by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Bu yazı 8 Temmuz 2026 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
25. Bobby Simmons, Milwaukee Bucks
Sözleşme: 2005 yılında 4 yıl / 47 milyon dolar
Bobby Simmons, 2004-05 sezonunda Los Angeles Clippers formasıyla NBA’de Yılın En Çok Gelişim Gösteren Oyuncusu (Most Improved Player) seçilmesinin ardından büyük bir kontrat kazandı. Serbest oyuncu çekme konusunda güçlü bir geçmişe sahip olmayan Milwaukee Bucks, o yaz 1 numaradan seçtiği Andrew Bogut etrafında bir kadro kurmaya çalışırken Simmons’ı ilk beşe önemli bir katkı yapması için yüksek bir ücretle kadrosuna kattı.
Simmons, ilk tam sezonunda orta sıralarda yer alan Bucks kadrosunda fena bir performans sergilemedi. Ancak 2006 hazırlık kampında yaşadığı ciddi ayak bileği sakatlığı nedeniyle 2006-07 sezonunun tamamını kaçırdı ve bir daha eski seviyesine dönemedi.
Bucks, 2007-08 sezonunun ardından Simmons ile 2007 Draftı’nın 6. sıra seçimi Yi Jianlian’ı, Richard Jefferson karşılığında o dönemki New Jersey Nets‘e takas etti.
24. Hidayet Türkoğlu, Toronto Raptors

Sözleşme: 2009 yılında 5 yıl / 53 milyon dolar (Sign-and-Trade)
2009 yazında gerçekleşen karmaşık dört takımlı bir sign-and-trade anlaşmasının parçası olarak Hidayet Türkoğlu, Toronto Raptors‘a transfer oldu. O dönemde Raptors Başkanı ve Genel Menajeri Bryan Colangelo, Türkoğlu’nu “o yazın en önemli serbest oyuncularından biri” olarak tanımlamıştı.
Ancak bu birliktelik uzun sürmedi.
İki yıl önce Orlando Magic formasıyla NBA’de Yılın En Çok Gelişim Gösteren Oyuncusu ödülünü kazanan Türkoğlu, 2009-10 sezonunda yüzde 50 galibiyet oranının altında kalan Raptors’ta kötü sayılmayacak bir performans ortaya koydu. Ancak onun gelişi, Chris Bosh’u Toronto’da kalmaya ikna etmeye yetmedi.
Bosh, bir sonraki yaz LeBron James ve Dwyane Wade ile birlikte oynamak için Miami Heat‘e katıldı.
Bosh’un ayrılığıyla birlikte Raptors yeniden yapılanma sürecine girdi. Türkoğlu da takıma katıldıktan yalnızca bir yıl sonra gönderildi. Yine de Toronto, kontratından kurtulabilmek için herhangi bir draft hakkından vazgeçmek zorunda kalmadı.
23. Raef LaFrentz, Dallas Mavericks
Sözleşme: 2002 yılında 7 yıl / 70 milyon dolar
Raef LaFrentz, 2002 yılının Şubat ayında Denver Nuggets‘tan Dallas Mavericks‘e takaslandı.
Dallas formasıyla çıktığı 27 maçta 10.8 sayı ve 7.4 ribaund ortalamaları yakalayan 2.11 metrelik pivot, Mavericks yönetimini etkiledi. Kulüp, eski 3 numara draft seçimini yaz aylarında kısıtlı serbest oyuncu olarak kaybetmek istemedi.
Bunun üzerine Mavericks, LaFrentz’e tam 7 yıl 70 milyon dolarlık dev bir kontrat verdi. Ancak bu sözleşmenin karşılığını hiçbir zaman alamadı.
Yeni kontratının ilk sezonunda sadece 9.3 sayı, 4.3 ribaund ve 1.3 blok ortalamaları yakalayan LaFrentz’in beklentileri karşılayamadığını kısa sürede anlayan Dallas, 2003-04 sezonu başlamadan önce oyuncuyu Boston Celtics‘e takas etti. Ancak bu kontrattan çıkabilmek için daha sonra Delonte West’e dönüşecek bir ilk tur draft hakkını da vermek zorunda kaldı.
