NBA: Yaz Döneminde Her Takımın En Büyük Korkusu

17/May/26 12:17 Mayıs 17, 2026

Arma Kaynar

17/May/26 12:17

Eurohoops.net
Austin-Reaves-Los-Angeles-Lakers
Nick Tomoyasu / Getty Images / Ideal Image

Eurohoops Çeviri, her NBA takımının offseasondaki en büyük korksunu inceliyor.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

Bu yazı Bleacher Report’ta yayınlandı ve uyarlanarak çevirildi.

NBA’de offseason dönemi cesur davranan takımları ödüllendirir. İhtiyaçlarını erkenden ve kararlı şekilde gidermeye çalışan ekipler genellikle başarıya ulaşır. Sonuçta meşhur söz boşuna söylenmiyor: Korkan para kazandırmaz.

Yine de korku, offseason sürecinin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor.

Takımlar kadrolarını geliştirmeye ya da yeni bir yön çizmeye çalışırken, atacakları adımların olası olumsuz sonuçlarını da hesaba katmak zorunda. Yapılan hamle ne kadar büyükse, başarısız olmasının bedeli de o kadar ağır oluyor.

Değişen piyasa dinamikleri, astronomik seviyelere çıkan serbest oyuncu kontratları ve takımın gelecekteki esnekliğini azaltabilecek hamleler… Bu yaz hareketlilik peşindeki NBA ekiplerinin zihnini meşgul eden konuların başında bunlar geliyor.

Atlanta Hawks: CJ McCollum Çözüm Değil

New York Knicks v Atlanta Hawks - Game Six

NBA’de offseason dönemi cesur davranan takımları ödüllendirir. İhtiyaçlarını erkenden ve kararlı şekilde gideren ekipler genelde başarıya ulaşır. Sonuçta meşhur söz boşuna söylenmiyor: Korkan para kazandırmaz.

Yine de korku, offseason sürecinin büyük bir parçası olmaya devam ediyor.

Takımlar kadrolarını güçlendirmeye ya da yeni bir yön çizmeye çalışırken, işin olumsuz taraflarını da hesaba katmak zorunda. Yapılan hamle ne kadar büyükse, başarısız olmasının sonuçları da o kadar ağır oluyor.

Değişen piyasa şartları, astronomik seviyelere çıkan serbest oyuncu kontratları ve esnekliği kısıtlayan hamleler… Bu yaz hareketlilik arayan NBA ekiplerinin aklını kurcalayan konular bunlar.

Şimdi de tüm 30 takımın bu yaz korkması gereken bir noktaya bakalım.

Atlanta Hawks, Trae Young takasının ardından kadroya katılan CJ McCollum’u nasıl geri getirmesin ki? Özellikle playofflarda neredeyse tek başına iki maç kazandıran performansından sonra bu oldukça zor bir karar.

Jalen Johnson ve Nickeil Alexander-Walker liderliğinde Hawks’ın çoğu takımın imreneceği kadar kaliteli bir kanat-forvet rotasyonu var. Ancak Knicks serisinde takımın en büyük ihtiyacı olan birebir skor üretimi ve oyun kuruculuk konusunda McCollum öne çıktı. Evet, seri ilerledikçe New York Knicks, Atlanta’yı fiziksel olarak ezdi. Ama ilk maçlardaki McCollum etkisi inkâr edilemezdi.

Yine de Atlanta’nın asıl korkması gereken nokta burada başlıyor. Çünkü 34 yaşındaki McCollum’un o seviyeyi sürdürebileceğini varsaymak ciddi bir risk olabilir. Kariyerinin düşüş dönemine giren bir oyuncuya, kısa süre önce playofflarda parlamış olsa bile yüksek kontrat vermek takımın geleceğini zorlayabilir.

Boston Celtics: Hâlâ Yeterince Esnek Değiller

Boston Celtics geçtiğimiz yaz ve 2025-26 sezonu içinde ciddi maaş yüklerinden kurtuldu. Böylece ikinci apronun altına inip uzun vadeli cezalardan kaçınırken, son yılların en başarılı organizasyonlarından biri olarak zirve yarışında kalma umudunu da korudu.

Fakat tüm bu hamlelere rağmen Boston’ın hâlâ kadrodaki eksikleri giderecek kadar esnek olup olmadığı soru işareti yaratıyor.

Celtics’in muhtemelen ilk beş başlayan pivot Neemias Queta’nın üzerinde bir seviyeye ihtiyacı var. Ayrıca playofflarda sık sık yaşadıkları hücum tıkanıklıkları, potaya gidebilen yaratıcı bir guard eksikliğini de net şekilde ortaya koydu.

Lüks vergi sınırının altında olmak avantaj sağlayacak. Anfernee Simons takasından gelen 27.7 milyon dolarlık trade exception da önemli bir koz. Ancak bu istisnanın ya da mid-level exception’ın kullanılması halinde takım yeniden ilk apron sınırına dayanacak.

