2025 NBA Yazı: Her Takımın En Büyük Korkusu

16/Haz/25 11:33 Haziran 16, 2025

Berkay Terzi

16/Haz/25 11:33

Eurohoops.net

Eurohoops Çeviri, 30 NBA takımının 2025 yazındaki en büyük endişesini listeliyor.

via Dan Favale / info@eurohoops.net 

Bu yazı 4 Haziran 2025 tarihinde Bleacher Report‘ta yayınlanmış ve uyarlanarak çevrilmiştir.

Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın! 

 

NBA’de yaz dönemi; takımların değerlendirme yaptığı, strateji geliştirdiği ve hamlelerini uygulamaya koyduğu bir süreçtir. Hedefler farklılık gösterebilir ancak her takımın ortak bir amacı vardır: Mevcut ve/veya uzun vadeli vizyonlarını geliştirmek ve olabilecek en iyi sonuçlara ulaşmak.

Ama derler ya, en iyi planlar bile bazen bozulur…

Her şey ters gidebilir. Hatta bazen çok ters gidebilir. Bu yüzden en kötü senaryolardan kaçınmak, başlı başına ayrı bir görevdir. Takımlar kusursuz olmak ister ama aslında ihtiyaçları olan şey; işleri gereksiz yere zorlaştıracak, hatta gelecek planlarını baltalayacak kâbus senaryolardan kaçınmaktır.

Bu liste, takımların 2025 yazında kaçınmaları gereken hataları, başarısızlıkları ya da olası felaketleri gözler önüne seriyor:


trae-young-atlanta-hawks

Atlanta Hawks: Trae Young’ın Uzatma Teklifini Reddetmesi

Trae Young bu yaz 4 yıl, 228.6 milyon dolarlık bir uzatma sözleşmesine imza atabilir. Hawks bu sözleşmenin tamamını mı sunmalı, yoksa daha kısa ya da daha düşük ücretli bir teklif mi yapmalı, tartışılabilir. Ama kesin olan şu ki, bir teklif sunmaları şart.

Ve sonra Young’ın bunu kabul etmesini ummaları gerekiyor.

Eğer Young bu teklifi reddederse, tüm planlar alt üst olur. Hawks, oyuncu 2026-27 sezonunda serbest kalmadan bir yıl önce onu takas etmek zorunda kalabilir. Bu da takas pazarlığında ciddi şekilde ellerini zayıflatır. Çünkü herkes Young’ın kalmak istemediğini bilir ve teklifler de buna göre düşük olur.

Üstelik Hawks’ın 2026 ve 2027 draft hakları kendi ellerinde değil. Yani Trae sonrası bir “yeniden yapılanma” da sınırlı fayda sağlar. Ne kadar tartışmalı olursa olsun, Hawks Trae Young’sız daha iyi olmaz.


Boston Celtics: Ya Maaş Kesintilerinin Bedeli Ağır Olursa

Boston Celtics’in mevcut kadrosunu aynen koruması, lüks vergiler dâhil edildiğinde kulübe yarım milyar dolardan fazlaya patlayacak.

Bu rakam, serbest kalacak Al Horford’un dönüşünü bile kapsamıyor. Üstelik Jayson Tatum’un sağ aşil tendonunun yırtılması nedeniyle tüm sezonu kaçırabileceği konuşuluyor.

Celtics’in maliyeti düşürmesi kaçınılmaz. İkinci “apron” sınırını aşmamak için en az 25 milyon dolarlık bir kesinti gerekiyor. Vergiden tamamen kurtulmak istenirse bu miktar 40 milyon doları geçiyor.

Ancak bu maaşları “sıfır karşılıkla” elden çıkarmak her zamankinden zor. Ligin ciddi maaş boşluğu olan tek takımı Brooklyn Nets. Porziņģis (1 yıl, 30.7M) ve Jrue Holiday (3 yıl, 104.4M) gibi oyuncular, piyasa değerlerinin altında görülüyor.

Eğer Celtics, maaş kesmek uğruna birinci tur draft hakkı vererek kontratlardan kurtulmaya çalışırsa ya da Jaylen Brown (4 yıl, 236.2M) veya Derrick White’ı (4 yıl, 125.9M) gözden çıkarırsa, bu sürecin bedeli daha da ağır olabilir.


Brooklyn Nets: Yeniden Yapılanmayı Gereksiz Yere Hızlandırmak

Brooklyn Nets’in yeniden yapılanma sürecini hızlandırma ihtimali abartılı olabilir. Zira serbest oyuncu piyasasında mantıklı hamle yapmaları zor ve ellerinde ilk 35 sırada beş draft hakkı var.

Ancak Nets’in 13 takas edilebilir ilk tur hakkı ve ciddi maaş boşluğu var. Üstelik 2027 draft haklarını da kontrol etmiyorlar. Bu da onları “etkili yıldızlar” kovalamaya itebilir.

Hatta adı Giannis Antetokounmpo ile bile anılıyor. Ancak şu anda tek bir ya da iki yıldızla şampiyonluk kovalanacak bir temel yok.

Cam Thomas gibi oyunculara kontrat vermek, doğru serbest oyuncularla anlaşmak ya da akılcı takaslar yapmak yerine aceleci hamleler yapmak, uzun vadeli başarıyı tehdit eder.


Charlotte Hornets: 2025 Draftında Hata Yapmak

Geçen yıl Tidjane Salaün’ü 6. sıradan seçen Hornets için bu tercih şu an pek olumlu görünmüyor. Onun ardından seçilen Donovan Clingan, Zach Edey, Jared McCain gibi isimler potansiyel vadediyor.

İstatistiksel olarak, 1000 dakikadan fazla oynayıp %46’nın altında gerçek şut yüzdesiyle, -5.0 box plus-minus değeriyle sezonu bitiren çaylaklar arasında Salaün kötü bir yerde.