Takasın Dallas tarafındaki en önemli parçası Antoine Walker, Mavericks’teki tek sezonunda LaFrentz’in hiçbir zaman veremediği katkıyı sağladı. Buna rağmen Dallas’ın LaFrentz’e bu sözleşmeyi vermiş olması değişmedi. Nitekim bu kontrat daha sonra hem Celtics hem de Portland Trail Blazers için de önemli bir yük haline geldi.
22. DeMarre Carroll, Toronto Raptors
Sözleşme: 2015 yılında 4 yıl / 60 milyon dolar
2014-15 sezonundaki en iyi performansının ardından DeMarre Carroll, serbest oyuncu piyasasına tam zamanında çıkan bir “3&D” kanat oyuncusu olarak 2015 yazında büyük kontratı kaptı.
Ancak Toronto Raptors kariyeri beklendiği gibi gitmedi.
Carroll, sağ dizinden geçirdiği artroskopik ameliyat da dahil olmak üzere yaşadığı sakatlıklar nedeniyle Toronto’daki ilk sezonunda yalnızca 26 normal sezon maçında forma giyebildi.
Yine de Doğu Konferansı Finalleri’ne kadar yükselen Raptors’ın playoff serüveninde önemli dakikalar almayı başardı.
2016-17 sezonunda daha fazla forma giyse de performansı geriledi. Üç sayı yüzdesi %34.1’e düştü, aldığı süre azaldı ve sezon sonunda maaş boşaltma amacıyla Brooklyn Nets‘e gönderildi. Toronto bu takası gerçekleştirebilmek için bir ilk tur draft hakkından vazgeçmek zorunda kaldı.
21. Ömer Aşık, New Orleans Pelicans

Sözleşme: 2015 yılında 5 yıl / 60 milyon dolar
New Orleans Pelicans, 2014-15 sezonu öncesinde Ömer Aşık’ı takasla kadrosuna kattı ve sözleşmesinin son yılında oyuncuyu yakından gözlemleme fırsatı buldu.
Aşık, o sezon 76 maçta 7.3 sayı ve 9.8 ribaund ortalamaları yakalayarak istikrarlı bir performans sergiledi.
Bu istatistikler çok dikkat çekici olmasa da Pelicans yönetimi için yeterliydi ve kulüp, 2015 yazında milli pivota 5 yıl 60 milyon dolarlık bir kontrat verdi.
Ne var ki bu sezon, Aşık’ın kariyerindeki zirve noktası oldu.
Tecrübeli pivot kısa süre içinde performans olarak gerilemeye başladı ve takım açısından negatif bir değere dönüştü. Yeni sözleşmesinin ilk iki sezonunda maç başına dört sayının altında kaldı.
2017-18 sezonunda Tony Allen, Jameer Nelson ve bir ilk tur draft hakkıyla birlikte Nikola Mirotić takasının parçası olarak maaş boşaltma amacıyla Chicago Bulls‘a gönderildi.
Bulls, Ekim 2018’de — Aşık’ın beş yıllık sözleşmeyi imzalamasından yaklaşık üç yıl sonra — tecrübeli pivottan vazgeçti. Ömer Aşık da o tarihten sonra NBA’de bir daha forma giymedi.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
20. Dāvis Bertāns, Washington Wizards
Sözleşme: 2020 yılında 5 yıl / 80 milyon dolar
Dāvis Bertāns, kontrat sezonunu bundan daha iyi bir zamana denk getiremezdi. 2020 yılında NBA takımları yüksek hacimde üçlük kullanan şutörlerin peşindeydi ve piyasadaki en gözde isimlerden biri Bertāns’tı.
San Antonio Spurs‘ten Washington Wizards‘a takaslanmasının ardından 2.08 metrelik Letonyalı forvet, maç başına kullandığı 8.7 üçlükte %42.4 isabet bularak çıkış yaptı. Sadece 54 maçlık bu performans, yeniden yapılanma sürecindeki Wizards yönetimini ikna etmeye yetti ve kulüp Bertāns ile 5 yıl 80 milyon dolarlık yeni bir sözleşme imzaladı.
