by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
Bu yazı BlecherReport’ta yayınlanmıştır ve uyarlanarak çevirilmiştir.
30. Washington Wizards (16-53)
Önceki Sıra: 29
Net Rating: -11.1
Washington Wizards’ın tekrar son sıraya dönmesi biraz zaman aldı ama bunu başarmak için ellerinden geleni yaptılar.
Şu anda 14 maçlık bir mağlubiyet serisi içindeler. Trae Young sonunda forma giymeye başlamışken, bu kez quad sakatlığı nedeniyle yeniden kenara alındı.
Aslında oynayıp oynamaması pek fark etmeyebilirdi. Kadrodaki tecrübesiz oyuncu sayısı, herhangi bir veteranın katkısını gölgede bırakacak kadar fazla. Ve şu anki kaybetmeye yönelik strateji doğru görünüyor.
2026-27 sezonuna Trae Young, Anthony Davis, Alex Sarr ve 2026 draftından üst sıralardan bir seçimle giren Washington, yıllar sonra ilk kez rekabetçi olabilir.
29. Brooklyn Nets (17-52)
Önceki Sıra: 27
Net Rating: -9.3
Brooklyn Nets’in tank süreci bu hafta oldukça çarpıcı bir hâl aldı.
0-3’lük bir performansın ötesinde, Oklahoma City Thunder’a karşı oynadıkları maçın ilk yarısında sadece 24 sayı atabildiler. Bu, 1996-97’den bu yana (play-by-play dönemi) en düşük ilk yarı skorlarından biri.
Çaylaklar Danny Wolf, Drake Powell ve Nolan Traoré gibi isimler ön planda olmaya devam ettiği sürece, Brooklyn’in sezonun geri kalanında belki bir ya da iki galibiyet daha alması bile zor görünüyor.
28. Indiana Pacers (15-55)
Önceki Sıra: 30
Net Rating: -8.8
Indiana Pacers’ın “geçiş yılı” nihayet sona ermek üzere ve takım bu tank sezonunu tamamlamaya hazır görünüyor.
Bir galibiyetsiz hafta daha geçirdikten sonra, Pacers 15 maçtır kaybediyor.
Bu süreçte Sacramento Kings, Dallas Mavericks ve Washington Wizards’a (iki kez) yenildiler. Önlerindeki beş rakibin tamamı ise %50 ve üzeri galibiyet oranına sahip.
Pacers’ın sezonu galibiyetsiz kapatma ihtimali oldukça gerçekçi ve bu onlar için sorun olmayabilir. 2026-27’de Tyrese Haliburton, Pascal Siakam, Ivica Zubac ve drafttan ilk üç seçimden biriyle geri dönerlerse, hemen yeniden iddialı olabilirler.
27. Sacramento Kings (18-53)
Önceki Sıra: 28
Net Rating: -9.8
Sacramento Kings’in son 7 maçta 4-3’lük performansı, onları son üç sıradan çıkardı ve birinci sıradan draft seçme ihtimallerini %14’ten %12.5’e düşürdü.
Bu fark küçük görünebilir ama genç ve temel bir yıldızdan yoksun bir kadro için oldukça önemli.
Kings’in kalan maçlarının çoğunda favori olması beklenmiyor. Sadece Brooklyn Nets’e karşı oynayacakları iki maçta avantajlı olabilirler. Yani draft şanslarını hâlâ artırabilirler.
26. Milwaukee Bucks (28-41)

Önceki Sıra: 23
Net Rating: -5.2
Milwaukee Bucks son 12 maçta 2-10’luk bir performans sergiledi. Perşembe günü, tank yapan Utah Jazz’e karşı 32 sayılık ağır bir yenilgi aldılar.
Ayrıca bu hafta, takımın Giannis Antetokounmpo’ya sezonun geri kalanında oynamaması için teklif götürdüğü ortaya çıktı (Giannis’in bunu istemediği söyleniyor).
Birkaç ay sonra, Giannis’in büyük ihtimalle takas edileceği bir senaryoda, Bucks bu kararlarında haklı çıkabilir. Şubat ayında alabileceklerinden daha büyük bir karşılık elde edebilirler.