Bu Hornets için kıyamet değil ama LaMelo Ball’un sağlık durumu belirsiz, Mark Williams’ın kontrat uzatması kararsız, Brandon Miller ise sakatlıktan ötürü sınırlı gelişim gösterdi.

Bu nedenle, 2025 draftı—özellikle 4. sıradan yapılacak seçim—hayati önem taşıyor. Eğer Ace Bailey ya da V.J. Edgecombe beklentileri karşılamazsa, Charlotte belki de aşağıya düşüp ekstra varlık elde etmeyi düşünmeli.


Chicago Bulls: Josh Giddey’e Gereğinden Fazla Para Vermek

NBA muhabiri Jake Fischer’a göre, Josh Giddey beş yıllık ve en az 120 milyon dolarlık bir kontrat istiyor. Bu, Chicago Bulls taraftarlarını ciddi şekilde endişelendirmeli.

Giddey geçtiğimiz sezon %37.8 üçlük isabetiyle kariyer rekoru kırsa da, hem hücumda hem savunmada önemli sınırlamaları var. Üçlük atsa bile rakipler hâlâ onu savunmakla uğraşmıyor. Potaya yakın bitiriciliği zayıf. Savunmada ise çoğunlukla topa yakın olmayan forvetleri savunabiliyor.

Yeni maaş sınırı kuralları, hataya daha az tolerans tanıyor. Özellikle Coby White önümüzdeki yaz kontrat yenileyecekken ve Patrick Williams’a zaten fazla ödeme yapılmışken, Giddey için dış piyasada olmayan teklifleri yansıtmak akılcı olmaz.


Cleveland Cavaliers: Dan Gilbert’ın Harcama Yapmaktan Kaçması

Evan Mobley’nin Yılın Savunmacısı ödülünü kazanmasıyla birlikte Cleveland Cavaliers’ın 2025-26 maaş bordrosu ikinci “apron” sınırının 13 milyon dolar üzerine çıktı. Bu durum, zaten dikkat çekici geçeceği tahmin edilen bir yaz dönemine ekstra dramatik bir boyut katıyor.

Bu bağlamda Ty Jerome, Cavs’in harcama konusunda ne kadar istekli olduğunu gösterecek bir test olabilir. Jerome “Early Bird” statüsünde ve ona önerilebilecek maksimum yıllık maaş 14 milyon dolar civarında. Fakat ESPN’den Bobby Marks’ın belirttiğine göre bu rakam, vergi cezalarıyla birlikte 80 milyon doların üzerinde ek maliyet yaratabilir.

Bu durum iki şekilde yorumlanabilir: Ya Jerome gönderilecek, ya da onunla kalmak için başka oyuncular takas edilecek. Ancak daha kötüsü; takım sahibi Dan Gilbert ve genel menajer Koby Altman’ın, ikinci apron sınırının altına inmek istemesi. Bu durumda kimler gönderilir? Isaac Okoro? De’Andre Hunter? Max Strus? Belki de Jarrett Allen?

Cleveland için “yan hasar” kaçınılmaz olabilir. Bunun derinliği ve rotasyona etkisi ise hâlâ belirsizliğini koruyor.


Dallas Mavericks: Nico Harrison’ın Yine Sürpriz Peşine Düşmesi

Dallas Mavericks başkanı Nico Harrison, geçtiğimiz Şubat ayında beklenmedik hamleler yaparak taraftarları şaşkına çevirmişti. Şimdi ise elinde Cooper Flagg’i seçme hakkıyla birlikte 1. sıra draft seçimi var.

Tüm güncel raporlar, Mavs’in Flagg’i seçeceğini ve bu hakkı elinde tutacağını söylüyor. Harika haber.

Ama… Geçtiğimiz Şubat ayında da kimse Luka Dončić’in, daha yaşlı oyuncularla daha uzun vadeli başarı hedefi uğruna takaslanacağını düşünmemişti.

Yani 1. sıra hakkının takaslanacağı kesin değil—ama Harrison’ın son dönemdeki siciline bakıldığında, en kötü senaryoyu da tamamen göz ardı edemeyiz.


Denver Nuggets: Josh Kroenke’nin Nikola Jokic’i Dinlememesi

Nikola Jokić, Oklahoma City Thunder’a Game 7’de elendikten sonra şunu söyledi:

“Kesinlikle daha fazla derinlik bulmamız gerekiyor. Uzun rotasyonlara sahip takımlar, kazanıyor.”

Ancak Nuggets başkanı Josh Kroenke, kendi basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:

“Kadromuzun mevcut durumu göz önüne alındığında cevaplarımız içeriden gelecek. Zaten sözleşmeli birçok oyuncumuz var.”

Kroenke’nin gerçekten ciddi olup olmadığını Nuggets taraftarları merak ediyor. Belki sadece yeni başantrenör olarak David Adelman’la devam kararı alındığını ima ediyordur. Üstelik aktif olacaklarını da söylemişti.

Ama mesele şu: Nuggets kadrosuna gerçekten anlamlı takviyeler mi yapılacak, yoksa bu kadroyla devam mı edilecek? Kadroyu yenilemek zaten zor çünkü harcayabilecekleri en büyük araç mini mid-level exception (5.7 milyon dolar) ve sadece bir ilk tur draft hakkı takas edebilirler.

Yeni takviye gelmezse, bu kadro süreklilik değil zaman kaybı olur. Jokić’in zirvesi boşa harcanmamalı.


Detroit Pistons: Başarıya Fazla Anlam Yüklenmesi

Detroit Pistons artık tekrar “cool”. Bunun başlıca nedeni, artık işlerini düzgün yapmaları.