Bir sonraki sezonda üç sayı yüzdesi hâlâ saygın kabul edilebilecek %39.5 seviyesinde olsa da, tek yönlü bir oyuncu olması nedeniyle değeri hızla düştü.
Bertāns’ı takımda tutmak için büyük para harcayan Wizards, bundan kayda değer bir karşılık alamadı ve Şubat 2022’de oyuncuyu Dallas Mavericks‘e takas etti.
Sonraki yıllarda birkaç takım değiştiren Bertāns, Charlotte Hornets tarafından 2024 yılında serbest bırakıldı.
19. Rashard Lewis, Orlando Magic

Sözleşme: 2007 yılında 6 yıl / 118 milyon dolar
Bu listede sözleşmesini imzaladıktan sonra All-Star seçilmeyi başaran tek oyuncu Rashard Lewis.
Hatta Lewis, Orlando Magic‘teki ilk üç sezonunda takımın en önemli parçalarından biri oldu.
2008-09 sezonunda “Value Over Replacement Player” istatistiğinde NBA genelinde 13. sırada yer aldı. Bu, listede bulunan oyuncular arasında sözleşme sonrası en başarılı sezon olarak öne çıkıyor. Magic, o sezon NBA Finalleri’ne kadar yükselse de Los Angeles Lakers‘a kaybetti.
Bu listedeki birçok oyuncunun aksine Lewis, en azından birkaç sezon boyunca aldığı kontratı kısmen de olsa haklı gösterebildi.
Ancak bu yeterli olmadı.
Lewis, Orlando’nun maaş bütçesinin yaklaşık %30’unu kaplıyordu. Bu seviyedeki maaşlar normalde gerçek süper yıldızlara verilirken, Lewis hiçbir zaman o seviyede bir oyuncu olamadı ve Magic’i şampiyonluğa taşıyamadı.
Bunda Orlando’nun da payı vardı. Kulüp, süper yıldız olmayan bir oyuncuya süper yıldız kontratı vermeyi tercih etmişti.
Altı yıllık sözleşmesinin dördüncü sezonunda performansı ciddi şekilde düşen Lewis, bir daha eski seviyesine ulaşamadı.
2010-11 sezonunun ortalarında Orlando, kadroyu değiştirme kararı alarak Lewis’i, daha da kötü bir kontrata sahip olan Gilbert Arenas karşılığında Washington Wizards’a takas etti.
18. Ben Wallace, Chicago Bulls
Sözleşme: 2006 yılında 4 yıl / 60 milyon dolar
Chicago Bulls genç bir çekirdek oluşturmuş ve yeniden yapılanma sürecine girmişti. Savunmacı kimliğiyle öne çıkan, şampiyonluk yaşamış Ben Wallace bu yapı için mantıklı bir tercih gibi görünüyordu; her ne kadar aldığı ücret yüksek olsa da.
Elbette Bulls, Tyson Chandler’ı takımda tutup Wallace’ı hiç almamayı da tercih edebilirdi. Ancak bunu yapmadı.
Kariyerinin zirvesini biraz geride bırakmış olmasına rağmen Wallace, 2006-07 sezonunda kendisinden bekleneni yaptı. NBA En İyi Savunma İkinci Takımı’na seçildi ve Bulls’un Doğu Konferansı yarı finallerine yükselmesinde önemli rol oynadı.
Ancak sözleşmesinin ikinci sezonunda Bulls geriye gitti.
Başantrenör Scott Skiles görevden alındı ve Wallace, 11 oyuncunun dahil olduğu üç takımlı büyük bir takasla gönderildi. Chicago’nun karşılığında aldığı oyuncular ise takımın ihtiyaçlarına tam olarak uymadı.
Yine de Bulls için işlerin olumlu tarafı vardı.
Wallace takasının yapıldığı yaz, kötü bir sezon geçirmeden draft piyangosunda şanslı bir sonuç elde eden Chicago, 1 numaralı seçim hakkıyla Derrick Rose’u kadrosuna kattı.
17. Jerome James (2005) ve Jared Jeffries (2006), New York Knicks
Jerome James’in sözleşmesi: 2005 yılında 5 yıl / 30 milyon dolar
Jared Jeffries’in sözleşmesi: 2006 yılında 5 yıl / 30 milyon dolar
New York Knicks‘in eski basketbol operasyonları başkanı Isiah Thomas’ın kulübü kötü yönettiği konusunda basketbol dünyasında neredeyse fikir birliği bulunuyor.