Ancak şu an için, yeni bir döneme geçmenin zamanı çoktan gelmiş gibi görünüyor.
25. Utah Jazz (21-49)
Önceki Sıra: 26
Net Rating: -7.2
Tank yapan bir takımın taraftarıysanız, küçük teselli anları bile çok şey ifade edebilir.
Utah Jazz, Perşembe günü Ace Bailey’nin kariyer rekoru kırdığı performansıyla böyle bir an yaşadı.
Bu noktaya ulaşmak için 27 şut kullandı, ancak maçı 33 sayıyla tamamladı. Ayrıca 9 ribaund, 4 asist ve 3 top çalma da ekledi.
Zorlu geçen çaylak sezonuna rağmen, bu tür maçlar gelecek için umut verebilir. Bailey belki bir süperstar olmayacak, ancak yaklaşan draftın en iyi oyuncularından biriyle birlikte çok değerli bir tamamlayıcı parça olabilir.
24. Dallas Mavericks (23-47)
Önceki Sıra: 24
Net Rating: -5.0
Dallas Mavericks, tank yarışına geç katıldı ama arayı kapatmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Bu hafta Cleveland Cavaliers’a karşı sürpriz bir galibiyet aldılar, ancak Ocak ortasından bu yana hâlâ sadece 4-21’lik bir dereceye sahipler.
Bu kadar çok kaybetmeleri, draft lotaryasında ilk dört seçimden birini elde etme ihtimallerini %40 seviyesine yaklaştırdı.
Geçen yıl Cooper Flagg’i şans eseri kadrosuna katan Dallas, bu yıl Cameron Boozer, AJ Dybantsa veya Darryn Peterson gibi isimlerle onu eşleştirme fırsatı yakalayabilir.
23. Memphis Grizzlies (24-44)
Önceki Sıra: 25
Net Rating: -3.0
Denver Nuggets’ın isteksiz ve top kayıplarına açık oyunu, Memphis Grizzlies’ın tank sürecinde bu hafta küçük bir aksaklığa neden oldu. Ancak Çarşamba günkü galibiyetten önce sekiz maç üst üste kaybetmişlerdi. Ocak ortasından bu yana ise 6-21’lik bir performansları var.
Önlerindeki dokuz maçın sekizi %50’nin üzerinde galibiyet oranına sahip takımlara karşı olduğu için, bu mağlubiyetlerin devam etmesi muhtemel.
Aslında bu sonuçlar onlar için iyi. Bu noktada Grizzlies’ın drafta ve iyi bir seçim alma ihtimaline odaklanması gerekiyor. Ancak Çarşamba günkü performans ve Ty Jerome’un oynadığı maçlardaki katkısı, “ya şöyle olsaydı?” sorusunu akla getiriyor.
Nuggets maçında sadece 25 dakikada 21 sayı, 9 ribaund ve 9 asist üretti. Sezon genelinde ise 22.3 dakikada ortalama 20.2 sayı ve 5.7 asist yakaladı. Tahmini artı-eksi istatistiğinde sadece Shai Gilgeous-Alexander, Nikola Jokić, Victor Wembanyama ve Giannis Antetokounmpo’nun gerisinde.
Eğer sezon başından itibaren sağlıklı olsaydı ve Zach Edey sezon ortasında sakatlanmasaydı, Jaren Jackson Jr. da kadroda kalabilirdi. Bu durumda Memphis, play-in potası için yarışıyor olabilirdi.
22. Chicago Bulls (28-42)
Önceki Sıra: 22
Net Rating: -4.5
Sezon sonuna doğru gelen çıkışlar, özellikle kötü takımlardaki oyunculardan geliyorsa, her zaman temkinli değerlendirilmelidir.
Mart ve Nisan aylarında birçok takım bilerek kaybetmeyi hedefler. Rotasyonlar değişir ve bireysel istatistikler şişebilir.