Basketbol operasyonları başkanı Trajan Langdon, bu çizgiyi bozmamalı. En iyi yol? Aşırıya kaçmamak.

Pistons’un elinde tüm gelecek draft hakları, taşınabilir kontratlar, genç yetenekler, potansiyel maaş boşluğu var. Ama hâlâ uzun vadeli “ikinci yıldız” profili yok. Bu fark, akılcı hamleyle agresiflik arasındaki çizgiyi belirler.

Aşırı agresiflik = Atlanta Hawks sendromu.

Pistons yalnızca maaş boşluğuyla sınırlı hamleler yapacak olsa sorun yok. Ama 15-17 milyon dolar harcama gücü elde etmek için tüm serbest oyuncularından vazgeçmeleri gerekiyor.

Daha mantıklı olan; Dennis Schröder’ı tutup, maaş sınırının üzerinde kalmak, Malik Beasley için vergi dışı MLE’yi (14.1 milyon $) kullanmak ve mevcut çekirdeği geliştirmek olacaktır.


Golden State Warriors: Jonathan Kuminga Krizi

Jonathan Kuminga, sınırlı serbest oyuncu olacak ve Warriors gelen her teklifi eşleştirme hakkına sahip. Ama bu süreç üç farklı şekilde Warriors’ın başını yakabilir:

  1. Kuminga öyle bir teklif alır ki Warriors bunu eşleştirmek istemez ve karşılık almadan kaybeder.
  2. Kuminga, Warriors’ın eşleştirmek zorunda kaldığı ama ileride kötüleşecek bir kontrata imza atar. Bu hem takas değerini düşürür hem maaş tablosunu şişirir.
  3. Kuminga, eleştirel riski göze alıp “nitelikli teklif”i (QO) kabul eder, sezonu geçirir ve bir yıl sonra kısıtlamasız serbest kalır.

Bunların hiçbiri şu an yüksek ihtimal değil. Ligde büyük bir maaş boşluğu yok, Kuminga için büyük teklif gelmesi zor. QO’yu kabul etmekse kariyeri için büyük risk.

Warriors için en ideal çözüm sign-and-trade (imzala ve takas et) olur. Bu yapılamazsa, Kuminga’nın taşınabilir ve makul bir kontratla geri dönmesi şart.


VanVleet-Sengun-Rockets

Houston Rockets: Hücumu Geliştirmek İçin Hiçbir Şey Yapılmaması

Houston Rockets’ın yaz dönemi genellikle uç noktalarda ele alınıyor: Ya mevcut çekirdek korunmalı ve gelişimi izlenmeli ya da süperstar düzeyinde bir hücum oyuncusu için tüm kaynaklar harcanmalı. Arada bir seçenek yokmuş gibi.

Ancak bu yaklaşım açıkça saçma.

Orta yolu bulmak Rockets için gayet makul. Ama hiçbir şey yapmamak en büyük günah olur.

Geçtiğimiz sezon rotasyonda yer alan hiçbir oyuncu, gelecekte takımın ana skorer veya oyun kurucusu rolünü üstlenecek gibi görünmedi. Diyelim ki organizasyon Reed Sheppard’ın bu oyuncu olabileceğine inanıyor—belki gerçekten öyledir—yine de şut alanını genişletecek takviyelere ihtiyaçları var.

Çünkü geçen sezon Rockets:

  • Üçlük denemelerinde 28. sıradaydı
  • İsabet oranında 20. sıradaydı
  • İlk hücum hakkı verimliliğinde 22. sıradaydı (normal sezon + playoff, PBP Stats verisi)

Yani tamamen yerinde saymak kâbus senaryosu olur. Rockets genç ve yetenekli ama NBA’de fırsat pencereleri düşündüğünden daha kısa ömürlüdür. Takım zaten iyi, zirveye çıkma şansı da var—geleceği yakmadan ilerleyebilirler. Öyleyse, bu doğrultuda harekete geçmeleri gerek.


Indiana Pacers: Erken Tasarruf Kararı Gerçek Bir Şampiyonluk Adayını Dağıtırsa

Indiana Pacers’ın yaz dönemi ve mevcut başarı penceresine olan bağlılığı büyük ölçüde Myles Turner’ın serbest kalmasıyla şekillenecek.

Çoğu kişi Turner’ın takımda kalacağını düşünüyor—zaten gitmemesi gerekir. Pozisyonu itibarıyla hâlâ ligde nadir bulunan bir oyuncu ve uygun fiyatla yerine alternatif bulmak neredeyse imkânsız.

Ancak maaş bütçesi işleri karıştırabilir. 23. sıradan seçilecek oyuncu dahil edildiğinde, Pacers lüks vergi sınırına yalnızca 17 milyon dolar uzaklıkta kalacak. Turner’ın alacağı ücret bunun tamamını, hatta fazlasını aşabilir.

Bu durum Turner’ın kalıp kalmamasını doğrudan etkilemeyebilir. Ama Pacers bu sınırı aşmamak için başka oyuncuları göndermek zorunda kalırsa, bu geri adım olur.

İki yıl üst üste konferans finali oynamış ve NBA Finallerine çıkma eşiğine gelmiş bir takımın, birkaç milyon dolar tasarruf için rotasyondaki gerçek katkı sağlayan oyuncuları kaybetmesi kabul edilemez.

Sonuç: Pacers bu yaz vergi ödemeye razı olmalı. En azından bir sezon için bu takım bunu fazlasıyla hak etti.


Los Angeles Clippers: James Harden’a Daha Az Yük Verilmezse

James Harden, 2024-25 sezonunu toplam dakikada lig beşincisi olarak tamamladı. Üstelik bir önceki yıla kıyasla çok daha fazla üçlüğü asist olmadan attı ve BBall Index’e göre en yüksek 10 “gerçek kullanım oranı”na sahipti (asist ve potansiyel asist dahil).