Peki Boston, bu eksikleri giderirken gelecekteki hareket alanını daraltmadan ilerleyebilir mi? Üstelik ellerindeki takaslanabilir ilk tur hakları da yalnızca 2027, 2031 ve 2033 seçimlerinden oluşuyor.

Brooklyn Nets: Serbest Oyuncu Pazarı Öldü

NBA’de bu yaz maaş boşluğu olan takım sayısının azlığı, yıldız oyuncuların serbest kalmak yerine uzatma imzalaması ve piyasadaki üst düzey isim eksikliği, oldukça sessiz bir free agency dönemi yaşanacağını düşündürüyor.

Ancak Brooklyn Nets için asıl korkutucu olan, bu sessizliğin uzun vadeli bir trende dönüşmesi olabilir.

Nets’in 2024’te ilk tur draft hakkı yoktu. 2025’te franchise oyuncusu bulamadılar. Bu yıl ise yalnızca 6. sırayı elde edebildiler ve ayrıca 2027 ilk tur seçim hakları da kendi kontrollerinde değil. Draft lotaryası sisteminde yapılması beklenen reformların, kötü takımların şansını daha da azaltması gündemde.

Yani Brooklyn birkaç kötü sezon geçirmesine rağmen beklediği draft ödülünü alamadı ve artık başarı için en büyük umutlarından biri serbest oyuncu pazarı haline geldi.

Elbette büyük pazarda oynamaları ve geçmişte yıldız oyuncuları çekebilmiş olmaları onları diğer takımlara göre avantajlı kılıyor. Ayrıca bu yaz ciddi harcama gücü bulunan üç ekipten biri olmaları da önemli bir artı. Ancak yine de geleceği free agency’ye bağlamak, oldukça riskli bir strateji gibi görünüyor.

Charlotte Hornets: Coby White Çok Pahalıya Patlayabilir

Charlotte Hornets’ın Coby White hamlesi ilk bakışta biraz garip görünüyordu. Çünkü takım zaten LaMelo Ball ve Kon Knueppel liderliğinde ligin en heyecan verici genç hücumlarından birini oluşturmaya başlamıştı.

Fakat White tamamen pozitif bir katkı verdi. Özellikle Knueppel’ın Play-In’de düşüş yaşadığı bölümde onun varlığı kritik hale geldi. Miami Heat karşısındaki 9/10 maçında ortaya koyduğu clutch performans ve maçı uzatmaya götüren üçlüğü, sezonun en unutulmaz anları arasına girdi.

Hornets’ın White’ı takımda tutmak istemesi son derece doğal. Ancak asıl soru şu: Charlotte, onu elde tutabilmek için piyasanın üzerine çıkmaya hazır mı?

Chicago Bulls’un ciddi şekilde devreye girmesi beklenmiyor. Ancak Los Angeles Lakers ve Brooklyn Nets gibi maaş boşluğu bulunan takımların ilgisi fiyatı ciddi şekilde yükseltebilir.

Charlotte, White takasının işe yaradığını görmüş olabilir. Ama yine de kadroda forvet ve pivot ihtiyaçları dururken üçüncü bir guard’a gereğinden fazla para bağlamanın risklerini dikkatle değerlendirmek zorunda.

Chicago Bulls: Yön Değişikliği Çok Geç Geldi

Eğer NBA, gündemdeki yeni draft lotaryası reformlarını kabul ederse, bundan en büyük darbeyi alacak takımlardan biri Chicago Bulls olabilir.

Yıllardır vasatlığın içinde sıkışıp kalan, sürekli Play-In kovalamaya çalışan ve tam anlamıyla yeniden yapılanmaya yanaşmayan Bulls, sonunda bu sezonki trade deadline döneminde gerçeği kabul etti. Zirveye çıkmanın yolu bazen dibe vurmayı gerektiriyordu. En azından eski lotarya sisteminde mantık buydu; ligin en kötü takımları, franchise oyuncusu olabilecek bir yıldızı seçme konusunda en yüksek şansa sahipti.

Ancak artık şartlar değişiyor.

Bulls’un yaklaşık 54 milyon dolarlık maaş boşluğu ve 2026 Draftı’nda 4. sıra hakkı bulunuyor. Fakat yeni sistemde özellikle bilerek kötü olmak büyük avantaj sağlamayabilir. Hatta gelecek sezon ligin en kötü üç takımından biri olurlarsa, 1 numaralı seçimi elde etme ihtimalleri 4 ile 10. sıralar arasında bitiren ekiplerden daha düşük olabilir.

Bu yüzden Chicago’nun elindeki 4 numaralı seçimi kusursuz değerlendirmesi gerekiyor. Çünkü uzun süre boyunca sahip olacakları en değerli draft hakkı bu olabilir.

Cleveland Cavaliers: Donovan Mitchell Sözleşme İmzalamazsa

Cleveland Cavaliers v Detroit Pistons - Game One

Donovan Mitchell bu yaz dört yıl ve 277 milyon dolara kadar çıkabilecek dev bir kontrat uzatması imzalama hakkına sahip. Verdiği mesajlar da genellikle Cleveland’da kalmaya sıcak baktığını gösteriyor. Eğer imzayı atarsa Cavaliers offseason planlarına normal şekilde devam edebilir. Bu planların içinde James Harden ile yeniden anlaşmak ve takımı gerçek bir şampiyonluk adayına dönüştürecek tamamlayıcı parçaları aramak bulunuyor.

