NBA: Takas Dönemi Sonrası En Çok Hayal Kırıklığı Yaratan 5 Takım

23/Mar/26 09:35 Mart 23, 2026

Meliksah Bayrav

23/Mar/26 09:35

Eurohoops.net
nikola-jokic-denver-nuggets
AAron Ontiveroz / Getty Images / Ideal Image

Eurohoops Çeviri, NBA’de son dönemin hayal kırıklıklarına bakış atıyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

21 Mart 2026 tarihinde Bleacher Report’ta yayınlanan bu yazı, uyarlanarak Türkçe’ye çevrilmiştir

Her yıl NBA’de takas döneminin son günleri geldiğinde takımlar, net bir karar vermek zorunda kalır: Gerçekten Playoff kovalamaya mı çalışıyoruz, yoksa Draft’ın üst sıralarından seçim yapmak daha mı öncelikli?

Yılın bu döneminde bazı takımlar büyük bir takasın ardından yükselişe geçerken, bazıları ise bilinçli şekilde kaybederek sıralamanın dibine doğru iner.

Bir de arada kalanlar var: Hamle yapması gerekirken yapmayan ve bunun bedelini ödeyen, veya veteran oyuncularını gönderip ‘tanking‘ yapmak isteyen ama buna rağmen beklenmedik şekilde rekabetçi kalan takımlar.

Beklentilerimize ve yaptıkları (ya da yapmadıkları) hamlelere bakarak, takas döneminden bu yana en çok hayal kırıklığı yaratan NBA takımları şu şekilde:

5- Golden State Warriors

kristaps-porzingis-golden-state-warriors

Takas döneminden bu yana 6-12’lik derecesiyie Golden State Warriors, hızla düşüşe geçti.

Elbette bunun tamamı onların suçu değil. Steph Curry 30 Ocak’tan beri diz sakatlığı nedeniyle forma giyemiyor ve Jimmy Butler da bir süre önce diz ön çapraz bağını kopardı.

Ancak tüm bunlar takas döneminden önce yaşandı, yani Warriors, takviyeye ihtiyaç duyduğunu biliyordu.

Buna rağmen Kristaps Porziņģis için yapılan takas, takımın Playoff yapma ihtimalini neredeyse bitirdi. Sakatlık geçmişiyle bilinen uzun oyuncu, takastan sonra Warriors’ın oynadığı 18 maçın sadece 6’sında forma giydi ve sezon genelinde sağlıklı olduğu maç sayısı sadece 23’e ulaştı.

2022’deki son şampiyonluktan bu yana Warriors hiçbir zaman net bir yön seçemedi. Jonathan Kuminga’yı gereğinden fazla uzun süre elde tutup sonunda düşük bir karşılıkla gönderdiler. Aynı zamanda geleceğe yatırım yapma adına draft haklarını korurken, kulüp tarihinin en büyük oyuncusu olan Curry’e de yeterince güçlü bir kadro sunamadılar.

Buna rağmen Batı’da alt sıralardaki beş takımın tanking yapması sayesinde Play-In’e kalmaları muhtemel. Ancak takas sonrası -4.1 net rating ile 24-46’lık New Orleans Pelicans’ın bile gerisinde olmaları, ‘şampiyonluk ya da başarısızlık’ hedefindeki bir takım için epey kötü bir tablo.

Sakatlıklar yönetimin hatası değildi, ancak 23 yaşında potansiyel bir yıldızı ve Buddy Hield’ı, sürekliliği olmayan bir oyuncu için takas etmek açıkçası büyük bir hataydı.

4- Sacramento Kings

Sacramento Kings, sezon boyunca ilk kez uzun sayılabilecek bir periyotta iyi basketbol oynamaya başladı ve son 12 maçta 6-6’lık bir derece yakaladı.

Görünüşe göre kimse onlara sezon hedefinin değiştiğini söylememiş.

Takas döneminde ligin en kötü derecesine sahip olan Kings, şimdi draft sıralamasında yukarı çıkma yarışında geriye düşmüş durumda. Üç takım onları geçti bile ve bu tempoyla kazanmaya devam ederlerse Utah Jazz ile Dallas Mavericks’in de onları geçmesi mümkün.

Bu durum DeMar DeRozan ve Russell Westbrook gibi veteranların suçu değil; çünkü onların doğasında bilerek maç kaybetmek yok. Ancak gerçek şu ki, şu anki kadro yapısında bu oyuncuların yeri yoktu ve takas döneminde gönderilmeleri ya da yarışmacı bit takıma gitmeleri için buyout yapılması daha mantıklı olurdu. Bu da Sacramento’nun 1. sıra hakkı şansını artırabilirdi.

Kazanmak isterken kaybetmek basketbolda sıkça görülür. Ancak kaybetmeye çalışırken kazanmak, tamamen farklı bir beceriksizlik seviyesi. Açıkçası bu durum, Sacramento’nun son 20 yılda sadece bir kez Playoff yapabilmiş olmasını açıklıyor.

Belki Sacramento, draft lotaryasında şanslı olur ve geçen sezon Dallas Mavericks’in Cooper Flagg’i seçmeden önce yaşadığı gibi, iyi oynadığı halde ödüllendirilir.

Ancak şu net: Bu ligde genç bir yılda en çok ihtiyacı olan takımlardan biri onlar.

3- Houston Rockets

Houston Rockets, takas döneminde hiçbir hamle yapmamayı tercih etti ve bu kararın onları olası bir NBA şampiyonluğu ihtimalinden mahrum bırakması muhtemel.

Oyun kurucu pozisyonu, sezon boyunca bir problemdi. Fred VanVleet’in ön çapraz bağ sakatlığıyla kaybını telafi etmek için Houston daha büyük beşlerle oynayıp savunma ve ribaund üzerinden rakipleri boğmaya çalıştı.