Bu yük, 35 yaşındaki bir oyuncu için ciddi anlamda aşırı. Clippers, onun 36 yaş sezonunda bu kadar zorlanmasını göze alamaz.

Bogdan Bogdanović ve Norman Powell gibi isimler bir nebze yük alabilir, ama yeterli değil. Kawhi Leonard’ın ne zaman sahada olacağı her zaman belirsiz. Zaten Clippers, oynadığı zamanlarda onu daha az yormaya çalışıyor.

Harden’ın yeniden imzalanması (oyuncu opsiyonu) sonrası maaş durumuna göre mid-level exception’ın büyük kısmını (yaklaşık 12.9 milyon dolar) kullanma şansları olabilir. Eğer bu alan korunursa, bu kaynak oyun kurabilen başka bir oyuncuya gitmeli.


Los Angeles Lakers: Pelinka’nın Yeterince İki Yönlü Oyuncu Katmaması

Los Angeles Lakers’ta, hem hücumda hem savunmada sürekli katkı veren oyuncu olarak Dorian Finney-Smith (oyuncu opsiyonu) dışında neredeyse kimse yok.

Bu durum kesinlikle değişmeli.

“Peki ya LeBron James?”, “Luka Dončić bazen savunma yapıyor ” ya da “Gabe Vincent bazen başka biri oluyor ” gibi yanıtlar verebilirsiniz—ama bunlar yetmiyor.

Lakers’ın istikrarlı, iki yönlü oyunculara şiddetle ihtiyacı var.

Ancak bu oyuncuları bulmak kolay değil. Her takım bu tarz oyuncuları ister, Lakers ise ne draft hakları ne de maaş esnekliği açısından avantajlı durumda. Ellerinde sadece bir ilk tur draft hakkı var ve yalnızca mini mid-level exception (5.7 milyon $) kullanabiliyorlar—maaş yapısı ciddi şekilde değişmedikçe.

Rob Pelinka’nın mutlaka bir çözüm bulması gerekiyor. Ve bu çözüm, doğru çözüm olmalı. Geçtiğimiz sezon iptal edilen Mark Williams takası, kalan en değerli varlıkların “iyi ama mükemmel olmayan” bir oyuncuya harcanmasının örneğiydi.

Lakers’ın hata yapma lüksü yok. Hem takas hedeflerinde hem de serbest oyuncu pazarında neredeyse mükemmel seçimler yapmaları gerekiyor.


Memphis Grizzlies: Jaren Jackson Jr. Herhangi Bir Uzatma Sözleşmesi İmzalamıyor

Jaren Jackson Jr.’ın All-NBA ödüllerine dahil edilmemesinin ardından, onun ve Memphis Grizzlies‘ın önünde üç seçenek bulunuyor:

1. Seçenek: Jackson, mevcut 2025-26 sezonundaki maaşı olan 23.4 milyon dolar üzerinden dört yıllık bir uzatma sözleşmesi imzalayabilir. Bu sözleşme toplamda 146.8 milyon dolara (yıllık ortalama 36.7 milyon dolar) denk gelir.

2. Seçenek: Memphis, yaklaşık 7 milyon dolarlık mevcut maaş boşluğunu kullanarak Jackson’ın sözleşmesini yeniden yapılandırıp uzatabilir. Bu durumda 2025-26 maaşı 30.4 milyon dolara yükselir ve ardından dört yıl için 190.8 milyon dolarlık (yıllık ortalama 47.7 milyon dolar) yeni bir sözleşme imzalanır.

3. Seçenek: Jackson, herhangi bir uzatma imzalamaz ve 2026’da sınırsız serbest oyuncu olur.

  1. seçenek, her ne kadar Grizzlies’ın maaş sınırını aşarak 14.1 milyon dolarlık vergi dışı orta seviye istisnayı kullanmasını engellese de, makul bir orta yol gibi görünüyor. Yine de kullanabilecekleri 8.8 milyon dolarlık “room exception” istisnası mevcut ve daha da önemlisi, Jackson’ın gelecek yaz takımdan ayrılması konusunda endişelenmeleri gerekmez.

Eğer bir anlaşmaya varılamazsa, zor konuşmalar yapılması gerekebilir. Jackson, 2026’da Memphis’ten dört yıl için 228.6 milyon dolar veya beş yıl için 296 milyon dolar değerinde maksimum bir sözleşme almaya hak kazanacak. Grizzlies onun bu paraya değmediğini düşünüyorsa, takas etmeyi değerlendirmek zorunda kalabilir.


Miami Heat: Bu Yaz 2026 Esnekliği Pahasına Boş Geçiyor

Mevcut durumda, Miami Heat 2026 yazında 30 milyon dolardan fazla maaş boşluğu yaratma yolunda ilerliyor. Eğer Andrew Wiggins, 30.2 milyon dolarlık oyuncu opsiyonunu reddedip uzun vadeli güvenlik peşinde koşarsa, bu harcama gücü daha da artar.

Miami, bu esnekliği korumak için sonuna kadar savaşmalı.

Gelecek yılki serbest oyuncu sınıfı daha derin olmakla kalmayıp, Heat aynı zamanda takas edebileceği daha fazla draft hakkına sahip olacak. 2026 yazını bir dönüm noktası olarak görmeleri gerekiyor—ya büyük bir hamle yapacakları ya da tamamen farklı bir yola girecekleri an.

Bu plana sadık kalmak çok fazla irade gerektirmemeli. Miami, önümüzdeki Haziran’daki ilk tur draft hakkını elinde tutuyor. Yani maaş boşluğu yaratmak performanstan ödün verilmesine neden olursa, bunun karşılığında lotaryadan gelecek bir yetenek onları bekliyor olabilir.