Jerome James ve Jared Jeffries’e verilen kontratlar da bu başarısız kararların yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor.
Listede yer alan en düşük maliyetli sözleşmeler bunlar olsa da Knicks‘e hiçbir katkı sağlamayan son derece kötü anlaşmalardı.
Jerome James, neredeyse tüm gelişmiş istatistiklere göre takıma zarar veren bir oyuncuydu. 2.16 metrelik pivot, 2005 yazında çaylak sözleşmesi sona erdiğinde düşük maliyetli bir risk olarak değerlendirilebilirdi.
Ancak Isiah Thomas ona 5 yıl 30 milyon dolar verdi.
James, New York’ta daha da kötü performans gösterdi ve yaşadığı ön çapraz bağ sakatlığı kariyerini fiilen bitirdi.
Jared Jeffries ise 2002 Draftı’nda 11. sıradan seçilmesine rağmen ilk dört sezonunda ancak “replacement level” seviyesinde bir oyuncuydu.
Minimum maaş ya da ona yakın bir kontratla alınması anlaşılabilir olabilirdi.
Ancak Thomas, Jeffries’e orta seviye istisnanın maksimumunu verdi.
Jeffries hiçbir zaman New York’ta beklenen çıkışı yapamadı. Kariyerinin son dönemlerinde yeniden Knicks forması giyse de bu tablo değişmedi.
16. Erick Dampier, Dallas Mavericks
Sözleşme: 2004 yılında 7 yıl / 73 milyon dolar (Sign-and-Trade)
Dallas Mavericks‘in pivotlara büyük kontratlar verme konusunda pek başarılı olduğu söylenemez.
Raef LaFrentz’e fazla para ödemelerinin üzerinden yalnızca iki yıl geçmişken Mavericks bu kez Erick Dampier için aynı hatayı tekrarladı.
2003-04 sezonunda Golden State Warriors formasıyla kariyer yılını geçiren Dampier, 7 yıl 73 milyon dolarlık bir sign-and-trade anlaşmasıyla Dallas’a katıldı.
Takasın diğer parçaları çoğunlukla rotasyon oyuncularından oluşurken, anlaşmanın merkezindeki isim açık ara Dampier’di.
Ne var ki Mavericks’in beklediği pota altı etkisini yaratamadı.
Dallas’taki altı sezonunda 6.5 sayı ve 7.6 ribaund ortalamaları yakalayan Dampier, güçlü Mavericks kadrolarında hücum tarafında çoğu zaman negatif bir faktör oldu.
Dallas’ta bu kadar uzun süre kalmasının nedenlerinden biri de kontratının takas edilmesinin oldukça zor olmasıydı.
Yine de Mavericks, 2010 yılında onu göndermeyi başardığında karşılığında Tyson Chandler’ı kadrosuna kattı.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
15. Larry Hughes, Cleveland Cavaliers
Sözleşme: 2005 yılında 5 yıl / 70 milyon dolar
Larry Hughes, kariyerinin en iyi sezonunu kontrat yılında geçirdi.
2004-05 sezonunda Washington Wizards formasıyla maç başına 22.0 sayı, 6.3 ribaund, 4.7 asist ve ligin en iyi derecesi olan 2.9 top çalma ortalamaları yakalayan Hughes, aynı zamanda NBA En İyi Savunma Beşi’ne seçildi.
Carlos Boozer’ı kadrosuna katamayan Cleveland Cavaliers‘ın maaş bütçesinde önemli bir boşluk oluştu. Kulüp de yükselişteki genç yıldız LeBron James’e destek olması için Hughes’a 5 yıl 70 milyon dolarlık kontrat verdi.
Ancak Hughes, Cavaliers‘taki ilk sezonunda orta parmağını kırdı ve yalnızca 36 normal sezon maçında forma giyebildi. Ardından kardeşinin trajik ölümü nedeniyle playofflarda dört maçı da kaçırdı.
