by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’nin Instagram hesabını takip etmek için tıklayın!
EuroLeague’de normal sezon heyecanı, özellikle ilk on sıra için oynanan birbirinden çekişmeli karşılaşmaların ardından geçtiğimiz hafta son buldu. Artık Playoff heyecanı için önümüzde çok az bir zaman kaldı.
Geçtiğimiz yıl normal sezonu lider tamamlamayı başaran Olympiakos, bu sezon aynı başarıyı bir kez daha tekrarladı. Ligde oynadığı 38 maçın 26’sını kazanan Yunan ekibi, bir kez daha EuroLeague’de normal sezon lideri oldu.
AS Monaco ise kulüp tarihinin en sancılı sezonlarından birini yaşadı. Geçtiğimiz sezon tarihinde ilk kez EuroLeague finali oynayan Monaco, bu yıl ise çok ciddi mali sorunlarla boğuştu. Bunun üzerine kulüp iflas noktasına geldi, koç Vassilis Spanoulis görevi bıraktı. Ancak tüm bunlara rağmen adlarını 8. sıradan Playoff’a yazdırdılar.
Olympiakos, bu seride saha avantajını kullanarak adını üst üste beşinci kez Final Four’a yazdırabilmek için parkede olacak. AS Monaco ise çok büyük sıkıntılarla geçen bu sezonu Final Four ile taçlandırmak için çabalayacak.
Eurohoops, bugünkü serisinde Olympiakos – AS Monaco eşleşmesinin ilgi çekici beş hikayesine göz atıyor.
Olympiakos, Geçen Senenin İntikamını Alabilecek Mi?

Olympiakos, EuroLeague’de son yıllara baktığımız zaman ligin en istikrarlı takımlarından bir tanesi. Son beş senenin üçünde normal sezonu zirvede tamamlayan Yunan ekibi, son dört Final Four’un tamamında yer aldı. Ancak bu istikrarlı performansa rağmen bir türlü şampiyonluk sevinci yaşayamadılar.
Geçen sezon ise Olympiakos adına tam bir hayal kırıklığı oldu. Normal sezonu lider tamamlayan Yunan ekibi, buna rağmen Playoff’ta 8. sıradan Real Madrid gibi zorlu bir rakiple eşleşti. Ancak dört maçın sonunda Madrid’i 3-1’le, pek zorlanmadan saf dışı bıraktılar. Bunun sonucunda ise üst üste 4. kez Final Four biletini almış oldular.
Abu Dhabi’de düzenlenen Final Four’un yarı finalindeki rakipleri, iki sezon önce (2023) yarı finalde saf dışı bıraktıkları AS Monaco’ydu. Monaco’nun koçunun Vassilis Spanoulis olmasından dolayı bu eşleşme, ayrı bir anlam taşıyordu. Yine de tecrübe faktörü göz önünde bulundurulduğu zaman Olympiakos’un adını finale yazdırması bekleniyordu.
Ancak işler pek beklendiği gibi ilerlemedi. Yarı finalde çok büyük bir direnç ortaya koyan Monaco, iki sezon öncesinin intikamını almaya kararlıydı. İki sezon önce Olympiakos, Monaco’yu yarı finalde ikinci yarıdaki savunmasıyla adeta perişan etmişti. Bu kez bunun bir benzerini Monaco, Olympiakos’a uyguladı.
AS Monaco, ligin en iyi hücum takımlarından biri olan Olympiakos’u sadece 68 sayıda tutmayı başardı. Üstelik bunu yaparken rakiplerine sadece 10 asist şansı tanıdılar. Yunan ekibinin o sezon EuroLeague’deki asist ortalaması, maç başına 21’di. Bu alanda ligin açık ara en iyi takımıydılar. Sırf bu bile Monaco’nun savunmada ne kadar müthiş bir iş çıkardığını gösteriyor.
Olympiakos’un en büyük yıldızı Sasha Vezenkov, EuroLeague kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. Evan Fournier ise Vezenkov’un aksine kariyerinin en iyi maçlarından birini oynadı. Fournier maçı 31 sayıyla tamamlarken kalan 11 takım arkadaşı ise toplam sadece 37 sayı atabilmişti. Hal böyle olunca Fransız yıldızın bu müthiş çabası, galibiyeti getirmeye yetmemişti.