Yine de Pat Riley’nin yönettiği bir ön ofisin “Yeniden Yapılanma” (Rebuild) kelimesinden pek hoşlanmadığını biliyoruz. Bu, Heat’in bu yaz radikal bir hamle yapmasına neden olabilir. Ancak yapmamalılar. Bu takım şu an ligin elit takımlarıyla arasındaki farkı kapatamayacak kadar uzakta ve ellerinde bunu başarmak için yeterli varlık ya da fırsat yok. Gelecek yaz? O başka bir hikâye.


Milwaukee Bucks: Giannis Antetokounmpo Takas Talebinde Bulunuyor

Giannis Antetokounmpo henüz resmi olarak bir takas talebinde bulunmadı ve Milwaukee Bucks, onun 2025-26 sezonunda bir “geçiş yılı” geçirmesi fikrini ona satmaya çalışıyor, Marc Stein’in The Stein Line’daki haberine göre.

İyi şanslar, Bucks.

30 yaşındaki bir yıldız oyuncuya rekabetten uzak bir sezon fikrini satmak zaten zor. Durum, önümüzdeki Haziran’da kendi draft haklarına sahip olmadıklarında daha da cazibesini kaybediyor.

Milwaukee, gelişim süreci ve küçük-orta düzeydeki mali esnekliğin faydalarını ne kadar överse övsün, 2026 birinci tur hakkını geri almadıkça, “geçiş yılı” fikri içi boş bir söylem olarak kalır.

Elbette, Bucks bu hakkı geri alsa bile, Giannis’in bu plana razı olacağının garantisi yok. Eğer bu da işe yaramazsa, Milwaukee tam anlamıyla köşeye sıkışmış durumda. Damian Lillard’ın sol aşil tendon yırtığından iyileşmeden sahalara dönmeyeceği göz önünde bulundurulursa, Bucks’ın önümüzdeki sezon şampiyonluk için mücadele etmesi mümkün değil.

Olumlu tarafından bakarsak, Giannis’i takas etmek devasa bir karşılık (HAUL) getirecektir. Olumsuz tarafından ise, onu takas etmek bir nesilde bir kez gelen bir yeteneğin kaybı anlamına gelir ve Bucks’ın muhtemelen 2031’e kadar kendi ilk tur haklarını kontrol edemeyeceği bir yeniden yapılanma sürecini başlatır.


Minnesota Timberwolves: Hem Naz Reid Hem de Nickeil Alexander-Walker Takımdan Ayrılıyor

Batı Konferansı Finalleri’nde Oklahoma City Thunder tarafından ezilmek, Minnesota Timberwolves için bazı değişiklikleri gerekli kılabilir. Ancak Naz Reid (oyuncu opsiyonu) ve Nickeil Alexander-Walker’ın sadece mali nedenlerle karşılıksız kaybedilmesi—doğrusu, bu oldukça can sıkıcı olurdu.

Yine de Wolves taraftarları bu ihtimale hazırlıklı olmalı.

Eğer hem Reid (15 milyon dolar) hem de Julius Randle (30.4 milyon dolar) oyuncu opsiyonlarını kullanırsa, Minnesota ilk apron sınırını aşmış olacak. Bu miktar, takımın 17. sıradan seçeceği oyuncunun maaşını da içeriyor. Ancak Alexander-Walker için bir yer bırakmıyor.

Açık konuşmak gerekirse, NAW büyük olasılıkla gidici. Sınırsız serbest oyuncu statüsünde ve vergi dışı orta seviye istisna (başlangıç 14.1 milyon dolar) değerinde birkaç teklif alması muhtemel. Minnesota bu teklifleri karşılayabilir, ancak aynı kadroyu korumak için ikinci apron sınırını aşması pek olası değil.

Reid de serbest piyasaya çıkarsa işler daha da karmaşık hale gelir. Mevcut maaş yapısı onun takımda kalmasına olanak tanısa da, benzer miktarda parayı başka yerlerden de alacak ve daha gösterişli bir rol vadeden bir takımı tercih edebilir.

NAW ve Reid’in takımda tutulması, Randle’ın opsiyonunu kullanmaması ve serbest bırakılması durumunda daha kolay hale gelir. Ancak bu da Minnesota’nın bir oyun kurucuyu kaybetmesi anlamına gelir ve takımın Karl-Anthony Towns’u Donte DiVincenzo ve 17. sıra hakkı karşılığında takas ettiği bir senaryo yaratır.


 

New Orleans Pelicans: Lüks Vergisinden Kaçınmak İçin Varlıklar Yakılıyor

Dejounte Murray’nin Aşil sakatlığı, Brandon Ingram takası ve ilk yedi içinde seçilecek bir oyuncunun kadroya katılması, New Orleans Pelicans’ı gelecek sezon için görece düşük baskılı bir keşif sürecine sokuyor.

Pelicans kesinlikle başka bir oyun kurucuya, Yves Missi ve Kelly Olynyk dışında bir pivota ve genel olarak daha fazla şuta ihtiyaç duyuyor. Ancak şu anda sadece play-in sınırına girecek kadar galibiyet kovalamak için hamle yapma zamanı değil.

Pelicans hangi yolu seçerse seçsin, bu lüks vergisi ödemek olmayacak. Bu onların tarzı değil. Ayrıca bunu haklı çıkaracak kadar da iyi değiller.

New Orleans sezonun açılışında vergi sınırının yaklaşık 5 milyon dolar altında olacak—bu hesaplamaya yedinci sıradan yapılacak seçimin maaşı dahil. Ancak bu Bruce Brown’ın takıma geri getirilmesini veya orta seviye istisnanın kullanılmasını kapsamıyor. Pelicans bu ikisinden birini yapmak isterse, muhtemelen Kelly Olynyk ve/veya CJ McCollum’un sona erecek sözleşmesini elden çıkararak maaş azaltmak zorunda kalacak.