Ama Mitchell uzatmayı reddederse işler bir anda karışabilir.

Önümüzdeki sezon için garanti 50.1 milyon dolarlık maaşı olsa da Mitchell, 2027-28 sezonundaki 53.8 milyon dolarlık oyuncu opsiyonunu reddederek 2027 yazında tamamen serbest kalabilir. Açıkçası, insanın aklına şu geliyor: Eğer bir oyuncu çeyrek milyar dolardan fazla bir kontratı geri çeviriyorsa, muhtemelen başka bir takımda oynamayı düşünüyordur.

Bu durumda Cleveland’ın onu takasa çıkarmaktan başka seçeneği kalmayabilir. Çünkü bir yıl sonra hiçbir karşılık almadan kaybetmek felaket olur.

Ve eğer Cavaliers Mitchell için takas görüşmelerine başlarsa, artık takımda kimsenin geleceği garanti olmaz. James Harden, Jarrett Allen ve hatta Evan Mobley dışındaki herkesin adı takas söylentilerine karışabilir.

Dallas Mavericks: Masai Ujiri Bir Kez Daha Raptors Kurarsa

Yanlış anlaşılmasın; Dallas Mavericks, basketbol operasyonlarının yeni başkanı Masai Ujiri’nin 2019’da şampiyon olan Toronto Raptors benzeri bir takım kurmasına kesinlikle itiraz etmezdi.

Ancak asıl korku, Ujiri’nin o şampiyonluk sonrası izlediği kadro kurma yolunu tekrar tercih etmesi.

Ujiri’nin geçmişine bakıldığında, atletik özellikleri yüksek ama şut problemi yaşayan uzun ve proje oyuncusu kanatlara özel bir ilgisi olduğu görülüyor. Bunun en iyi örneği bugün All-NBA seviyesine yaklaşan Scottie Barnes. Dallas da elbette Cooper Flagg’in yanına böyle bir oyuncu koymaktan memnun olurdu.

Fakat Mavericks’in ve özellikle Flagg’in ihtiyaç duyduğu şey; şut tehdidi olmayan, sahayı açamayan ve top dolaşımını doğal şekilde sağlayamayan bir yan kadro değil.

Dallas, çaylak sezonunda hücumun anahtarlarını doğrudan Flagg’e teslim etti. Genç yıldızın zorlanmasının sebeplerinden biri elbette henüz bir teenager olmasıydı. Ancak takımın güvenilir şutörler ve ikinci oyun kurucular açısından yetersiz oluşu da onun işini ciddi şekilde zorlaştırdı.

Eğer Ujiri başarısız olursa, bunun nedeni muhtemelen alışık olduğu tarzda bir takım kurması olacak. Oysa Dallas’ın ihtiyacı olan şey, Cooper Flagg’in etrafına gerçekten uyumlu bir kadro inşa etmek.

Denver Nuggets: Peyton Watson’ın Gitmesi

Denver Nuggets, Minnesota Timberwolves’a karşı ilk turda aldığı yenilgide birçok zayıf yönünü gözler önüne serdi. Atletizm eksikliği, savunmadaki sertlik problemi ve ikinci skor üreticisinin olmayışı bunların başında geliyordu.

Eğer kısıtlı serbest oyuncu durumundaki Peyton Watson takımdan ayrılırsa, bu eksiklerin tamamı daha da büyüyecek.

Normal şartlarda Denver’ın eşleşme hakkı olduğu için Watson’ı kaybetmesi pek olası görünmezdi. Ancak mevcut kadro zaten inanılmaz pahalı ve maaş azaltmak için gönderilebilecek çok fazla gereksiz kontrat da bulunmuyor.

Christian Braun’un yüksek kontrat uzatmasını ölçü alırsak, Watson’ın yıllık en az 21 milyon dolar seviyesinde bir başlangıç maaşı alması bekleniyor. Hatta gerçek piyasa değeri bunun da üzerinde olabilir.

Başka bir takım Watson’a yüksek bir teklif sunarsa Denver çok zor bir karar vermek zorunda kalabilir. Çünkü onu takımda tutmak, Nuggets’ı ikinci apron sınırının da üzerine itebilir.

Zaten draft hakları açısından zayıf durumda olan Denver’ın hem Tim Hardaway Jr. hem de Bruce Brown konusunda karar vermesi gerekiyor. Yeni finansal kısıtlamalar altında bu yük iyice taşınamaz hale gelebilir.

Kısacası Denver’ın Watson’a çok ihtiyacı var. Ama yine de onu kaybetme ihtimali oldukça gerçekçi duruyor.

