Bir Basketbol Kasidesi: Yunan Guardlar ve Tarihsel Evrimi

10/Haz/20 11:07 Haziran 10, 2020

Semih Altınbaş

10/Haz/20 11:07

Eurohoops.net

Avrupa basketbolunda son 40 yıllık süreçte çığ gibi büyüyen bir Yunan guard geleneği mevcut. Peki bu isimler tarihte nasıl boy gösterdi, bu gelenek nasıl oluştu, Vassilis Spanoulis bu altın çağı kapatan isim mi?

by Semih Altınbaş / info@eurohoops.net

Ekol: Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul.

Avrupa basketbolunun günümüze kadar gelişiminde ülkeler bazında büyük ekollerden bahsetmemiz mümkündür. Geçmişte Yugoslavların ve günümüzde Sırpların sahayı domine eden kadife elli yönetici pivotları, Sovyet basketbolunun Arvydas Sabonis, Vladimir Tkachenko gibi dev pivotlarla 80’li yıllara damga vuruşu, çeşit çeşit ülkelerin yakaladığı jenerasyonlar…

Yugoslavya ve Sovyetler örnekleri, çok uluslu devlet yapılanmalarının bir getirisi olarak nüfus kalabalıklığıyla harmanlanan bir yetenek havuzu şeklinde karşımızda duruyor. Sonuç olarak Yugoslavya’nın 1990 yılı itibariyle 23 küsür, Sovyetler Birliği’nin ise 287 küsür milyon gibi bir nüfusu vardı. Ancak o dönemde baş gösteren bir Yunanistan basketbolu var ki, 1990 sayımında 10.1 milyon nüfuslu bir ülkenin basketbola bu kadar uzun süre nasıl damga vurabildiğini, Avrupa’nın diğer devleriyle savaşabildiğini net biçimde gözler önüne seriyor.

Yunanların basketbol macerasına baktığımız zaman 1891’de oyunu YMCA’deki (Genç Hristiyan Erkekler Birliği) fizik antrenörü James Naismith’in bulduğunu, ardından YMCA’in Selanik örgütlenmesinin bunu Yunanistan’a taşıdığını biliyoruz. İlk profesyonel takımın kurulmasıysa 1919 yılına tekabül ediyor.

Ancak basketbolun Avrupa’da hakettiği ilgiyi bulmasının bu bahsi geçen yıllarla uzaktan yakından alakası yok. 1958’de kurulan FIBA EuroLeague’in devamında yaşanan gelişmelerin bu bağlamda kıta kapsamındaki ekipleri bir rekabet yarışına soktuğunu ve basketbolun organizasyonel olarak birleşik faaliyet göstermesi bakımından kritik rol oynadığını görüyoruz.

Bunun yaratacağı avantaj köklü Yugoslav, Sovyet, Yunan, İspanyol ve Türk kulüplerinin birbirlerinden etkilenerek yıllar içinde başarı basamaklarını tırmanarak küresel bir basketbol kültürü oluşmasında önemli rol oynamasını sağlayacaktı.

İlk Filizler

Faidon Matthaiou

1950’li yıllarda Boston Celtics‘in efsanevi oyun kurucusu Bob Cousy, takımın Yunan oyuncusu Lou Tsioropoulos’la beraber Yunanistan’a ayak basarak Celtics‘in o dönemki basketbolunu anlattıkları bir klinik düzenliyor. 1950 ve 60’lar Celtics takımını anlatmaya fazla gerek yok. Bu kliniğin baş muhatapları arasında yer alan Olympiacos efsanesi kardeşler Giannis ve Alekos Spanoudakis, Amerikan basketbol etiğini Yunanistan’a taşıyan ilk sporcular oluyorlar.

Bir yandan o yıllarda Panathinaikos efsanesi ve aynı zamanda “Yunan Basketbolunun Atası” olarak kabul edilen Faidon Matthaiou’nun hikayesi de ilginç. 12 yıl süren kariyerine pivot olarak başlayan Matthaiou, 1949 EuroBasket’te bronz madalya kazanan bir takımın parçası. Faidon, sonradan bir oyun kurucuya evriliyor ve Panathinaikos formasıyla tam 3 Yunan Ligi şampiyonluğu kazanıyor.

Bu süreçte ülkeyi basketbol anlamında domine eden ekip Panellinios olurken “Altın Beşli” olarak adlandırılan bu kadro EuroLeague’in kuruluşu öncesinde saygıdeğer turnuvalar olan Brüksel ve San Remo turnuvalarında Kızılyıldız ve Virtus Bologna’yı mağlup ederek 2 uluslararası şampiyonluğu müzesine ekliyor.