Günün sonunda AS Monaco, maçı 78-68’lik skorla kazanarak önemli bir sürprize imzasını attı. Böylelikle iki sezon öncesinin intikamını da almış oldular. Tarihlerinde ilk kez adlarını EuroLeague finaline yazdırdılar ve temsilcimiz Fenerbahçe Beko’ya kaybederek sezonu ikincilikle tamamladılar.
Ancak şimdi intikam sırası Olympiakos’a geçmiş durumda. Geçtiğimiz sezon kulüp tarihinin 100. yılını kutlayan Yunan ekibi, bir süredir hasret kaldığı EuroLeague şampiyonluğunu çok istiyordu. Ancak daha yarı finalde, çoğu kişinin beklemediği şekilde Monaco engeline takıldılar. Bu da kulüp içerisinde dev bir hayal kırıklığı yarattı.
Hal böyle olunca Olympiakos, geçtiğimiz sezonun intikamını alabilmek adına ekstra motive olacaktır. Yine de bazen ekstra motivasyon, olumsuz sonuçlara da neden olabiliyor. Dolayısıyla lider Olympiakos için bu serinin nasıl sonuçlanacağını göreceğiz.
Monaco’nun ‘Last Dance’ Hikayesi

AS Monaco, bu sezon kulüp tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini geçiriyor. Geçtiğimiz sezon tarihinde ilk kez EuroLeague finalinde boy gösteren Monaco, bunun üzerine yazın kadrosunu daha da güçlendirdi. Özellikle Nikola Mirotic ve Kevarrius Hayes hamleleri, yeni sezon için beklentileri epey arttırdı.
Ancak bu sezon kulübün başına gelecekleri muhtemelen kimse tahmin etmiyordu. Kulüp sahibi Aleksej Fedoricsev’in banka hesaplarının bloke edilmesi, kulüpteki nakit akışını durma noktasına getirdi. Oyuncular, koçlar, teknik ekip ve çalışanlar, aylarca maaş alamadı. Elbette bu durum, saha sonuçlarını direkt olarak etkiledi.
Başantrenör Vassilis Spanoulis, kulübün geleceğine dair belirsizliklerle daha fazla baş etmek istemedi ve sezon ortasında görevi bıraktı. Takımın en büyük yıldızı Mike James, bir sezon daha devam eden kontratına rağmen kulüp yönetimiyle görüştü ve serbest kalma tarihini bu yaza çekti. Üstelik bundan birkaç ay önce yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla da Monaco’daki kaotik durumu net şekilde ortaya koydu.
Tüm bu sorunların yanına bir de sakatlık problemleri eklendi. Yazın çok büyük beklentilerle kadroya katılan Nikola Mirotic, bu sezon yaşadığı sakatlık sorunları nedeniyle çok fazla maç kaçırdı. Juhann Begarin, Terry Tarpey ve Nemanja Nedovic gibi oyuncular da sakatlık problemleri yaşadı. Hal böyle olunca Monaco, bu sezon çoğu maça sadece 8 kişiyle çıkmak durumunda kaldı.
Ancak tüm bu sorunlara rağmen adlarını bir kez daha EuroLeague Playoffları’na yazdırmayı başardılar. Play-In’deki ilk maçlarında Panathinaikos‘a kaybetseler de pes etmediler. İkinci maçta Barcelona’yı üstün bir oyunla yenerek 8. sıradan Playoff biletini aldılar ve Olympiakos’un rakibi oldular.
Öte yandan AS Monaco, bu sezon EuroLeague’de bir ‘Last Dance’ hikayesi ortaya koyuyor. Başta Mike James olmak üzere bu yaz çok sayıda oyuncu, muhtemelen takımdan ayrılacak. Mike James, Alpha Diallo, Jaron Blossomgame, Daniel Theis, Kevarrius Hayes ve Elie Okobo gibi önemli isimlerin hiçbirinin bu yaz takımda kalması beklenmiyor. Dolayısıyla bu sezon, Monaco kadrosu için ‘son dans’ anlamına geliyor.