Detroit Pistons: Birisi Jalen Duren’e Maksimum Kontrat Verirse

Jalen Duren, Detroit Pistons’ın Cleveland Cavaliers karşısındaki ikinci tur serisinde Orlando Magic eşleşmesindekinden daha iyi görünmedi. Ancak buna rağmen maaş boşluğu bulunan bazı takımlar onu yıldız seviyesinde değerlendirebilir.

22 yaşındaki pivot, kısıtlı serbest oyuncu statüsünde başka bir takımdan dört yıl için toplam 177 milyon dolara kadar teklif alabilir. Pistons ise beşinci yılı ekleyip, Duren’in All-NBA seçilmesi durumunda kontratı 287 milyon dolara kadar çıkarabilir.

Playofflarda genel performansının düşüş göstermesi nedeniyle Detroit’in ona maksimum kontrat vermeye tamamen sıcak baktığını söylemek zor. Hatta kadrodaki diğer hücum ihtiyaçları düşünüldüğünde, Pistons muhtemelen sezon öncesi uzatma görüşmelerinde önerdiği yıllık yaklaşık 30 milyon dolarlık seviyeye yakın bir anlaşma yapmak istiyor.

Fakat başka bir takım tam maksimum kontratla gelirse, Detroit’in bunu eşleştirmekten başka çaresi kalmayabilir.

Normal sezondan sonra bu karar kolay görünürdü. Ancak Duren’in playoff performansı, böyle bir sözleşmenin ciddi bir fazla ödeme olarak görülmesine neden olabilir.

Golden State Warriors: Aynı Kadroyla Devam Etmek Hata Olabilir

Basketbol dünyasında genel duygu, Golden State Warriors’ın çekirdeği koruyup Stephen Curry, Draymond Green ve yeni kontrat alan başantrenör Steve Kerr ile son bir kez daha şampiyonluk denemesi yapması yönünde.

Ama işin soğuk ve duygusuz tarafı şunu söylüyor: 2022 şampiyonluğu zaten bu dönemin zirvesiydi ve artık yaşlanmış, esnekliği kalmamış bir kadroyla yeniden zirve kovalamak gerçekçi olmayabilir.

Bir taraftar olarak ben de Curry ve Kerr döneminin bitmesini duygusal açıdan kabullenmeye hazır değilim. Hatta Draymond Green için ayrılık zamanı geldiği fikrine daha kolay ikna olunabilir.

Ancak playofflarda hâlâ ayakta kalan takımlara bakınca, Golden State’in ihtiyaç duyduğu gençlik, atletizm ve derinliği eklemesinin ne kadar zor olduğu açıkça görülüyor. Belki deneyimli bir yıldız için takas yapılabilir ama bu da takımın yaş kaynaklı sakatlık ve düşüş risklerini daha da artıracaktır.

Kimse böyle bir dönemi bırakmak istemez. Ama bazen bir şeyi bırakmak istememek, ona tutunmanın doğru olduğu anlamına gelmez.

Houston Rockets: Amen Thompson’a Fazla Para Vermek

Houston Rockets, 2024 offseason’inin son bölümünde Alperen Şengün ile beş yıl 185 milyon dolarlık sözleşme imzalayarak maksimum kontratın altında kalmayı başarmıştı. Şimdi aynı yaklaşımı Amen Thompson konusunda da sürdürebilmeyi umuyorlar.

Şengün bu anlaşmanın ardından üst üste iki kez All-Star seçilse de, hâlâ playoff seviyesinde bir takımın ana yapı taşı olup olamayacağı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Thompson için de benzer şüpheler mevcut. Son iki sezonda Yılın Savunmacısı oylamasında sürekli ilk sekiz içinde yer alsa da dış şut tehdidinin neredeyse hiç olmaması büyük bir problem yaratıyor.

Ne kadar atletik olursanız olun ya da savunmada ne kadar etkili oynarsanız oynayın, rakip savunmalar sizi tamamen boş bırakabiliyorsa bu durum ciddi bir handikap haline geliyor.

Bu yüzden Houston’ın, beş yıl için 252 milyon dolara kadar çıkabilecek uzatma hakkına sahip Thompson’a maksimum kontrat vermesi devasa bir hata olabilir.

Yüksek draft sırasından seçilmiş, sürekli ilk beş başlayan ve ödül seviyesinde savunma yapan bir oyuncunun değeri elbette çok yüksek. Thompson da doğal olarak maksimum kontrat isteyebilir. Ancak Rockets’ın burada geri adım atmaması gerekiyor.

Indiana Pacers: En Kötüsü Zaten Oldu

Indiana Pacers açısından bakıldığında, offseason’daki en kötü senaryonun zaten yaşanmış olması acaba iyi haber sayılır mı?

Pacers, Ivica Zubac takasında 2026 ilk tur draft hakkını LA Clippers’a gönderirken oldukça garip korumalar eklemişti. Seçim hakkı 5 ile 9 arasında kalırsa Clippers’a gidiyordu. Ve tam olarak olan da buydu.

Şimdi o draft hakkı kaybedildi. Basketbol operasyonları başkanı Kevin Pritchard’ın “şaşırdığını” söylemesi de Pacers taraftarlarını pek rahatlatmıyor.