2006-07 sezonunda daha sağlıklı olmasına rağmen Cavaliers’ın beklediği yıldız seviyesine hiçbir zaman ulaşamadı.
Temel istatistikleri fena görünmese de üst üste ikinci sezon hücum verimliliği açısından takımına zarar veren bir oyuncu konumundaydı ve genel performansı ancak “replacement level” seviyesindeydi.
Bir sonraki sezon ise Cleveland, Ben Wallace’ı kadrosuna kattığı takasta Hughes’tan da kurtuldu.
14. Evan Turner, Portland Trail Blazers
Sözleşme: 2016 yılında 4 yıl / 70 milyon dolar
2016 serbest oyuncu döneminin astronomik kontratlarını bekliyorsanız, işte ilk örnek.
NBA maaş bütçesinin yaklaşık 24 milyon dolar artması, neredeyse tüm takımların harcayacak büyük miktarda paraya sahip olmasını sağladı.
O yaz serbest oyuncu olan Evan Turner da bu durumdan en fazla faydalanan isimlerden biriydi.
Boston Celtics‘teki birkaç başarılı sezonun ardından Portland Trail Blazers ile 4 yıl 70 milyon dolarlık sözleşme imzaladı.
Ancak maaş bütçesindeki ani artış, Portland’ın bir rol oyuncusuna ilk beş seviyesinde para ödemesi anlamına geliyordu ve Turner’ın bu kontratın karşılığını vermesi hiçbir zaman mümkün olmadı.
Portland’daki üç sezonunda hücumda ciddi bir yük haline geldi, hiçbir sezon çift haneli sayı ortalamasına ulaşamadı ve Damian Lillard ile Trail Blazers‘ın Golden State Warriors engelini aşmasına yardımcı olamadı.
Bir bakıma Turner şartların kurbanıydı.
Yine de Portland açısından son derece başarısız bir yatırım olarak kaldı.
13. Kenyon Martin, Denver Nuggets
Sözleşme: 2004 yılında 7 yıl / 92.5 milyon dolar (Sign-and-Trade)
Kenyon Martin, Denver Nuggets formasıyla geçirdiği yıllarda kötü bir oyuncu değildi.
Yedi sezonda 12.3 sayı ortalaması yakaladı; ribaundları, atletizmi ve sertliğiyle hem normal sezonda hem de playofflarda güvenilir bir ilk beş oyuncusu oldu.
Sorun performansı değil, aldığı maaştı.
Denver, 2004 yılında Martin’i sign-and-trade yoluyla kadrosuna katabilmek için üç ilk tur draft hakkı verdi ve oyuncuya 7 yıl 92.5 milyon dolarlık dev bir kontrat imzalattı.
O dönem NBA maaş bütçesinin 44 milyon doların altında olduğu düşünülürse bu, tam anlamıyla bir süper yıldız sözleşmesiydi.
Üstelik kontratı ilerleyen yıllarda daha da yükseliyordu.
Dizlerinden geçirdiği birden fazla mikro kırık ameliyatı nedeniyle sık sık maç kaçıran Martin, özellikle sözleşmesinin son yıllarında aldığı ücretin çok gerisinde kaldı.
Sahada olduğu zaman kaliteli bir ilk beş oyuncusuydu.
Ancak maaş bütçenizin dörtte birinden fazlasını kullanan, sık sakatlanan ve süper yıldız olmayan bir oyuncuya üç ilk tur draft hakkı vermek, şampiyonluk yarışındaki bir takım için büyük bir hataydı.
12. Darius Miles, Portland Trail Blazers
Sözleşme: 2004 yılında 6 yıl / 48 milyon dolar
2000 NBA Draftı’nın 3 numara seçimi olan Darius Miles, 2004 yılında Portland Trail Blazers ile uzun vadeli sözleşmesini imzaladığında hâlâ büyük bir potansiyele sahip genç bir oyuncu olarak görülüyordu.
Portland, 2003-04 sezonunda Miles’ı 42 maç boyunca izleme fırsatı bulmuş ve gelişiminin devam edeceğine inanmıştı.
Sözleşmesinin ilk iki yılında sayı ortalaması bir miktar artsa da genel verimliliği düştü ve performansı “replacement level” seviyesine geriledi.