Bu, temel bir hedef olarak gayet makul. Ancak bu sözleşmeleri göndermek için herhangi bir varlık kullanılması gerekiyorsa, New Orleans vazgeçmeli. Karşılığında alınacak şey ne kadar önemsiz olursa olsun fark etmez. Pelicans, uzun vadeli sağlam bir zemine sahip değil ve ceplerindeki araçlardan hiçbirini feda edemezler.


New York Knicks: Mikal Bridges Uzatma Sözleşmesi İmzalamıyor

Mikal Bridges, bu yaz geçerli olmak üzere dört yıl, 156.2 milyon dolar değerinde bir uzatma sözleşmesi imzalamaya uygun. New York Knicks onun bunu imzalamasını ummalı.

Bridges’in New York’taki ilk sezonu mükemmel geçmemiş olabilir ama maaş tavanının %20’sini onun gibi bir oyuncuya vermek, net sıfır değer değil, neredeyse bir fırsat sayılır. Knicks’in onu almak için beş birinci tur hakkı (ve bir takas opsiyonu) vermesinin ardındaki hesaplamanın bir parçası da muhtemelen buydu.

Ancak Bridges 2026’da serbest oyuncu olmayı tercih ederse, tüm bu plan çöpe gider. Bu durumda, dört yıl için 228.6 milyon dolar ya da beş yıl için 296 milyon dolarlık maksimum sözleşmeye hak kazanacak. Knicks, başka takımların onun peşine bu kadar düşmeyeceğini umabilir—dış kulüpler yalnızca dört yıl ve 219.4 milyon dolar önerebilir—ama mesele bu değil.

Bridges’e uzatma ile yıllık ortalama 39.1 milyon dolar ödemekle, serbest oyuncu olursa 50 milyon doların üzerindeki maaşı göze almak arasında büyük fark var. Knicks’in mali durumu şu an bile sıkışık. Bridges uzatmayı reddederse uzun vadeli projeksiyon daha da karmaşık hale gelir—o kadar ki Knicks onu takas etmeyi bile düşünmek zorunda kalabilir.


Oklahoma City Thunder: Uzaylılar Shai Gilgeous-Alexander’ı Kaçırıyor

Mevcut MVP’ye, ligin en derin rotasyonuna, büyük esnekliğe, tonla takas varlığına ve ucu açık bir şampiyonluk penceresine sahip bir takım neyin korkusunu yaşar? Bu soruyu Oklahoma City Thunder için değil, kendim için soruyorum—çünkü bir fikrim yok.

Bilim kurguya çok meraklı değilseniz, kadroda yer açma sorunu sıradaki “en büyük sorun” olabilir. Thunder, Ajay Mitchell ve Jaylin Williams’ın maaşları garantiye alındığında gelecek sezon 15 oyuncuyu kadroda tutmuş olacak. Üstelik bu, ilk turdan 15. ve 24. sıralarda yapılacak seçimler de dahil olmak üzere üç draft hakkı öncesi.

Başkan Sam Presti bu engelleri aşma konusunda bir usta. Yaklaşan seçimleri geleceğe yönelik varlıklara dönüştürecektir ya da belki Ousmane Dieng’i gönderme zamanının geldiğine karar verir.

Ancak bu ince ayarlar artık zorlaşıyor—altın ayakkabılarım ayağımı sıkıyor türünden bir zorluk bu. Bu yaz, diğer takımların Thunder’a yardım etmeyi reddettiği sezon olabilir. Ya da daha muhtemel olarak, Thunder kadrosunun arka ucunda bazı oyuncuların yer açmak adına feda edildiği sezon olabilir.


Orlando Magic: Geçen Yazın Tekrarı Yaşanıyor

2024 serbest oyuncu döneminin başında Kentavious Caldwell-Pope’u Denver Nuggets’tan kapmak, Orlando Magic’in büyük ve agresif bir yaz geçireceği izlenimini yaratmıştı.

Ama öyle olmadı.

Orlando, hücumdaki sayısız eksikliğine tekrar baktı ve “Yok ya, biz iyiyiz böyle” dedi. Bu bir hataydı. Magic’in hücumu hâlâ ligin en alt seviyelerinde ve Paolo Banchero, Jalen Suggs ve Franz Wagner’in kaçırdığı maçlar bu durumun tek sebebi değil.

Daha fazla şuta, genel anlamda skor üretimine ve Banchero ile Wagner’in üzerindeki yükü azaltacak bir oyun kurucuya ihtiyaçları var.

Ancak takviyeler kolay gelmeyebilir. Magic, herkesin geri getirilmesi halinde önümüzdeki yıl lüks vergisi sınırını aşmış olacak. Takım opsiyonları ve garanti olmayan sözleşelerle bu vergiden kaçmaları mümkün, ama bu da derinlikten ödün vermek anlamına gelir ve 14.1 milyon dolarlık büyük orta seviye istisnaya erişmelerine yetmeyecek kadar az boşluk bırakır.

Bu, Orlando’nun yerinde sayması için bir bahane olmamalı. İşlem piyasasında gezinmek şu anda zor olabilir ama Banchero’nun kaçınılmaz uzatması yürürlüğe girdiğinde çok daha zor olacak.

Magic, takas pazarında hala bu iş daha kolayken ve niyetli bir şekilde harekete geçmeli.


 

Philadelphia 76ers: 3. Sıra Picki, Kısa Vadeli Düşüncenin Kurbanı Oluyor

Marc Stein’in The Stein Line’da paylaştığı son bilgilere göre, Philadelphia 76ers’ın 3. sıra draft hakkını bir veteran oyuncu için takas etme niyeti abartılmış gibi görünüyor. Organizasyonun geleceği ve taraftarların huzuru adına, umarız bu doğru çıkar.