Sonucun gerçekleşme ihtimali yüzde 50 iken buna şaşırmış gibi davranmak çok mantıklı görünmüyor.

Indiana’nın geçiş yılı bolca mağlubiyetle geçti ve sonunda ellerinde bir draft hakkı bile kalmadı. Artık bu hamlenin acısını hafifletmenin tek yolu, Ivica Zubac’ın şampiyonluk hedefleyen bir Pacers takımında All-Star seviyesinde oynaması olabilir.

LA Clippers: Aspiration Skandalı Yeniden Gündemde

Geçtiğimiz sonbaharda NBA’in en büyük gündemlerinden biri olan Aspiration skandalı bir süredir sessizliğe gömülmüştü. Ancak bu offseason’da konu yeniden manşetlere taşınabilir.

Podcast yayıncısı ve ESPN yorumcusu Pablo Torre’nin ortaya koyduğu raporlar, Los Angeles Clippers’ın maaş sınırını delerek Kawhi Leonard’a kontratında yazandan daha fazla ödeme yaptığını düşündüren bazı kanıtlar içeriyordu.

NBA tüm sezon boyunca bu konuyu soruşturdu ve kararın yaz aylarında çıkması bekleniyor.

Eğer lig yönetimi Clippers’ın kuralları ihlal ettiğine karar verirse; draft haklarının silinmesi, para cezaları, uzaklaştırmalar ve en uç senaryoda Kawhi Leonard’ın kontratının geçersiz sayılması gibi cezalar gündeme gelebilir.

Clippers, Pacers ile yaptığı takas sayesinde yaklaşan draftta 5. sıra seçimine sahip olduğu için o hak şimdilik güvende görünüyor. Ancak NBA kararını açıkladığında başka hangi sonuçların ortaya çıkacağını kimse bilmiyor.

Los Angeles Lakers: Kazandıklarından Fazlasını Kaybedebilirler

Los Angeles Lakers v Houston Rockets - Game Three

Los Angeles Lakers’ın elinde Luka Dončić gibi bir süperstar, yaklaşık 47 milyon dolarlık maaş boşluğu ve Austin Reaves’i Bird hakları sayesinde maaş sınırını aşarak takımda tutabilme imkânı bulunuyor. Reaves’in de 14.9 milyon dolarlık oyuncu opsiyonu var.

Yani kağıt üzerinde Lakers’ın durumu oldukça iyi görünüyor. Oklahoma City Thunder karşısında ikinci turda dağılan kadrodan daha iyisini kurmaları da yüksek ihtimal.

Fakat gerçekten daha iyi olacaklarının garantisi var mı?

Örneğin, Los Angeles’ın en kritik anlarda Jaxson Hayes’i tercih edip kenara çektiği Deandre Ayton’ın 8.1 milyon dolarlık oyuncu opsiyonunu kullanması bekleniyor. Marcus Smart ise 5.4 milyon dolarlık opsiyonunu reddedip başka yerlerde daha büyük kontrat arayabilir.

Rui Hachimura serbest oyuncu. Luke Kennard serbest oyuncu. Hayes serbest oyuncu. Ve tabii ki LeBron James de öyle.

Üstelik piyasada büyük yıldız sayısı yok denecek kadar azken Lakers’ın hem üst düzey bir serbest oyuncu çekmesi, hem Reaves’i tutması hem de kalan rotasyonu kaliteli şekilde doldurması hiç kolay olmayabilir.

Memphis Grizzlies: Kimse Ja Morant’ı İstemiyor

ESPN’den Brian Windhorst’un haberine göre Memphis Grizzlies, trade deadline döneminde Ja Morant’ı takaslayamadı çünkü lig genelinde “negatif değer” olarak görülüyordu. Takımlar, Morant’ı almak için ancak yanında ekstra draft hakları ve genç oyuncular verilirse masaya oturmaya hazırdı.

Bu offseason’da değişen tek şey, Morant’ın kontratının bitişine biraz daha yaklaşılmış olması.

Eğer hâlâ negatif bir varlık olarak görülüyorsa, en azından onu alan takım artık yalnızca iki yıl ve 87 milyon dolarlık bir yük üstlenmek zorunda kalacak. Bu da bir şeydir… sanırım.

Kısacası Memphis, eski franchise yıldızını bir gün takas ettiğinde draft hakkı kazanmak yerine büyük ihtimalle kendi haklarından vermek zorunda kalacağını biliyor.

Bu elbette hayal kırıklığı yaratacaktır ama sürpriz olmayacaktır.

En kötü senaryoda ise ilgilenen takımlar pazarlığı o kadar sert yapabilir ki Grizzlies için Morant’ı elde tutmak ya da kontratını satın alıp göndermek daha mantıklı hale gelebilir. Memphis’in kesinlikle kaçınmak isteyeceği sonuçlar da tam olarak bunlar olur.