Tüm bu uyarılara rağmen, 23 yaşındaki Josh Giddey hâlâ Chicago Bulls’un genç oyuncularından biri. Perşembe günkü mağlubiyette yaptığı 19 asistin ardından, son yedi maçında ortalama 12.4 asist yakaladı.
Bulls’un gelecekteki kadrosu nasıl şekillenirse şekillensin, oyun kurucu rolünü üstlenecek oyuncuyu çoktan bulmuş olabilirler.
21. Golden State Warriors (33-36)

Önceki Sıra: 20
Net Rating: 0.6
Golden State Warriors için iyi haber, Kristaps Porziņģis’in son yedi maçın beşinde forma giymiş olması.
Kötü haber ise (sezonun geri kalanı açısından bakış açınıza bağlı olarak), bu maçlarda Golden State’in 1-6’lık bir dereceye sahip olması.
Bu noktada, Warriors’ın 10. sırayı hedeflediği (altlarındaki tank yapan takımlar onların 11.’liğe düşmesine izin vermeyecektir), play-in turnuvasında hızlı bir eleniş ve ardından tekrar draft lotaryasına dönme planı yaptığı düşünülüyor. Bu da kulüp için en mantıklı yol olabilir.
Warriors’ın iki zamanlı (hem genç hem tecrübeli kadroyu aynı anda geliştirme) stratejisi genç bir süperstar üretmedi. Stephen Curry ve Jimmy Butler da kariyerlerinin son dönemine yaklaşıyor. Takımın yeni bir yıldız bulması gerekiyor.
20. New Orleans Pelicans (25-46)
Önceki Sıra: 21
Net Rating: -3.6
Dejounte Murray, Perşembe günü Los Angeles Clippers’a karşı alınan galibiyette oynamadı, ancak sakatlıktan dönüşü New Orleans Pelicans’ın zaten iyi giden formunu daha da yukarı taşıdı.
New Orleans son 18 maçta 12-6, son 6 maçta 5-1 ve Murray’in oynadığı maçlarda 5-4’lük bir performans sergiledi.
Murray, sadece 27.3 dakikada ortalama 19.4 sayı, 5.9 asist ve 1.7 top çalma üretiyor. Ayrıca sahada Zion Williamson ile birlikteyken Pelicans, 100 pozisyonda +14.3 sayı farkı yakalıyor.
19. Portland Trail Blazers (34-36)
Önceki Sıra: 19
Net Rating: -2.1
Portland Trail Blazers bu hafta Batı Konferansı’nda dokuzuncu sıraya yükseldi. Bu da mevcut sıralama korunursa play-in turnuvasında Golden State Warriors’a karşı iç saha avantajı anlamına geliyor.
Ancak son dönemdeki performansları devam ederse, 9-10 maçına bile kalamayabilirler.
Portland, Los Angeles Clippers’ı yakından takip ediyor ve son 19 maçta +3 galibiyet farkı yakaladı. Bu süreçte Jrue Holiday 18.4 sayı ortalaması ve %42.7 üçlük isabetiyle oynarken, Jerami Grant 18.0 sayı ve %41.5 üçlük yüzdesiyle katkı verdi.
Ama en umut verici gelişme, ikinci yıl pivotu Donovan Clingan’ın performansı olabilir. Oyunu sadece pota savunmasıyla sınırlı değil. Bu süreçte Clingan; 14.9 sayı, 12.7 ribaund, 2.2 blok ve 1.3 üçlük ortalamaları yakaladı ve %38.7 üçlük isabetiyle oynadı.
18. Philadelphia 76ers (38-32)

Önceki Sıra: 18
Net Rating: -0.5
Joel Embiid ve Tyrese Maxey’in yokluğuna rağmen Philadelphia 76ers haftayı 3-1 ile kapattı.
Galibiyetlerin ikisinin Brooklyn Nets ve Sacramento Kings’e karşı gelmiş olması yardımcı oldu, ancak en iyi iki oyuncunuz yokken alınan her galibiyet değerlidir.
Son galibiyet ayrıca V.J. Edgecombe’un gerçek bir yıldız potansiyeline sahip olduğunu da hatırlattı. Sacramento’ya karşı 38 sayıyla kariyer rekoru kırarken, 11 asist, 7 ribaund ve 2 top çalma da ekledi.
