Tanıklar Anlatıyor: NBA Tarihinin En İyi Çaylak Sınıflarından 2003 Draftı

29/Tem/20 10:46 Temmuz 29, 2020

Arma Kaynar

29/Tem/20 10:46

Eurohoops.net

NBA tarihinin en özel draft sınıflarından birisi olan 2003 Draft’ının hikayesini tanıkları anlattı…

by Briand Windhorst, Çeviri: Cem Doğan 

Bu yazı 23 Haziran 2013 tarihinde ESPN’de yayınlanmış olup uyarlanarak Türkçeye çevrilmiştir.

 

Profesyonel sporlarda bu kadar heyecanlanmaya ve beklentiye değecek fazla olay yoktur. 2003 NBA Draftı onlardan biriydi.

Yaklaşmakta olan yeni yetenekler hakkındaki heyecan — önce yöneticiler ve sonra taraftarlar arasında olmak üzere– bir yıl öncesinden başlamıştı. Ve, ligin buna ihtiyacı vardı.

NBA bir durgunluk döneminden geçiyordu. Michael Jordan emekli olduğunda, ligdeki iyi durumda ve pazarlanabilir gençlerin azlığı nedeniyle, taraftarların ilgisi azalmıştı. Los Angeles Lakers ve yıldızları Kobe ile Shaq haricinde, ligin geniş kitleleri çekecek pek bir şeyi yoktu.

San Antonio Spurs ve New Jersey Nets arasında oynanan 2003 NBA Finalleri tarihin en düşük reytingine sahip olmuş ve Jordan’ın Bulls ile kazandığı son yüzüğün ardından toplam seyirci sayısı yüzde 50’den fazla düşüş göstermişti.

Yeni jenerasyonun işleri değiştirebileceği ve 2003 sınıfının bazı gelecek vaat eden oyuncular içerdiği hakkında bir inanç, ya da en azından bir umut vardı.

Lebron James, dergi kapakları ve oynadığı maçların ESPN’de yayımlanması sebebiyle 18 yaşına girmeden yıldızı ülke çapında parlayan ilk lise oyuncusuydu. Carmelo Anthony, ilk sezonunda Syracuse’ü şampiyonluğa taşıyarak spot ışıklarını üstüne çekmişti. Chicagolu sert bir çocuk olan Dwyane Wade de NCAA turnuvasında okulu Marquette’i pek de beklenmeyen bir şekilde Final Four’a taşıyarak ve Kentucky’ye karşı kaydettiği, turnuva tarihine geçecek bir triple-double ile kendine isim yapmıştı.

Bu arada yalnızca yerli oyuncular yoktu. Dirk Nowitzki’nin bir süperstar haline gelmesi ve Yao Ming’in yükselişiyle, takımlar bir sonraki uluslararası yıldızı bulmak üzere tüm dünyayı tarar olmuşlardı: Ve açık sarı saçlı, 17 yaşındaki Darko Milicic, çoğu kişi için bir takıntı haline geldi.

“Eğer yeteri kadar uzun zamandır buralardaysanız, potansiyel bir franchise oyuncusunu gördüğünüzde anlıyorsunuz” diyor Miami Heat başkanı Pat Riley. “Hepimiz bu draftta birbirinden farklı özel oyuncular olduğunu biliyorduk. Bunu hissedebiliyordunuz. Ve hepsini istiyorduk.”

Sahip olunacak bu kadar çok yetenekle, draft sıralaması, 02-03 sezonunun ana hikayesi haline geldi: Hem medya, hem de taraftarlar, ligin alt sıralarına daha dikkatle bakar oldular. Bu kadar ilgiyle beraber, olağan draft lotaryası –ligin de ilk 13 sırayı açıklamasıyla birlikte– büyük bir televizyon olayı haline geldi. Ve draft gecesi geldiğinde birkaç takım, sonraki yıllar boyunca ligin kaderini çizecek olan kararlar aldılar.

Olaylardan bu yana 17 yıl geçti ve alakalı kişilerin anlatacakları hikayeler var. Bazıları hoş. Bazıları korkunç.