Miami Heat: Giannis’i Alamamak

Milwaukee Bucks v Miami Heat

Giannis Antetokounmpo ile Bam Adebayo’nun sahadaki uyumu kağıt üzerinde çok ideal görünmüyor. Üstelik iki kez MVP seçilen Giannis de özellikle fiziksel devamlılık açısından kariyerinin düşüş dönemine girmeye başlamış gibi duruyor.

Ama Miami Heat’in başka ne seçeneği var?

Eğer takas yoluyla artık oldukça ulaşılabilir görünen Antetokounmpo’yu kadroya katamazlarsa, bu takım orta sıralara sıkışıp kalmaktan nasıl kurtulacak?

Norman Powell ile yeniden anlaşmak, Andrew Wiggins oyuncu opsiyonunu reddederse onu yüksek maaşla takımda tutmak ve Jaime Jaquez Jr. ile Pelle Larsson gibi isimleri uzatmak mı? Bunların hepsi değerli oyuncular olabilir. Ancak aynı çekirdeği koruyarak bu sezonki 43 galibiyet seviyesinin üzerine çıkmak pek gerçekçi görünmüyor.

Heat isterse 2027 yazı için büyük maaş boşluğu yaratabilir ve tüm kozlarını o döneme saklayabilir. Fakat uzun zamandır hiçbir takım sadece serbest oyuncu piyasası üzerinden gerçek bir şampiyonluk adayı kuramadı.

Giannis kusursuz bir parça olmayabilir. Ama Miami’nin 2026-27 sezonunda yeniden gerçekten iddialı olabilmesi için en büyük umudu büyük ihtimalle o. Eğer onu alamazlarsa, daha iyi günlerin geleceğini hayal etmek zorlaşacak.

Milwaukee Bucks: Giannis İçin Gelen Teklifler Yeterince İyi Değil

Milwaukee Bucks şu anda Giannis Antetokounmpo için gelen teklifleri değerlendiriyor. Aslında bu durum dışarıdan göründüğü kadar şaşırtıcı değil.

Son trade deadline döneminde Giannis’in hangi takımlara gitmek isteyebileceğinden, o ekiplerin masaya ne koyduğuna kadar birçok detay konuşulmuştu.

Peki ya Milwaukee’nin şubat ayında reddettiği teklifler hâlâ piyasadaki en iyi tekliflerse?

Elbette playofflarda hayal kırıklığı yaşayan bazı takımlar da yarışa katılabilir. Ancak Giannis’in uzun vadede kalmaya sıcak bakmadığı bir takımın teklif sunmasının çok anlamı yok. Çünkü yıldız oyuncu gelecek yaz serbest kalabilir ve hiçbir takım onun kalacağından emin olmadan böylesine büyük bir hamle yapmak istemez.

Üstelik bazı ekipler, Antetokounmpo’nun deadline sonrası yaşadığı sakatlık problemleri nedeniyle birkaç ay önce vermeye hazır oldukları teklifleri bile geri çekebilir.

Belki biraz daha genişleyen piyasa sayesinde Bucks, şubat ayına kıyasla daha iyi bir paket alabilir. Ama bunun garantisi kesinlikle yok.

Minnesota Timberwolves: Ayo Dosunmu’nun Fiyatı Yükseliyor

Donte DiVincenzo’nun gelecek sezonun tamamını kaçırması beklenirken Mike Conley de sınırsız serbest oyuncu durumunda. Bu nedenle Minnesota Timberwolves’ın Ayo Dosunmu’ya ciddi şekilde ihtiyacı olacak.

Enerjisiyle öne çıkan guard, Nuggets’a karşı ilk turda alınan bir galibiyette tam 43 sayı atarak maç çalmıştı. Wolves’a geldiği günden beri de takıma mükemmel uyum sağladı.

Önümüzdeki sezon büyük ihtimalle ilk beş başlayacağını ve çok büyük bir rol üstleneceğini bilen Dosunmu’nun, geçtiğimiz yıl kazandığı 7.5 milyon doların en az üç katı seviyesinde bir kontrat istemesi oldukça doğal.

Diğer takımlar da 15.1 milyon dolarlık mid-level exception teklifleriyle devreye girebilir. Minnesota’nın bu teklifleri geçmeye hazır olması gerekiyor.

Ancak Anthony Edwards, Rudy Gobert, Julius Randle, Jaden McDaniels ve Naz Reid’in gelecek sezon en az 23 milyon dolar kazanacak olması, Dosunmu’ya piyasa değerinde verilecek bir kontratın Wolves’u lüks vergi sınırına ve muhtemelen ilk apronun içine taşıyacağı anlamına geliyor.

New Orleans Pelicans: Sadece Tek Bir Büyük Sorunu Çözebilirler

New Orleans Pelicans geçtiğimiz sezon yalnızca 26 maç kazanabildi. Bu da offseason’da çözmeleri gereken birden fazla büyük problem olduğu anlamına geliyor.

Bunların en önemlileri ribaund zaafı ve şut eksikliği.

Kevon Looney ve Karlo Matkovic’in takım opsiyonları kullanılmadığı takdirde bile Pelicans’ın lüks vergi sınırının yalnızca yaklaşık 5 milyon dolar altında olması bekleniyor. Yani takımın maddi kaynakları, bu iki temel sorundan birini bile çözmeye zor yetebilir.