17. Los Angeles Clippers (34-36)
Önceki Sıra: 12
Net Rating: 0.4
Los Angeles Clippers sezona 6-21 ile başladıktan sonra çoğu kişi tarafından gözden çıkarılmıştı. Ancak Kawhi Leonard liderliğinde dikkat çekici bir toparlanma yaşadılar ve büyük ihtimalle play-in potasını garantilediler.
Ancak şansları tükeniyor olabilir. Takım şu anda 4 maçlık bir mağlubiyet serisi içinde ve Kawhi, ayak bileği sakatlığı nedeniyle son üç maçın ikisini kaçırdı.
Eğer kısa sürede tam formuna dönemezse, Clippers’ın play-in’in alt sıralarına düşmesi şaşırtıcı olmaz. Bu durumda playofflara kalamama ihtimali daha yüksek görünüyor.
16. Phoenix Suns (39-31)
Önceki Sıra: 15
Net Rating: 0.8
Phoenix Suns’ın performansı son dönemde adeta bir “yoyo” gibi dalgalanıyor. Bu hafta düşüşteydiler. Bir önceki güç sıralamasından önce dört maç üst üste kazanmışlardı, ancak bu hafta 0-4 yaptılar.
Yine de bu düşüş fazla abartılmamalı. Bu dört mağlubiyet, altı maçlık deplasman turunun sonuna denk geldi ve üçü Boston Celtics, Minnesota Timberwolves ve San Antonio Spurs gibi güçlü rakiplere karşıydı.
Ayrıca kadroda kim olursa olsun, bu takımın savunma eforu ve hücumdaki uyumu hep aynı seviyede kalıyor. Bu özellikler, sezon başında belirlenen 30.5 galibiyet beklentisinin çok üzerine çıkmalarını sağladı.
15. Orlando Magic (38-31)
Önceki Sıra: 14
Net Rating: 0.9
Yedi maçlık galibiyet serisinin ardından Orlando Magic, bu haftayı üst üste üç mağlubiyetle kapatarak biraz ivme kaybetti. Bu mağlubiyetlerin ikisi, sezonun geri kalanında sıralama mücadelesi verebilecekleri Atlanta Hawks ve Charlotte Hornets’a karşı geldi.
Son haftalarda Paolo Banchero’nun skor üretimiyle ilgili bazı olumlu işaretler görülse de, kariyeri boyunca onu ligin en verimsiz yüksek hacimli skorerlerinden biri yapan alışkanlıklarına geri dönüyor olabilir.
Perşembe günü Hornets’a karşı oynanan maçta üç sayı çizgisinin gerisinden 5’te 1 isabet buldu. Banchero’nun en az dört üçlük denediği maçlarda Orlando’nun derecesi 15-20. Diğer tüm maçlarda ise 23-11.
14. Miami Heat (38-32)
Önceki Sıra: 13
Net Rating: 2.9
Miami Heat, Bam Adebayo’nun 83 sayılık performansının ardından haftayı 0-3 ile kapattı. Ve işler daha da zorlaşmak üzere.
Miami’nin kalan 12 maçının 9’u %50’nin üzerinde galibiyet oranına sahip takımlara karşı. Önlerindeki dört maç Houston Rockets, San Antonio Spurs ve Cleveland Cavaliers’a karşı ve bunların üçü deplasmanda.
Play-in dışında kalıp doğrudan playoff bileti almak hâlâ mümkün, ancak bu zorlu fikstür Heat’i play-in’in alt sıralarına da itebilir.
Miami’nin 2019’dan bu yana ilk kez playoff kaçırması ihtimali de masada.
13. Toronto Raptors (39-29)
Önceki Sıra: 17
Net Rating: 2.2
İki hafta üst üste güç sıralamasında gerileyen Toronto Raptors, bu hafta yenilgisiz bir performans sergiledi. Üç galibiyetin ikisi Phoenix Suns ve Detroit Pistons’a karşı geldi.