Genç bir oyuncu için bunlar tolere edilebilecek gelişim sancılarıydı.
Ancak altı yıllık kontratının ikinci sezonunun sonlarına doğru sağ dizinden ciddi şekilde sakatlandı ve sonraki iki sezonu tamamen kaçırdı.
Sakatlığının kariyer bitirici olduğu düşünülünce Portland, oyuncuyu serbest bıraktı ve kalan 18 milyon dolarlık maaşı maaş bütçesinden düşme hakkı kazandı.
Fakat hikâye burada bitmedi.
Miles, kariyerine geri dönmeye çalıştı. Portland onu tekrar kadrosuna katarak maaş yükümlülüğünden kaçınmaya çalışsa da NBA buna izin vermedi.
Sonunda Memphis Grizzlies oyuncuyla sözleşme imzaladı ve Miles 34 maçta forma giydi.
Bu da Portland’ın daha önce maaş bütçesinden sildiği paranın yeniden cap’e eklenmesine neden oldu.
İşte bu beklenmedik son gelişme, Miles’ın kontratını yalnızca şanssız bir yatırım olmaktan çıkarıp çok daha büyük bir felakete dönüştürdü.
11. Elton Brand, Philadelphia 76ers

Sözleşme: 2008 yılında 5 yıl / 82 milyon dolar
Bu listedeki birçok oyuncu büyük kontratlarını kontrat sezonundaki olağanüstü performansları sayesinde aldı.
Elton Brand ise tam tersine, Los Angeles Clippers ile sözleşmesinin son yılının büyük bölümünü Aşil tendonu kopması nedeniyle kaçırdı.
Buna rağmen Philadelphia 76ers, 2008 yazında ona 5 yıl 82 milyon dolarlık dev bir kontrat verdi.
Brand, Philadelphia’daki ilk sezonuna Aşil sakatlığını atlatarak başladı ancak bu kez omuz sakatlığı yaşadı ve yalnızca 29 maçta forma giyebildi.
Tam zamanlı olarak sahalara döndüğünde ise artık Chicago Bulls ve Clippers dönemindeki 20 sayı – 10 ribaund seviyesindeki oyuncu değildi.
Çift haneli sayı ortalamaları yakalamaya ve sahada olumlu katkı vermeye devam etti.
Ancak ortaya koyduğu performans, aldığı maaşın çok gerisindeydi.
Philadelphia aynı üretimi çok daha düşük maliyetli bir oyuncudan alabilirdi.
Aşil sakatlığından sonra yeniden All-NBA seviyesine çıkacağına güvenmek, kulüp adına büyük bir hata oldu.
Neyse ki 2011 Toplu İş Sözleşmesi’yle getirilen tek seferlik amnesty hakkını kullanan 76ers, 2012 yılında Brand’in kalan 18.2 milyon dolarlık maaşını bütçesinden silebildi.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
10. Allan Houston, New York Knicks
Sözleşme: 2001 yılında 6 yıl / 100 milyon dolar
1990’lı yılların sonunda Allan Houston, New York Knicks tarihinin önemli isimlerinden biri haline gelmiş, Patrick Ewing’den takımın liderliğini devralarak kulübün yüzü olmuştu. Büyük dakikalar oynayan, neredeyse her maç forma giyen ve playofflardaki kritik performanslarıyla New York basketbol tarihine geçen bir oyuncuydu.
Üst üste iki kez All-Star seçilmesinin ardından Knicks, 2001 yılında Houston’a NBA’in o dönemdeki en büyük kontratlarından biri olan 6 yıl 100 milyon dolarlık sözleşmeyi verdi.
Ancak bu kararın ters tepeceği çok uzun sürmedi.
Houston, sonraki iki sezonda takımın hücumdaki en önemli silahı olmayı sürdürse de Knicks’in düşüşünü engelleyemedi. 2003 yılında ise kronik diz sakatlıkları nedeniyle vücudu alarm vermeye başladı.
Sözleşmesinin dördüncü sezonunda — ligin en yüksek maaş alan oyuncularından biri olmasına rağmen — sadece 20 maçta forma giyebildi ve kariyeri fiilen sona erdi.