New Orleans savunma ribaund yüzdesinde ligde 28. sıradaydı ve rakipleri pota altında durdurabilecek bir pivot ihtiyacı çok net şekilde hissediliyor.

Ancak Zion Williamson’ın dört numarada oynadığı mevcut yapı düşünüldüğünde, alınacak uzun oyuncunun aynı zamanda dış şut tehdidine de sahip olması gerekiyor. Hatta aslında Pelicans’ın kadroya katacağı hemen herkesin şut atabilmesi şart gibi görünüyor.

Çünkü takım hem üçlük deneme sıklığında lig 27’ncisiydi hem de isabet oranında 24. sırada kaldı.

New York Knicks: Mitchell Robinson’ı Kaybetmek

New York Knicks’in playoffların ilk iki turundaki tarihi hücum performansı çok konuşuldu. Ancak onları geçmişte bu kadar etkili yapan başka bir unsur daha vardı.

Mitchell Robinson’ın hücum ribaundları.

Eski koç Tom Thibodeau döneminde Robinson’ın ikinci şans sayıları yaratma becerisi adeta bir hile gibiydi. Yedek pivot hâlâ NBA’in en iyi ribaundçularından ve ekstra hücum hakkı kazandıran oyuncularından biri.

Şimdi sınırsız serbest oyuncu konumunda olması nedeniyle birçok takımın ilgisini çekebilir.

Knicks, Bird hakları sayesinde Robinson’a istedikleri kadar para verebilir. Ancak işin diğer tarafında da bazı soru işaretleri bulunuyor.

Robinson’ın uzun süre yüksek dakika oynayamaması ve takımın maaş bütçesinin zaten çok şişmiş olması, New York’un onu takımda tutmak için piyasanın üzerine çıkmak istememesine yol açabilir.

Kaliteli pivot arayan çok fazla takım var. Knicks ise mevcut maaş yükü nedeniyle bu yarışta geri adım atabilir.

Oklahoma City Thunder: Şampiyonluk Kutlamasını Hava Bozarsa

Playofflarda kalan diğer tüm takımlar ya kırılgan görünürken ya da zayıf rakiplere karşı dominant performans sergilerken, Oklahoma City Thunder’ı şampiyonluk favorisi olarak görmek artık her zamankinden daha kolay.

Tek dilek, OKC üst üste ikinci şampiyonluk kupasıyla Scissortail Park’a döndüğünde havanın yağmurlu olmaması.

Maaş sınırı uzmanları ve felaket senaryosu sevenler, Thunder’ın bu yaz aşması gereken finansal engellere dikkat çekiyor. Isaiah Hartenstein, Lu Dort ve Kenrich Williams’ın 2026-27 sezonu için toplamı yaklaşık 54 milyon doları bulan takım opsiyonları bulunuyor. İkinci apron sınırına yaklaşan bir takım için bu küçük bir mesele değil.

Ama gerçekten endişelenmek gerekiyor mu?

Sonuçta Thunder’ın playoff çıkış yıldızı Ajay Mitchell gelecek sezon yalnızca 3 milyon dolar kazanacak. Üstelik takımın 2026 Draftı’nda hem 12 hem de 18 numaralı seçim hakları var. Aaron Wiggins ve Isaiah Joe gibi kritik olmayan oyuncuların maaşlarını rahatlıkla gönderebilirler. Dahası, eski ilk tur seçimleri Nikola Topić ve Thomas Sorber henüz NBA’de forma bile giymedi.

Thunder’ın mali yapıyı düzene sokmak için sayısız yolu bulunuyor. Bu yüzden organizasyonun gerçek korkusu maaş tablosu değil, şampiyonluk geçidinin lojistiği gibi görünüyor.

Orlando Magic: Sorun Jamahl Mosley Değildi

Orlando Magic’in başka seçeneği kalmamıştı. Bir kez daha beklentilerin altında kalan hücum performansının ardından başantrenör Jamahl Mosley ile yollar ayrıldı.

NBA’de genelde işler böyle yürür.

Gerçek yeteneğe sahip, yıldız oyuncularına büyük kontratlar vermiş ve “kazanma zamanı” diyerek önemli takaslar yapmış bir takım seçenekleri tükendiğinde tüm kadroyu değiştiremezsiniz. Böyle durumlarda faturayı çoğunlukla koç öder.

Elbette Mosley’nin, Orlando’nun hücumda bir türlü istikrar yakalayamamasındaki temel neden olması mümkün. Ama daha olası senaryo, onun sadece problemin parçalarından biri olması.

Mosley’yi savunanlar; sakatlıkları, takımın şut eksikliğini ve sezonu hayal kırıklığına dönüştüren diğer birçok faktörü rahatlıkla öne sürebilir.

Magic, Mosley’nin gerçekten ne kadar suçlu olduğunu ancak 2026-27 sezonu başladığında anlayacak. Eğer takımın hücumu gelişmezse, Orlando bir sezonu daha kaybedip asıl problemin başından beri kadro yapısı olduğunu kabul etmek zorunda kalabilir.