Joel Embiid (4 yıl, 248.1 milyon dolar) ve Paul George (3 yıl, 162.4 milyon dolar) gibi oyuncuların maaş yükü ve belirsizlikleriyle dolu bir maaş tablosuna sahipken, maliyeti düşük, yüksek potansiyelli bir genci takas etmek akıl almaz olur. Philly’nin, özellikle Embiid’in son sol diz ameliyatının ardından, bu oyuncuların durumunu görmesi gerekiyor—yeni bir “süper takım” hayalini gerçekleştirmekle tam bir hayal kırıklığına dönüşen bir projeye dördüncü kez yatırım yapmadan önce.

Bu, George ya da Embiid’in takas edildiği bir senaryo için bile geçerli. İki oyuncunun da kontratları artık negatif değere sahip. Potansiyel paketlerin asıl yükünü 3. sıra hakkı taşıyacak.

Bu asla olmamalı. İlk üç seçimler maaş boşaltmak için kullanılmaz. Bu seçimler, uzun vadeli başarı şansı için kullanılır—ve Philly’nin, kısa vadeli planlarının çöpe gitme ihtimaline karşı bol bol bu şanslara ihtiyacı var.


Phoenix Suns: Devin Booker Takas Talep Ediyor

Bu yaz Phoenix Suns‘tan takas edilmesine en muhtemel yıldızın Kevin Durant olduğu düşünülüyor. Bu ideal değil, ama Suns onun karşılığında yeterince iyi bir paket alırsa yollarına devam edebilirler.

Ancak Devin Booker olmadan yola devam etmek çok daha ciddi bir mesele.

28 yaşındaki yıldız, Phoenix’in gelecekteki şampiyonluk umudu ve şu anki rekabetçiliği için tek can simidi. Suns, 2032’ye kadar kendi birinci tur draft haklarına sahip değil, yani yeniden yapılanmayı draft yoluyla yapmaları imkânsız. Ayrıca finansal esneklikleri de yok ve ellerinde başka birinci sınıf takas varlığı da bulunmuyor. Ellerinde sadece Booker var.

Neyse ki Booker, takımda kalmak istediğini tekrar tekrar belirtiyor. Bu yaz imzalayabileceği 2 yıl, 149.8 milyon dolarlık uzatma kontratı, bu bağlılığını resmileştirmek adına büyük bir adım olur ve onu 2029-30 sezonuna kadar kadroda tutar.

Peki ya Booker NBA’in genel manzarasına ve Suns’ın şu anki/future durumuna bakıp fikrini değiştirirse? Phoenix, onun karşılığında büyük bir paket alabilir belki, ama birinci tur hakları başka takımlarda olduğu sürece geleceği çok daha karanlık olur.


Portland Trail Blazers: Yönetim, Süreci Hızlandırma Baskısı Hissediyor

Geçen sezon, Portland Trail Blazers için coşkulu bir başarı hikayesiydi.

Tanking savunucuları, takımın 11. sıra draft hakkıyla sezonu kapatmasını başarısızlık olarak görebilir. Ama Blazers sezonun yaklaşık yarısında .500 üzerinde galibiyet oranıyla oynadı ve ligin en iyi beş savunmasından birine sahipti—üstelik bunu, uzun vadeli planlarda önemli yeri olan oyunculara güvenerek yaptılar.

Portland, gelecek sezona da aynı enerjiyi taşımalı.

Bu, kadroyu birebir aynı şekilde korumak anlamına gelmiyor. Aksine, bazı oyuncularla yollar ayrılmalı ve ana oyun kurucuların çevresi daha fazla şutörle çevrilmeli. Ancak Blazers, sezon öncesi tahminlerin çok üstüne çıkmanın verdiği gazla, Batı’da daha hızlı bir yükseliş arzusuna kapılabilir.

GM Joe Cronin, bu süreci hızlandırma dürtüsüne direnmeli. Eğer yüksek etki yaratan bir oyuncu uygun fiyatla piyasadaysa, fırsatçılık makul olabilir. Ama bu takım “tek yıldız uzakta” bir noktada değil. Öyle davranmak, onları yıllarca geri götürebilir.


domantas-sabonis-sacramento-kings

Sacramento Kings: Domantas Sabonis, De’Aaron Fox’un Yolunu İzliyor

Sacramento Kings’in De’Aaron Fox’u San Antonio Spurs’e takas etmesinin ardından, The Athletic’ten Sam Amick ve Anthony Slater, Domantas Sabonis’in bu yaz takımın yönü hakkında “netlik arayacağı” bilgisini paylaştı. Umarız gördüklerinden memnun kalır; çünkü bu takım başka bir yıldız oyuncunun takas talebini daha kaldıramaz.

Sabonis, Sacramento’da kalmayı tercih ettiğini belirtti. Bu iyi bir başlangıç. Ama yeterli değil.

Kings, Doug Christie’yi kalıcı baş antrenör yaptı ve Scott Perry’yi genel menajer pozisyonuna getirdi, ancak hala net bir yönleri yok. Sabonis, Keegan Murray, Malik Monk, DeMar DeRozan ve Zach LaVine gibi isimlerden oluşan bir çekirdek, Batı Konferansı’nda özel bir yere gitmiyor.

Eğer Sacramento, rotasyon derinliğini agresif biçimde artırmazsa—başta gerçek bir birinci sınıf oyun kurucu alarak—bu Sabonis’e yanlış bir mesaj verebilir. Eğer bu da onun bir takas talep etmesine neden olursa, Kings çok daha karmaşık bir sürecin içinde kalır—hem Sabonis’in geleceğini, hem de onun için belki de çok parlak olmayan bir pazarla yüzleşmek zorunda kalırlar.