Bu yükselişte iki önemli faktör var. İlki, sezonun büyük bölümünü sakat ya da sakatlıktan dönüş sürecinde geçiren Jakob Poeltl’in form yakalaması. İkincisi ise Brandon Ingram’ın olağanüstü bir performans serisi yakalaması.
Bu süreçte Poeltl; 15.3 sayı, 7.7 ribaund, 5.0 asist ve 1.7 blok ortalamaları yakalarken, Ingram %59.6 saha içi (ve %62.5 üçlük) isabetiyle 29.3 sayı ortalaması tutturdu.
Bu seviyeyi sezon sonuna kadar aynen sürdürmeleri zor olsa da, bu potansiyelin varlığı Raptors’ın bir playoff serisi kazanabileceğini hayal etmeyi kolaylaştırıyor.
12. Atlanta Hawks (38-31)
Önceki Sıra: 16
Net Rating: 1.4
Atlanta Hawks’ın 11 maçlık galibiyet serisini eleştirmek kolay. Bu galibiyetlerin 10’u %50’nin altında olan takımlara karşı geldi. Ayrıca Mart ayı, NBA’de bazı takımların bilerek kaybettiği bir dönem.
Ama sonuçta 11 galibiyet, 11 galibiyettir. Ve takımda bu başarının sezonun daha zorlu kısmında da devam edebileceğini gösteren önemli değişiklikler var.
Örneğin, ilk beşte Zaccharie Risacher yerine CJ McCollum’un oynaması bu beşi ciddi şekilde güçlendirdi. McCollum’un savunmada daha fazla dikkat çekmesi, Nickeil Alexander-Walker’a penetreler ve şut fırsatlarında daha fazla alan sağladı.
Bu galibiyet serisi sırasında NAW, %48.8 üçlük isabetiyle 22.5 sayı ve 3.9 üçlük ortalamaları yakaladı.
11. Houston Rockets (41-27)

Önceki Sıra: 11
Net Rating: 4.1
Houston Rockets’ın şampiyonluk adayı olup olmadığını sorgulamanın zamanı gelmiş olabilir.
Çarşamba günü Los Angeles Lakers’a karşı alınan iç saha mağlubiyeti sonrası Houston, son dört maçının üçünü kaybetti ve son 10 maçta 4-6’lık bir performans sergiledi. Kritik anlardaki (clutch) -7.3 net rating ile ligde 24. sıradalar.
Ayrıca Amen Thompson ve Reed Sheppard’ın oyun kurucu rolünde yeterince gelişememesi (ya da buna fırsat verilmemesi), Steven Adams’ın ribaund katkısının kaybıyla birlikte hücumu durağanlaştırdı. Adams’ın sakatlık nedeniyle rotasyon dışı kalmasından bu yana Houston, 100 pozisyon başına sayı üretiminde ligde 20. sırada yer alıyor.
10. Denver Nuggets (42-28)

Önceki Sıra: 7
Net Rating: 4.2
Denver Nuggets, Çarşamba günü zaten hayal kırıklıklarıyla dolu sezonlarının belki de en kötü sonucunu aldı.
Back-to-back (üst üste maç) serisinin ikinci günündeydiler ve Aaron Gordon ile Peyton Watson yoktu, ancak Memphis Grizzlies aylardır açıkça kaybetmeye çalışan bir takım. Buna rağmen Nuggets, 19 top kaybı yaptı (bunların 10’u Nikola Jokić’ten geldi) ve maçı 125-118 kaybetti.
Neredeyse herkese karşı kaybedebilme ihtimalleri ve clutch anlarda 100 pozisyonda -12.2 net rating’e sahip olmaları (bu alanda sadece New Orleans Pelicans, Grizzlies ve Brooklyn Nets daha kötü) bu takımı artık ciddi bir şampiyonluk adayı olarak görmeyi zorlaştırıyor.
9. Minnesota Timberwolves (43-27)
Önceki Sıra: 10
Net Rating: 3.6
Minnesota Timberwolves bu hafta kötü bir haber aldı. Anthony Edwards, dizindeki iltihaplanma nedeniyle 1-2 hafta sahalardan uzak kalacak.
