by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
21 Mart 2026 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanan bu yazı, uyarlanarak Türkçe’ye çevrilmiştir
Her yıl NBA’de takas döneminin son günleri geldiğinde takımlar, net bir karar vermek zorunda kalır: Gerçekten Playoff kovalamaya mı çalışıyoruz, yoksa Draft’ın üst sıralarından seçim yapmak daha mı öncelikli?
Yılın bu döneminde bazı takımlar büyük bir takasın ardından yükselişe geçerken, bazıları ise bilinçli şekilde kaybederek sıralamanın dibine doğru iner.
Bir de arada kalanlar var: Hamle yapması gerekirken yapmayan ve bunun bedelini ödeyen, veya veteran oyuncularını gönderip ‘tanking‘ yapmak isteyen ama buna rağmen beklenmedik şekilde rekabetçi kalan takımlar.
Beklentilerimize ve yaptıkları (ya da yapmadıkları) hamlelere bakarak, takas döneminden bu yana en çok hayal kırıklığı yaratan NBA takımları şu şekilde:

Sacramento Kings, sezon boyunca ilk kez uzun sayılabilecek bir periyotta iyi basketbol oynamaya başladı ve son 12 maçta 6-6’lık bir derece yakaladı.
Görünüşe göre kimse onlara sezon hedefinin değiştiğini söylememiş.
Takas döneminde ligin en kötü derecesine sahip olan Kings, şimdi draft sıralamasında yukarı çıkma yarışında geriye düşmüş durumda. Üç takım onları geçti bile ve bu tempoyla kazanmaya devam ederlerse Utah Jazz ile Dallas Mavericks’in de onları geçmesi mümkün.
Bu durum DeMar DeRozan ve Russell Westbrook gibi veteranların suçu değil; çünkü onların doğasında bilerek maç kaybetmek yok. Ancak gerçek şu ki, şu anki kadro yapısında bu oyuncuların yeri yoktu ve takas döneminde gönderilmeleri ya da yarışmacı bit takıma gitmeleri için buyout yapılması daha mantıklı olurdu. Bu da Sacramento’nun 1. sıra hakkı şansını artırabilirdi.
Kazanmak isterken kaybetmek basketbolda sıkça görülür. Ancak kaybetmeye çalışırken kazanmak, tamamen farklı bir beceriksizlik seviyesi. Açıkçası bu durum, Sacramento’nun son 20 yılda sadece bir kez Playoff yapabilmiş olmasını açıklıyor.
Belki Sacramento, draft lotaryasında şanslı olur ve geçen sezon Dallas Mavericks’in Cooper Flagg’i seçmeden önce yaşadığı gibi, iyi oynadığı halde ödüllendirilir.
Ancak şu net: Bu ligde genç bir yılda en çok ihtiyacı olan takımlardan biri onlar.

Houston Rockets, takas döneminde hiçbir hamle yapmamayı tercih etti ve bu kararın onları olası bir NBA şampiyonluğu ihtimalinden mahrum bırakması muhtemel.
Oyun kurucu pozisyonu, sezon boyunca bir problemdi. Fred VanVleet’in ön çapraz bağ sakatlığıyla kaybını telafi etmek için Houston daha büyük beşlerle oynayıp savunma ve ribaund üzerinden rakipleri boğmaya çalıştı.
Ancak bu yaklaşım yeterli olmadı.
Takas döneminden bu yana Rockets, 10-9’luk bir dereceye ve +0.0 net rating’e sahip. Ligin 18. sırasındaki hücumları, halen 37 yaşındaki Kevin Durant’e fazlasıyla bağımlı ve Durant, maç başına 36 dakika oynuyor. Bu durum, uzun bir Playoff serisi için pek umut vermiyor.
Gerçek bir oyun kurucu olmadan oynayan Rockets, takas sonrası asist/top kaybı oranında (1.41) ligin son sırasında. Durant, Alperen Şengün ve Amen Thompson üçlüsü, maç başına yaklaşık 10 top kaybı yapıyor.
Durant’ın kariyerinin bu aşamasındaki her takımın “şampiyonluk ya da başarısızlık” hedefiyle hareket etmesi gerekir. Houston’ın genç yetenekleri ve takas edilebilir draft hakları vardı; yani bir başlangıç seviyesinde oyun kurucu ya da en azından playoff rotasyonunda katkı verebilecek tecrübeli bir guard almak için gerekli kaynak mevcuttu.
Rockets’ı nasıl durduracakları artık çözüldü. Los Angeles Lakers’ın 16 Mart’taki galibiyetinde gösterdiği gibi, Durant’a sürekli ikili sıkıştırma getirip başkalarının maçı kazanmasını zorlamak yeterli oluyor. O maçta Houston son çeyrekte sadece 12 sayı üretebildi.
Önümüzdeki haftalarda Reed Sheppard’dan ciddi bir sıçrama gelmezse, Houston’ın hücumu takas dönemindeki hareketsizliğin bedelini ödemeye devam edecek.