Ancak bu yaklaşım yeterli olmadı.

Takas döneminden bu yana Rockets, 10-9’luk bir dereceye ve +0.0 net rating’e sahip. Ligin 18. sırasındaki hücumları, halen 37 yaşındaki Kevin Durant’e fazlasıyla bağımlı ve Durant, maç başına 36 dakika oynuyor. Bu durum, uzun bir Playoff serisi için pek umut vermiyor.

Gerçek bir oyun kurucu olmadan oynayan Rockets, takas sonrası asist/top kaybı oranında (1.41) ligin son sırasında. Durant, Alperen Şengün ve Amen Thompson üçlüsü, maç başına yaklaşık 10 top kaybı yapıyor.

Durant’ın kariyerinin bu aşamasındaki her takımın “şampiyonluk ya da başarısızlık” hedefiyle hareket etmesi gerekir. Houston’ın genç yetenekleri ve takas edilebilir draft hakları vardı; yani bir başlangıç seviyesinde oyun kurucu ya da en azından playoff rotasyonunda katkı verebilecek tecrübeli bir guard almak için gerekli kaynak mevcuttu.

Rockets’ı nasıl durduracakları artık çözüldü. Los Angeles Lakers’ın 16 Mart’taki galibiyetinde gösterdiği gibi, Durant’a sürekli ikili sıkıştırma getirip başkalarının maçı kazanmasını zorlamak yeterli oluyor. O maçta Houston son çeyrekte sadece 12 sayı üretebildi.

Önümüzdeki haftalarda Reed Sheppard’dan ciddi bir sıçrama gelmezse, Houston’ın hücumu takas dönemindeki hareketsizliğin bedelini ödemeye devam edecek.

2- Sixers

Takas döneminde 29-22’lik dereceyle Doğu’da 6. sırada bulunan Philadelphia 76ers, Playoff için ciddi bir tehdit gibi görünüyordu.

Joel Embiid formdaydı; son dokuz maçında 33.1 sayı, 8.6 ribaund, 5.4 asist ortalamaları yakalarken üçlükte %51.9 ile oynuyordu. Tyrese Maxey üst üste ikinci All-Star seçimine gidiyordu ve takımın genç çekirdeği her geçen gün gelişiyordu.

Ancak Şubat başından bu yana Philadelphia için işler tam anlamıyla felakete döndü.

Sixers, takas sonrası 8-11’lik derece ve -7.2 net rating ile Doğu’da 9. sıraya geriledi. Embiid oblik sakatlığı nedeniyle bu süreçte sadece iki maç oynayabildi, Maxey ise sağ serçe parmağındaki tendon sakatlığı nedeniyle şu anda forma giyemiyor. Philly, ayrıca sürpriz bir şekilde ‘satıcı’ konumuna geçerek Jared McCain’i draft hakları karşılığında Oklahoma City Thunder’a gönderdi.

Bu sadece kaybedilen bir sezon değil; aynı zamanda sakatlıklar ve Paul George’un cezaları nedeniyle zaten zorlanan bir organizasyon için daha büyük bir yapısal sarsıntı.

Embiid ve George’un sözleşmelerinde toplamda yaklaşık 300 milyon dolar bulunuyor. Bu kontratlara takas piyasasında talip çıkması pek mümkün görünmüyor; bu da maaş bütçesinin yaklaşık %69’unun bu iki oyuncuya bağlı kalması anlamına geliyor.

Bu sezon ve gelecek için Philadelphia’nın tek gerçek umudu Maxey ve VJ Edgecombe gibi gençler gibi görünüyor — tabii Daryl Morey bu yaz büyük bir takas hamlesi yapamazsa.

1- Denver Nuggets

jonas-valanciunas-nikola-jokic

Denver Nuggets, sezonun bir bölümünde, Oklahoma City Thunder ve San Antonio Spurs ile birlikte Batı Konferansı’nın elit takımları arasında ayrışıyor gibi görünüyordu. Ancak takas döneminden sonraki performansları bu algıyı değiştirdi.

5 Şubat’tan bu yana 9-9’luk dereceleri, Nuggets’ın Batı’da 3. sıradan 6. sıraya düşmesine neden oldu ve şu anda Play-In hattına sadece 2.5 maç uzaklıktalar.

Sakatlıkları mazeret olarak gösterebilen diğer takımların aksine, Denver büyük ölçüde sağlıklıydı.

Nikola Jokic, Jamal Murray, Christian Braun, Tim Hardaway Jr., Jonas Valanciūnas ve Bruce Brown takas sonrası oynanan 18 maçın tamamında forma giydi. Cam Johnson, Julian Strawther ve Spencer Jones ise en az 12 maçta sahadaydı, Aaron Gordon da hamstring sakatlığından geri döndü. Bu süreçte oynamayan tek isim Peyton Watson oldu.

Sezona elit bir hücumla başlayan Nuggets, bu alanda gerileme yaşadı. Jokic bile top kayıpları (maç başına 4.8) ve üç sayı yüzdesinde (%32.1) düşüş yaşadı. Takım savunması ise takas sonrası dönemde lig genelinde sadece 14. sırada yer alıyor; Watson’ın dönüşü bile bu sorunu tek başına çözmeye yetmeyebilir.

Jokic hâlâ dünyanın en iyi oyuncusu ve kariyerinin zirvesinde. Bu da organizasyon üzerindeki ‘yeniden şampiyonluk’ baskısını artırıyor. Ancak takas döneminden bu yana yaşananlar, halen yapılması gereken çok iş olduğunu açıkça gösteriyor.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!

Tags NBA