Philadelphia 76ers: Gelişemeyebilirler

Chicago Bulls v Philadelphia 76ers

Joel Embiid artık 32 yaşında ve 2023’te MVP olduğu sezondan beri bir sezonda 40 maçtan fazla oynayamadı. O MVP sezonu ise sanki yüzlerce yıl önce yaşanmış gibi hissettiriyor.

Paul George ise 36 yaşında ve 2019’dan bu yana yalnızca bir kez 60 maç barajını aşabildi.

Bu iki oyuncu gelecek sezon toplam 112 milyon dolar kazanacak. Üstelik ikisinin de pozitif değerle takaslanması neredeyse imkânsız görünüyor.

Tyrese Maxey’nin bir üst seviyeye çıkması mümkün olabilir. Çaylak sezonunda müthiş bir performans sergileyen VJ Edgecombe’un gelişmesi de oldukça muhtemel. Ancak Philadelphia’nın yalnızca hamle yaparak bu sezon elde ettiği sonuçtan daha iyisine ulaşması gerçekçi görünmüyor.

Kelly Oubre Jr., Quentin Grimes ve Andre Drummond sınırsız serbest oyuncu durumunda. Üçünün birden geri dönmesi düşük ihtimal. Bu da Daryl Morey sonrası göreve gelecek yönetimin bu oyuncuların yerini daha ucuz alternatiflerle doldurmak zorunda kalacağı anlamına geliyor.

Maxey ve Edgecombe’un gelişimi, Embiid ile George’daki düşüşü telafi etse bile Sixers yardımcı oyuncu kalitesinde gerileme yaşayabilir. Ve bu yaz yapılacak tek bir yanlış hamle bile, bu sezonki 45 galibiyet seviyesini ulaşılamaz hale getirebilir.

Phoenix Suns: Ishbia Yeniden Sabırsızlanırsa

Phoenix Suns sonunda kontrolsüz yıldız toplama politikasından uzaklaşıp daha mantıklı bir yola girmiş görünüyordu. Bu sezon takımın savaşçı savunması ve kolektif oyun anlayışı, geçmiş yıllardaki “geleceği ipotek edip mutsuz yıldızları toplama” yaklaşımından oldukça farklıydı.

Suns hâlâ on yılın geri kalanı için draft haklarının büyük bölümünü kaybetmiş durumda. Ama en azından artık mücadele eden, birbirine bağlı ve izlenebilir bir takım görüntüsü veriyorlar.

Fakat bu durumun takım sahibi Mat Ishbia’yı ne kadar süre tatmin edeceği büyük soru işareti.

Son yılların en kötü yönetim süreçlerinden birinin baş mimarı olan Ishbia, bu sezonu yalnızca bir “basamak” olarak tanımladı. Nihai hedefin hâlâ şampiyonluk olduğunu söyledi.

Peki iyi haber şu mu: Ishbia eski alışkanlıklarına dönse bile artık kısa vadeli başarı uğruna yakabileceği fazla varlık kalmadı?

Yine de Suns taraftarlarının endişelenmesi gerekiyor. Çünkü organizasyonu tekrar kaosa sürükleyecek yeni çılgın fikir ya da aceleci hamle her an kapıda olabilir.

Bir yıl mantıklı davrandınız diye insanlar size hemen güvenmeye başlamaz.

Portland Trail Blazers: Cimrilik

Bir NBA sahibinin masrafları kısmaya çalışmasının ne önemi olabilir ki?

Sonuçta takımların maaş tabanını doldurması gerekiyor ve franchise değerleri genelde saha başarısıyla birlikte yükseliyor. Bu da belli ölçüde harcama yapmayı zaten teşvik ediyor. O halde yeni Blazers sahibi Tom Dundon’ın aşırı tutumlu yaklaşımı gerçekten söylendiği kadar büyük bir problem olabilir mi?

Geçici başantrenör Tiago Splitter’ın anlattıkları, Portland organizasyonunun neden tehlikeli bir yolda olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Dundon’ın maliyet düşürmek amacıyla Play-In sürecinde takım kafilesinin otelden erken çıkış yapmasını istemesinin ardından takım masörünün çalışacak yeri bile kalmamış.

The Athletic’ten Jason Quick’ın haberine göre Splitter yakın çevresine şu sözleri söyledi:

“Ya masör sinirlenip işini iyi yapmak istemezse? Sonra Deni’ye (Avdija) iyi hizmet vermezse? Bu durumda beni de etkiler.”

NBA’de en iyi oyuncuların, koçların ve çalışanların eşit şartlarda Portland’ı tercih etmemesinin nedeni tam da bu olabilir. Eğer organizasyon bu şekilde yönetilecekse, serbest oyuncu piyasasından draft sürecine kadar her şey olumsuz etkilenir.

Tom Dundon’ın bu algıyı değiştirmek için hızlı ve açık adımlar atması gerekiyor.

Tags NBA