Ancak son iki sezonda Minnesota’nın sayı farkı, Edwards sahada olmadığında aslında daha iyi.
Ve bu yokluk sürecindeki ilk iki maçta Timberwolves çift haneli farklarla galip geldi.
Julius Randle, Donte DiVincenzo, Ayo Dosunmu, Jaden McDaniels ve Naz Reid ile bu takımın düşündüğünden daha fazla hücum gücü var. Önümüzdeki birkaç hafta bunu hatırlatabilir.
8. Charlotte Hornets (36-34)
Önceki Sıra: 8
Net Rating: 3.8
Charlotte Hornets, Ocak ortası ve sonundaki kadar formda olmasa da haftayı yine galibiyetlerle kapattı ve altıncı sıraya yaklaşmış durumda.
Bu hedef biraz uzak görünse de, son dönemde yıldızlarının performansı göz önüne alındığında Hornets’ın yükselişinin yakın zamanda duracağı pek düşünülmüyor.
Charlotte, 22 Ocak’tan bu yana 20-6’lık bir dereceye sahip. Bu süreçte LaMelo Ball 19.7 sayı, 6.6 asist ve 3.8 üçlük ortalamalarıyla %37 üçlük isabeti yakalarken; Kon Knueppel 19.5 sayı, 3.7 üçlük ve 3.2 asist ortalamalarını %45.1 üçlük yüzdesiyle üretti.
7. Detroit Pistons (50-19)
Önceki Sıra: 4
Net Rating: 8.0
Detroit Pistons haftayı 3-1 ile geçirdi, ancak bu süreçte yıkıcı bir haber aldı.
Salı günü Washington Wizards’a karşı kazanılan maçta Cade Cunningham, Tre Johnson ile çarpıştı ve akciğer sönmesi yaşadı. En az iki hafta sahalardan uzak kalacak.
Bu durum yalnızca Cunningham’ın sezon sonu ödülleri için gereken 65 maç barajını (şu an 61 maçta) geçmesini riske atmıyor, aynı zamanda Boston Celtics’in Doğu Konferansı liderliğini ele geçirme ihtimalini de artırıyor.
Üç haftada dört maçlık farkı kapatmak zor, ancak Detroit’in önündeki 10 maçın 8’i %50’nin üzerinde galibiyet oranına sahip takımlara karşı.
6. New York Knicks (45-25)
Önceki Sıra: 6
Net Rating: 6.6
Son bir aydır bazı kesimler, New York Knicks’in Detroit Pistons (iki kez), Cleveland Cavaliers, Oklahoma City Thunder, Los Angeles Lakers ve Los Angeles Clippers’a karşı aldığı mağlubiyetler nedeniyle alarm zilleri çalıyor.
Ancak aynı süreçte San Antonio Spurs ve Denver Nuggets’a karşı farklı galibiyetler de aldılar. Ayrıca şu anda ligde en iyi 10 takıma karşı net rating’de üçüncü sıradalar.
Bazı güçlü rakiplere karşı yaşanan sıkıntılara rağmen, New York hâlâ bir şampiyonluk adayı profili çiziyor. Ve bu hafta takımın en underrated (hak ettiği değeri görmeyen) oyuncularından biri biraz öne çıkmayı hak ediyor.
Salı günü Josh Hart, sadece 26 dakikada daha önce görülmemiş bir istatistik performansı sergiledi.
Hart, ligin en önemli “boşluk doldurucu” oyuncularından biri. 1.96 boyunda olmasına rağmen sağlam savunma yapıyor ve bir uzun oyuncu gibi ribaund alıyor. Ayrıca Knicks’in en underrated pasörlerinden biri.
Bu olağanüstü performansın ardından New York, Hart’ın en az 5 asist yaptığı maçlarda 25-8’lik bir dereceye ulaştı.
5. Cleveland Cavaliers (43-27)
Önceki Sıra: 5
Net Rating: 4.3
Donovan Mitchell bu sezon oldukça sağlıklıydı ve Cleveland Cavaliers’ın 70 maçının 61’inde oynadı, ancak Perşembe günkü maçta gözündeki darbe nedeniyle forma giyemedi.
