücum verimliliğinde ilk beşte yer alıyor. Bu da güçlü rakiplere karşı sürpriz yapabileceklerini gösteriyor.


12. Philadelphia 76ers (34-28)

76ers son dönemde 5-7’lik bir performans sergileyerek play-in tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bu düşüşün en büyük nedeni ise Joel Embiid’in sakatlık nedeniyle birçok maç kaçırması.

Embiid sahadayken Tyrese Maxey ile birlikte oynadığı dakikalarda takım 100 pozisyonda +7.8 fark yaratıyor. Ancak Embiid tam sağlıklı olmazsa Philadelphia’nın playoff’a kalması bile garanti değil.


11. Los Angeles Lakers (37-25)

Lakers haftayı Denver’a karşı alınan bir mağlubiyetle kapatsa da son dönemde üç maçlık galibiyet serisi yakaladılar. Rakiplerin sakatlıklarla boğuşması bu galibiyetleri biraz gölgede bıraksa da takım için moral ve özgüven açısından önemli oldu.

Los Angeles sezonun büyük bölümünde negatif sayı farkına sahipti, bu yüzden farklı galibiyetler takım kimyasını güçlendirebilir. Ayrıca kadroda Luka Dončić’in bulunması, playoff’ta Lakers’ı her zaman tehlikeli bir takım haline getiriyor.


10. Charlotte Hornets (32-31)

Hornets şu anda NBA’in en formda takımlarından biri. Son haftayı namağlup geçtiler ve galibiyet serilerini altı maça çıkardılar. Üstelik bu maçların hepsini en az 16 sayı farkla kazandılar.

LaMelo Ball, Kon Knueppel, Miles Bridges ve Moussa Diabaté’nin yer aldığı ilk beş sahadayken takım 100 pozisyonda +30.4 fark yaratıyor. Özellikle Diabaté’nin ribaund ve çember koruma performansı büyük sürpriz oldu.


9. Houston Rockets (38-23)

Rockets haftayı Warriors’a karşı alınan sürpriz bir mağlubiyetle kapattı. Son maçlarda bazı zayıf rakiplere karşı zorlanmaları da soru işaretleri yarattı.

Ancak çaylak Reed Sheppard’ın performansı dikkat çekiyor. Warriors karşısında 30 sayı attı ve sahada kaldığı sürelerde takıma ciddi katkı verdi. Birçok kişi artık onun ilk beşte başlaması gerektiğini düşünüyor.


8. Denver Nuggets (39-24)

Nuggets için henüz panik zamanı olmasa da son performansları endişe yaratıyor. Nikola Jokić’in dönüşünden sonra takım 7-8’lik bir derece yakaladı.

Jokić özellikle oyun kurma konusunda eski formunda görünmüyor. Lakers maçındaki 9 top kaybı, son dönemde ortalama 4.3 top kaybına ulaşmasına neden oldu ve bu durum takım için ciddi bir sorun olabilir.


7. Minnesota Timberwolves (40-23)

Timberwolves son dönemde büyük bir çıkış yakaladı ve son dokuz maçın sekizini kazandı. Clippers ve Nuggets deplasman galibiyetleri de bu serinin içinde yer alıyor.

Bu yükselişte Anthony Edwards’ın performansı çok etkili. Bu süreçte 29 sayı ortalaması ve %43.7 üçlük isabeti ile oynayan yıldız oyuncu için MVP konuşmaları bile yapılmaya başlandı.


6. New York Knicks (40-23)

Knicks haftayı Thunder’a karşı alınan dar bir mağlubiyetle kapatsa da genel tablo oldukça olumlu. Son 20 maçta 15 galibiyet aldılar.

Bu seri onları Doğu’da üst sıralarda tuttu ve hâlâ ikinci sıra için yarışın içinde kalmalarını sağladı. Böyle bir senaryo gerçekleşirse ilk turda play-in’den gelen bir takımla eşleşebilirler.


5. Cleveland Cavaliers (39-24)

Cavaliers sezonun bu bölümünde formunu koruyor ve Ocak ortasından beri 15-4’lük bir derece yakaladı. Üstelik Donovan Mitchell’ın sakat olduğu iki maçı da kazanmayı başardılar.

Genç oyuncu Jaylon Tyson’ın çıkışı da önemli bir gelişme. Detroit karşısında 22 sayı atan Tyson, hem skor hem oyun kurma konusunda takım için değerli bir alternatif haline geldi.


4. Boston Celtics (41-21)

Celtics son 15 maçta 12 galibiyet aldı ve güçlü performansını sürdürüyor. Takımın savunmasında özellikle Derrick White ve Hugo González büyük rol oynuyor.

Jaylen Brown sezonun en çok konuşulan ismi olsa da takım başarısı birçok oyuncunun katkısıyla geliyor. Ayrıca Jayson Tatum’un playoff öncesi geri dönme ihtimali de Boston için büyük bir güç olabilir.


3. Detroit Pistons (45-16)

Pistons kısa süre önce ligin en iyi derecesine sahipti ancak son haftalarda birkaç mağlubiyet aldılar. Özellikle Cade Cunningham’ın son maçlarda düşük şut yüzdesiyle oynaması dikkat çekiyor.

Cunningham hücum organizasyonunda çok değerli olsa da yüksek hacimli şutlarında verimsiz olması playoff’ta sorun yaratabilir. Rakipler savunmada ona odaklanırsa Detroit’in hücumu zorlanabilir.


2. Oklahoma City Thunder (49-15)

Shai Gilgeous-Alexander’ın dönüşüyle birlikte Thunder yeniden ligin en güçlü takımlarından biri gibi görünmeye başladı. Takım haftayı 4-0 ile kapattı ve Nuggets ile Knicks’i mağlup etti.

SGA sahadayken Oklahoma City’nin performansı çok üst seviyede. Bu sezon yalnızca 8 maçta negatif plus-minus gördü ve Thunder’ı şampiyonluk için en güçlü adaylardan biri yapıyor.


1. San Antonio Spurs (45-17)

Spurs Şubat başından beri neredeyse kusursuz bir performans sergiliyor ve son 14 maçın 13’ünü kazandı. Detroit’e karşı alınan 15 sayılık galibiyet bu formun en iyi örneklerinden biri oldu.

Victor Wembanyama da MVP tartışmalarına girecek seviyede oynuyor. Detroit karşısındaki 38 sayı, 16 ribaund ve 5 blokluk performansının ardından sezon ortalamaları 23.7 sayı, 11.2 ribaund ve 3 blok seviyesine ulaştı.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Tags NBA