2005 yazında yeni Toplu İş Sözleşmesi ile birlikte takımların lüks vergisi yükünden kurtulmasını sağlayan tek seferlik amnesty kuralı getirildi. Bu düzenleme, Knicks’in Houston’ın kontratındaki son iki yılı silmesi beklenildiği için kamuoyunda uzun süre “Allan Houston Rule” olarak anıldı.
Ancak Knicks, Knicks olmaya devam etti.
Isiah Thomas yönetimindeki kulüp bu hakkı Houston yerine Jerome Williams için kullandı.
9. Grant Hill, Orlando Magic
Sözleşme: 2000 yılında 7 yıl / 93 milyon dolar (Sign-and-Trade)
Orlando Magic, 2000 yazında geleceğin süper takımını kurmayı hedefledi.
Kulüp, Grant Hill ve Tracy McGrady’yi aynı yaz kadrosuna katarak uzun yıllar şampiyonluk mücadelesi verecek bir çekirdek oluşturmayı planlıyordu.
Hill kariyerinin zirvesinde MVP adaylarından biriydi, McGrady ise yıldızlığa yükselmek üzereydi.
Ancak bu proje hiçbir zaman gerçek anlamda başlayamadı.
Hill, Magic’e katılmadan önce 2000 Playoffları sırasında ayak bileğinden sakatlanmıştı ve bu sakatlık hiçbir zaman tam anlamıyla iyileşmedi. Erken sahalara döndürülmesi de durumu daha kötü hale getirdi.
Sonuç olarak 2000-01 sezonunda sadece 4 maç oynayabildi.
Hill, Mayıs 2026’da yaşadığı süreci şöyle anlattı:
“Sakatlığımın yönetilme biçiminde hatalar yapıldığını düşünüyorum ve bunların büyük kısmının önlenebileceğine inanıyorum. Kimse başıma silah dayayıp beni oynamaya zorlamadı ama aynı zamanda bana ‘oynama’ diyen de olmadı.”
2000 ile 2004 yılları arasında tam beş ameliyat geçiren Hill, dev kontratının ilk dört sezonunda yalnızca 47 maçta forma giyebildi.
2003-04 sezonunu tamamen kaçırdıktan sonra ertesi yıl yeniden All-Star seviyesine yaklaşsa da artık Tracy McGrady’nin ayrıldığı vasat bir Orlando takımında oynuyordu.
Magic’in kurmayı hayal ettiği süper takım hiçbir zaman gerçekleşmedi ve Grant Hill’in yaşadığı sakatlıklar, NBA tarihinin en büyük “ya öyle olsaydı?” hikâyelerinden biri olarak kaldı.
8. Amar’e Stoudemire, New York Knicks
Sözleşme: 2010 yılında 5 yıl / 99.7 milyon dolar (Sign-and-Trade)
Bu listedeki birçok kontratın aksine Amar’e Stoudemire’ın 2010 yılında New York Knicks’e gelişi ilk günden itibaren kusursuz bir hamle gibi görünüyordu.
Stoudemire, eski Phoenix Suns koçu Mike D’Antoni ile yeniden buluştu ve bunun karşılığını ilk sezonunda fazlasıyla verdi.
NBA İkinci Takımı’na seçilen yıldız uzun, maç başına 25.3 sayı, 8.2 ribaund ve 1.9 blok ortalamaları yakalarken ligde en fazla iki sayılık isabet ve deneme yapan oyuncu oldu.
Ancak bu performans uzun sürmedi.
Sonraki yıllarda yaşadığı sakatlıklar ve fiziksel form sorunları Stoudemire’ın düşüşünü hızlandırdı.
İlk sezonunda 78 maç oynayan yıldız oyuncu, sonraki iki sezonda toplam sadece 76 maçta forma giyebildi.
Sözleşmesinin dördüncü yılında ise artık ağırlıklı olarak benchten geliyor ve maç başına yalnızca 22.6 dakika süre alıyordu.
Bu durum Knicks için tam bir kabustu çünkü Stoudemire o dönemde NBA’in en yüksek maaş alan beş oyuncusundan biriydi.
New York, sözleşmesinin son sezonunda Stoudemire’ı serbest bıraktı.
Yaklaşık bir yıl sonra da NBA kariyeri sona erdi.