 

San Antonio Spurs: Yönetim, Kadro Çakışması Konusunda Harekete Geçmiyor

De’Aaron Fox ile Stephon Castle henüz birlikte sahada yeterince vakit geçirmedi, bu yüzden hücum anlamında birbirlerini fazlalık kıldıklarını söylemek için çok erken. İkili sadece 17 maçta birlikte oynadı ve bu dakikaların büyük kısmı Victor Wembanyama olmadan gerçekleşti.

Üstelik Spurs hücumu, bu anlarda yüzdelik olarak %79’luk dilimde yer aldı. Bu beşlerde saha yayılımı zaman zaman sorunlu olabilir, ama potaya baskı kusursuz.

Peki ya Spurs, beklendiği gibi 2. sıradan Dylan Harper’ı seçerse? Hem Harper, hem Castle, hem de Fox topu yönlendirme konusunda doğal yeteneklere sahip ama hiçbiri elit bir şutör olarak görülmüyor. Her ne kadar top dışı oynayabilseler de, top ellerindeyken çok daha etkililer.

Belki bu zamanla değişir. Bu oyuncuların uyumu şu an için o kadar sorunlu değil ki, içlerinden birinin hemen takas edilmesi gereksin. Ancak Spurs’ün Giannis Antetokounmpo piyasasını dikkatle izlemesi gerektiği de açık.

Bu arada Spurs’ün, bu üçlüden en az ikisini sahada aynı anda oynatma planı varsa, çevresine güçlü şutörler koyması şart. Aksi takdirde, uyum süreci gereğinden fazla zorlaşır ve verimsiz hale gelir.


Toronto Raptors: Çekirdek Kadroyu Görme Fırsatı Olmadan Büyük Değişiklikler Yapılıyor

Scottie Barnes, Brandon Ingram, RJ Barrett ve Immanuel Quickley gibi oyuncuların hücum özelliklerinin benzerliğiyle ilgili endişeler, bir yere kadar haklı. Bu kadar çok oyun kurucuya ve karar vericiye sahip olmak kötü bir şey değil. Ancak düşük hacimli ve zaman zaman güvensiz dış şut tehditleri, özellikle bu dört oyuncu Jakob Poeltl ile birlikte sahadayken sorun yaratabilir.

Bu potansiyel sıkıntılar kesinlikle takip edilmeli. Ama şu an harekete geçmek için bir sebep yok.

Ingram, Raptors formasıyla henüz bir maça çıkmadı. Barnes-Barrett-Quickley-Poeltl dörtlüsü ise sadece 374 dakika birlikte oynayabildi. Bu çekirdek kadronun kendini kanıtlama şansı bulması gerekiyor, oyuncular hakkında karar vermeden önce.

Toronto elbette ki bu beşlinin etrafına daha güvenilir şutörler yerleştirmeli. Eğer Giannis Antetokounmpo piyasaya çıkarsa, zorlu kararlar almak gerekebilir. Ancak bunların dışında Raptors’a zaman ve gerçek bir örneklem lazım.


Utah Jazz: 5. Sıra Seçimi, Temel Parça Olma Potansiyeline Sahip Değil

Donovan Mitchell ve Rudy Gobert takaslarının üzerinden üç sezon geçti, ama Utah Jazz hâlâ kesin bir “franchise oyuncusu” bulabilmiş değil. Bu sadece istenmeyen bir durum değil—aktif bir problem.

Bu, ligin yüzü olacak yıldız tartışmaları gibi sembolik meselelerden değil. Jazz’ın, bir sonraki gerçekten iyi takımlarında en iyi oyuncu olabilecek bir isme ihtiyacı var. Şimdiye kadar draft ettikleri hiç kimse bu profile uymadı ve Lauri Markkanen’e bu rolü yüklemek zaten başından beri büyük bir beklentiydi.

Bu nedenle 5. sıradan yapılacak seçim çok kritik. Seçilen oyuncunun uzun vadeli değeri hemen belli olmayabilir, ama etkileyici bir yaz ligi performansı, taraftar ve yönetim nezdinde umutları taze tutar.

Jazz’ın bu yazdan, “Seçtiğimiz oyuncu bizim ana yapı taşımız olabilir” düşüncesiyle çıkması gerekiyor. Eğer bu inanç yoksa, bunu sağlayabilecek bir oyuncuyu takasla nasıl alabileceklerini düşünmenin zamanı gelmiştir.


Washington Wizards: Geleceğin Oyun Kurucusu Hâlâ Bulunamadı

Yeniden yapılanmanın erken safhalarında, işler kötü gittiğinde bile bu çok da büyük bir sorun değildir. Washington Wizards için de durum böyle—ve bu iyi bir şey.

Ancak artık bu yeniden yapılanmanın ikinci yılı ve hâlâ “geleceğin oyun kurucusu” olabilecek net bir isim yok. Bub Carrington bu role en yakın oyuncu ve çaylak sezonunda top kontrolü, vizyon ve olgunluk gösterdi. Ancak hâlâ tam anlamıyla bir “ana yönlendirici” değil—daha çok yüksek seviyeli bir yardımcı yaratıcı gibi duruyor.

Washington bu eksikliği panikle çözmeye çalışmamalı. 6. sıradan, sadece bu boşluğu doldurmak adına “rol oyuncusu” seçmek büyük bir hata olur. Aynı şekilde, varlıkları bir araya getirip büyük bir isim uğruna takasa girmek de şu an için yanlış olur.

Bunun yerine Wizards, potansiyel düşük profilli fırsatları, az değer görmüş oyuncuları ve gelişime açık isimleri araştırmalı. Ayrıca 18. sıradan seçilecek oyuncu, oyun kurucu pozisyonu için daha cesur bir tercih olabilir.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!
NBA gündemindeki son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!