Chicago Bulls’a karşı deplasmanda alınan 115-110’luk galibiyet, James Harden’ın hâlâ ne kadar değerli bir “yük taşıyıcı” olduğunu açıkça gösterdi. Mitchell’ın yokluğunda 36 sayı ve 9 asist üretti.
Playofflarda muhtemelen bu kadar büyük bir rol üstlenmesi gerekmeyecek, ancak Cleveland’ın Mitchell’ın dinlendiği dakikalarda oyunu yönlendirebilecek bu seviyede bir oyuncuya sahip olması, onları Doğu’da ciddi bir şampiyonluk adayı yapıyor.
4. Los Angeles Lakers (45-25)
Önceki Sıra: 9
Net Rating: 1.3
Luka Dončić, sezonun büyük bölümünde MVP yarışında ciddi şekilde yer almıyordu. Los Angeles Lakers’ın vasat sayı farkı ve Shai Gilgeous-Alexander, Nikola Jokić ve Victor Wembanyama’nın olağanüstü performansları onu geri planda bırakmıştı.
Ancak son birkaç ayda hem SGA hem de Jokić uzun süreli sakatlıklar yaşadı. Ve hatta bu sakatlıklar olmasaydı bile, Luka ve Lakers’ın son dönemdeki performansı bazı MVP oylarını değiştirebilirdi.
Bu form grafiği Perşembe günü de devam etti; Luka, Miami Heat deplasmanında 60 sayı attı.
Sekiz maçlık galibiyet serisi boyunca ise 40.9 sayı, 8.9 ribaund, 7.4 asist, 6.1 üçlük ve 2.4 top çalma ortalamaları yakaladı ve %42.2 üçlük isabetiyle oynadı.
Sezonun bu noktasında gelen böyle bir performans serisi, MVP yarışını gerçekten etkileyebilir.
3. Boston Celtics (46-23)

Önceki Sıra: 3
Net Rating: 8.1
Jayson Tatum’un Aşil tendonu yırtığından dönüşü, sezonun en dikkat çekici hikâyelerinden biri olabilir.
Sadece altı maçtır sahalara dönmüş olmasına rağmen, düzenli olarak 30 dakika civarında oynuyor (son üç maçının hepsinde bu süreyi geçti). Bu altı maçın beşinde en az 20 sayı üretti.
Henüz sakatlık öncesindeki All-NBA seviyesine tam olarak ulaşmış görünmese de, sergilediği performans playofflara doğru bu seviyeye yeniden çıkabileceğini gösteriyor.
Eğer bunu başarırsa, Boston Celtics bir seride herkesi yenebilecek kapasiteye sahip.
2. Oklahoma City Thunder (55-15)
Önceki Sıra: 2
Net Rating: 10.9
Oklahoma City Thunder bir haftayı daha namağlup geçti. Üst üste ikinci 60 galibiyetlik sezon neredeyse kesinleşmiş durumda.
Ve sanki bu takım zaten yeterince güçlü değilmiş gibi, Jared McCain transferi de takas döneminin en büyük fırsatlarından biri gibi görünmeye başladı.
Çarşamba günü Brooklyn Nets’e karşı alınan farklı galibiyette 26 sayı atan McCain, OKC formasıyla çıktığı 18 maçta %44.4 üçlük isabetiyle 11.9 sayı ortalaması yakaladı.
1. San Antonio Spurs (52-18)
Önceki Sıra: 1
Net Rating: 7.4
San Antonio Spurs, haftayı 4-0 ile geçerek ve Perşembe günü son anlarda gelen kritik bir basketle zirvedeki yerini korudu.
Maçın son saniyelerinde Phoenix Suns karşısında 1 sayı gerideyken Victor Wembanyama topu aldı, bir dribbling yaptı ve geri çekilerek attığı zor şutla maçı kazandırdı.
Bu basket, Spurs’ü Şubat ayından bu yana 20-2’lik dereceye taşıdı ve 2026 playoff biletini garantiledi.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