Playoff’taki rakipleri ise lig lideri Olympiakos olacak. Elbette saha avantajı faktörünü de göz önünde bulundurduğumuz zaman işleri pek kolay gözükmüyor. Ancak Monaco kadrosu, bu ‘son dansı’ en iyi şekilde bitirmek isteyecektir. Ancak bunun için güçleri ne kadar yetecek? Bunu bekleyip göreceğiz.
Olympiakos, Kısalarından Ne Kadar Katkı Alabilecek?

Georgios Bartzokas yönetimindeki Olympiakos, bu sezon EuroLeague’in en iyi hücum takımı konumunda. Maç başına attıkları 90.3 sayıyla Valencia‘nın ardından 2. sıradalar. Hücum reytinginde ise 123 reytingle (100 pozisyon başına bulunan sayı) EuroLeague’in zirvesindeler. Top paylaşımı konusunda ise kusursuza yakın bir noktadalar.
Olympiakos, yıllardır adeta makine düzeninde işleyen bir hücum kurgusuna sahip. Bu kurguyu tıpkı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine devam ettiriyorlar. Maç başına 21.6 asistle ligin topu en iyi paylaşan takımı konumundalar. Attıkları 90.3 sayının neredeyse yüzde 70’ini (%69.9) asist üzerinden buluyorlar. Bu alanda da ligin en iyisi onlar.
Ancak yıllardır çok aşina olduğumuz bir durum söz konusu. Özellikle Playoff ve Final Four vakti geldiği zaman oyun yavaşlıyor, temaslar ve fiziksellik çok artıyor, baskı artıyor oyunun temposu iyice düşüyor. Hal böyle olunca bire biri iyi oynayan, eli titremeyen ve soğukkanlı kalabilen kısaların önemi çok artıyor.
Olympiakos ise yıllardır bu noktada çok büyük sorunlar yaşayan bir takım. Geçtiğimiz sezon Final Four’da Monaco savunmasını neredeyse bir kez bile eksiltemediler. Evan Fournier’in 31 sayılık muazzam performansına rağmen hücumda çok tıkandılar. Pota altında Vezenkov’u devreye sokamayınca çok kolay tahmin edilebilir bir takım görüntüsü sergilediler.
Bu sezon ise Yunan ekibi, kısa rotasyonunda çok sayıda alternatife sahip. Kadrosunda Thomas Walkup, Tyler Dorsey, Evan Fournier, Frank Ntilikina, Cory Joseph ve Monte Morris gibi oyuncuları bulunduran Olympiakos, ligin kısa rotasyonunda en çok çeşitliliğe sahip takımlarından bir tanesi.
Ancak buna rağmen bu oyuncuların birçoğundan istikrarlı katkı alamıyorlar. Evet, geçtiğimiz sezon çok büyük hayal kırıklığı yaratan Tyler Dorsey, bu sezon ise inanılmaz bir çıkış yakaladı. Maç başına attığı 17 sayıyla EuroLeague’de yılın en iyi 2. beşine seçildi. Ancak kısa rotasyonundaki diğer isimlerden istikrarlı bir yardım alamadı.
Takımın yıldızlarından Evan Fournier, geçtiğimiz sezona göre çok daha istikrarsız bir görüntüde. Bir maçta çıkıp 30 sayı attıktan sonra öbür hafta sadece 2 sayıda kalabiliyor. Geçen sezon maç başına 16.0 olan sayı ortalaması, bu yıl 11’e kadar geriledi. Üçlük yüzdesi ise %35’te kaldı.
Takımın ana oyun kurucusu Thomas Walkup ise kariyerinde en az sayı attığı sezonlardan birini geçiriyor. Hiçbir zaman iyi denebilecek bir şutör olmayan Walkup, ilerleyen yaşıyla birlikte hücumda iyice sınırlı bir oyuncu haline gelmiş durumda. Öte yandan Frank Ntilikina, Monte Morris ve Cory Joseph ise hücumda neredeyse hiç katkı veremiyorlar.
Hal böyle olunca Tyler Dorsey’nin omuzlarındaki yük, ekstrem boyutlara ulaşmış durumda. Artık 30 yaşına gelmiş olmasına karşın Dorsey, Playoff gibi baskının yüksek olduğu ortamlarda skor yükünü sırtlamaya alışkın bir isim değil. Dolayısıyla Olympiakos, ondan normal sezondaki performansını Playoff’ta da sürdürmesini umacak.