26 Temmuz 2016’da ise Knicks ile sembolik bir günlük sözleşme imzalayarak basketbolu New York formasıyla bıraktı.
7. Bismack Biyombo ve Evan Fournier, Orlando Magic
Bismack Biyombo’nun sözleşmesi: 2016 yılında 4 yıl / 72 milyon dolar
Evan Fournier’nin sözleşmesi: 2016 yılında 5 yıl / 85 milyon dolar (Kısıtlı serbest oyuncu)
2016 yazının maaş patlamasından faydalanan iki isim daha…
Bismack Biyombo ve Evan Fournier kötü oyuncular değildi.
Ancak ikisi de ürettiklerinin çok üzerinde kontratlar aldı ve Orlando Magic‘in maaş bütçesini yıllarca kilitledi.
Biyombo, Toronto Raptors‘ta fiziksel gücü, ribaundları ve savunmasıyla öne çıkan; hücumda ise oldukça sınırlı bir uzundu.
2015-16 sezonunda 82 maçın tamamında forma giymesi ve playoff performansıyla dikkat çekmesinin ardından büyük kontratı kaptı.
Aslında Orlando tam da beklediği oyuncuyu aldı.
İlk iki sezonda 163 maça çıktı, ribaund aldı ve hücumda neredeyse hiç katkı veremedi.
Ancak Toronto’dakinden daha zayıf bir kadroda oynayınca eksikleri çok daha görünür hale geldi ve takım için negatif bir oyuncuya dönüştü.
Üçüncü sezonu başlamadan Charlotte Hornets‘e gönderildi.
Karşılığında ise 2016 serbest oyuncu döneminin bir başka başarısız kontratı olan Timofey Mozgov geldi.
Fournier ise ikili arasında açık ara daha iyi oyuncuydu.
Magic’in 2016 yazındaki önceliklerinden biri onu takımda tutmaktı.
Maaş bütçesindeki artış sayesinde Orlando’nun ana skoreri olması için büyük bir kontrat aldı ve 2016-17 ile 2017-18 sezonlarında takımın en skorer oyuncusu oldu.
Ancak oyun repertuvarı ligin elit skoreri olacak kadar geniş değildi.
Sonuç olarak Magic, onun takımda olduğu yıllar boyunca vasatlığın üzerine çıkamadı.
Kısacası, eğer takımınızın en skorer ve en çok kazanan oyuncularından biri Evan Fournier ise, çok ileri gitmeniz pek mümkün değildir.
6. Joakim Noah, New York Knicks

Sözleşme: 2016 yılında 4 yıl / 72 milyon dolar
2016 yazına gelindiğinde Joakim Noah artık 30 yaşını geçmişti.
Enerji, mücadele ve savunma üzerine kurulu kariyerinin ardından düşüş sinyalleri vermeye başlamış, ayrıca sezonu omuz ameliyatıyla kapatmıştı.
Böyle bir oyuncuyu soyunma odasına liderlik etmesi için kısa süreli veya düşük maliyetli bir kontratla kadroya katmak mantıklı olabilirdi.
Ancak 4 yıl ve 72 milyon dolar?
Tam anlamıyla klasik Knicks…
Üstelik bu kez suçlu Isiah Thomas bile değildi.
Omuz ve diz sakatlıkları Noah’nın New York’taki ilk sezonunda sadece 46 maç oynamasına neden oldu.
Sahada artık eski savunma canavarından eser kalmamıştı.
Hücum katkısı da neredeyse yoktu: 5.0 sayı ve 2.2 asist.
2017-18 sezonunda sakatlıklar daha da ağırlaştı.
Tüm sezon boyunca yalnızca 7 maçta toplam 40 dakika oynayabildi.
Knicks, üçüncü sezonunun başlamasını bile beklemeden Noah’yı waive-and-stretch yöntemiyle serbest bıraktı.
Böylece kalan 37.8 milyon dolarlık maaşı 2021-22 sezonuna kadar taksitler halinde ödemeyi kabul etti.
Noah daha sonra Memphis Grizzlies ve Los Angeles Clippers formalarını giydi ve 2020 yılında basketbolu bıraktı.
'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.