Aksi bir senaryoda ise Yunan ekibi, hücumda yine bazı ciddi problemler yaşayabilir.
Koçsuz ve Eksik Monaco, Ne Kadar Direnebilecek?

AS Monaco için bu sezon yaşanan tek ciddi sıkıntı, yaşanan mali sorunlar değildi. Kulüpteki istikrarsız yapıdan dolayı koç Vassilis Spanoulis, yanına yardımcısını da alarak görevi bırakma kararı aldı. Bunun üzerine kulüp, yeni bir başantrenör getirmek yerine sorumluluğu iki yardımcının üstüne yükleyerek yola devam etti.
Kulübün asistan koçlarından Manuchar Markoishvili, takımın başına geçici başantrenör olarak getirildi. 39 yaşındaki Gürcü çalıştırıcı, bu görevi bir başka asistan koç Sergii Gladyr ile beraber yürütüyor. Ancak maçlarda takımın başındaki isim, Manuchar Markoishvili oluyor.
Hal böyle olunca ortaya son derece sıra dışı bir durum çıktı. Şu an AS Monaco’nun koç ekibinde yalnızca iki antrenör var, onlar da Manuchar Markoishvili ve Sergii Gladyr. Takımı kimseden yardım almadan beraber yönetiyorlar. İşlerinin hiç kolay olmamasına karşın şu ana dek hiç fena bir iş çıkarmadılar.
Öte yandan AS Monaco’nun karşılaştığı tek zorluk bu değil. Yaşanan mali sorunların ardından Yoan Makoundou ve David Michineau gibi yan parçalar, takımdan ayrılma kararı aldı. Bu oyuncular EuroLeague’de çok süre almasa bile Fransa Ligi’nde ana parçaların dinlendirilmesine yardımcı oluyordu. Bu isimlerinin gidişiyle birlikte ana oyuncular, hem ligde, hem de EuroLeague’de daha ciddi süreler almak zorunda kaldılar.
Ayrıca Monaco, özellikle sezonun son bölümünde çok ciddi sakatlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Yaz döneminin flaş transferi Nikola Mirotic, bu sezon sakatlıklar nedeniyle çok sayıda maç kaçırdı. Takımın tecrübeli skoreri Nemanja Nedovic, yaklaşık bir aydır sakatlığı nedeniyle sahalardan uzak kalıyor. Son olarak Barcelona maçının kadrosunda yer alsa bile henüz sakatlığı geçmediği için süre alamadı.
Üstelik bu isimlerin yanına takımın tecrübeli oyuncularından Terry Tarpey de eklenince Monaco, birçok maça sadece 8 oyuncuyla çıkmak zorunda kaldı. Bu zorlu koşullara rağmen adlarını Playoff’a yazdırmayı bildiler. Açıkçası bu da başlı başına takdir edilmesi gereken bir iş.
Ancak Playoff’ta bu şekilde işleri pek kolay olmayacaktır. Takımın iki koçu Manuchar Markoishvili ve Sergiii Gladyr, karşılarında Georgios Bartzokas gibi çok büyük bir tecrübeyi bulacak. Dolayısıyla ilk Playoffları’nda tecrübe bakımından çok dezavantajlı bir konumda olacaklar.
Nikola Mirotic ise henüz sakatlığını atlatabilmiş değil ve Olympiakos serisinin en azından bir kısmını kaçırması çok olası gözüküyor. Nemanja Nedovic, Monaco’nun Le Mans’a karşı oynadığı Fransa Kupası finaliyle sahalara geri döndü. Ancak sadece 3 dakika sahada kalabildi ve maçı sayı atamadan tamamladı. Dolayısıyla Olympiakos serisinde düzenli katkı verebilmesi pek kolay gözükmüyor.
Hal böyle olunca AS Monaco, Olympiakos’a kıyasla çok daha az oyuncudan faydalanabilecek. Peki bunun getireceği sıkıntılarla başa çıkabilecekler mi? İşte bu soru, serinin en belirleyici noktalarından biri olacak.