by Eurohoops Team / info@eurohoops.net
Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!
Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın!
Bu yazı Bleacher Report’ta yayınlandı ve uyarlanarak çevirildi.
NBA offseason’ın başlangıcına, yani Finaller’den kısa süre sonra başlayıp oyuncularla takım yöneticilerinin yaz tatilinden önceki hareketli döneme hızla yaklaşıyoruz.
Ve her takımın içinde bir miktar anarşi unsuru barındırmasına rağmen, bazı organizasyonlar diğerlerine kıyasla kaosa çok daha açık durumda.
Haydi, bu potansiyel pandemonium tüccarlarını sıralayalım.
Kaos potansiyelini değerlendirmek neredeyse tamamen kadro değişimi ihtimaline dayanıyor. Görevden almalar ve işe alımlar da bir etken, ancak yıldız oyuncuların ve önemli kadro parçalarının eklenmesi ya da gönderilmesi ihtimali çok daha büyük önem taşıyor.
Gelecek sezondan önce hangi takımlar en farklı görünebilir ya da en büyük ve en cesur hamleleri yapabilir? İşte burada cevaplamaya çalıştığımız soru bu.
Philadelphia 76ers, takım başkanı Daryl Morey ile yollarını ayırarak offseason’daki kaos ihtimalini daha da artırdı. Harris Blitzer Sports & Entertainment’ın spor operasyonları başkanı Bob Myers, yeni bir üst düzey yönetici bulunana kadar basketbol operasyonlarını yönetecek.
NBA’de yeni bir yönetim dönemi başladığında, bunun ardından genellikle ciddi kadro değişiklikleri gelir. Morey’nin yerine gelecek isim, Tyrese Maxey ve VJ Edgecombe etrafında yeni bir yapılanmaya gidip Joel Embiid ile Paul George’dan çıkmayı düşünebilir. Ya da takım, elindeki draft hakları ve maaş esnekliğini daha dikkat çekici yıldızlara ve daha derin bir rotasyona dönüştürmeye çalışabilir.
Morey döneminin sona ermiş olması bile tek başına Sixers’ın bu listede daha üst sıralarda yer alması gerektiğini düşündürüyor. Yine de sürecin daha sakin ilerleme ihtimali tamamen göz ardı edilemez.
Yönetici ortak Josh Harris, üç maksimum kontratlı oyuncuya sahip bir kadroya gereken finansal desteği vermeye gerçekten hazır olduğunu hâlâ kanıtlamak zorunda. Verse bile Philadelphia’nın maaş yapısını yönetmek oldukça karmaşık olacak. Kelly Oubre Jr. ve Quentin Grimes’ın ikisinden birden vazgeçmedikleri sürece bazı maaş istisnalarını kullanmaları mümkün görünmüyor. Ayrıca Maxey, Edgecombe, Embiid ve George takas görüşmelerinin dışında tutulursa, Dominick Barlow’un 3.4 milyon dolarlık kontratının takımın sonraki en yüksek maaşı olduğu bir yapıda anlamlı bir takas üretmek oldukça zorlaşıyor.
Öte yandan veteran yıldızları takasa çıkarmak da işleri kolaylaştırmıyor. Embiid’in başlamaya hazırlanan üç yıllık 187.9 milyon dolarlık kontratı, finansal açıdan o kadar riskli görünüyor ki bunun Morey’nin görevine mal olmuş olabileceği bile konuşuluyor. Playoff’larda fena görünmemesine rağmen, 36 yaşındaki Paul George’un kontratında kalan iki yıl ve 111 milyon dolar da onu daha cazip bir takas parçasına dönüştürmüyor.
Philadelphia’nın başantrenör Nick Nurse’ü yeni yönetime bağlama kararı, takımın en büyük kaos dönemini geride bırakmış olabileceğini düşündürüyor. Yine de Morey’nin yerine gelecek ismin, Embiid veya George’u gönderebilmek adına draft haklarını kullanıp kadroya ve organizasyonun yönüne kendi imzasını atması ihtimali tamamen masadan kalkmış değil.
30 milyon doların üzerinde maaş boşluğuna sahip olan, etrafında takım kurulacak net bir süperstarı bulunmayan ve gelecek sezonki birinci tur draft hakkı üzerinde kontrolü olmayan Brooklyn Nets, yaz döneminin en dikkat çekici takımlarından biri olmaya aday.
Draft piyangosu sonuçları da bunu destekledi. Brooklyn, geçen yıl olduğu gibi yine üst sıraların hemen dışında kaldı ve 8. sıranın ardından bu kez 6. sıradan seçim yapma hakkı elde etti. Bu da onları bir kez daha genellikle franchise oyuncularının çıktığı elit bölgenin dışında bıraktı.
Genel menajer Sean Marks normal şartlarda sabırlı ilerlemeyi tercih eden bir yönetici. Ancak mevcut tablo, Nets’in artık bekleme lüksünün kalmadığını gösteriyor. Brooklyn’in draft piyangosunda büyük sıçrama yapma ihtimali 2028’de daha iyi olmayacak. Üstelik daha da dengelenmiş olasılıklara sahip yeni draft sisteminin gelecek yıl devreye girmesi bekleniyor.
Tüm bunlar, Nets’in artık büyük bir hamle yapma baskısını ciddi şekilde hissettiğini düşündürüyor. Ellerinde hem değerli draft hakları hem de ciddi maaş esnekliği bulunuyor. Bu kombinasyon da onları ligin en agresif hamle adaylarından biri hâline getiriyor.
Giannis Antetokounmpo yarışına dahil olmaktan başka bir yıldız için devreye girmeye ya da draftta ilk dört sıraya yükselmek adına takas kovalamaya kadar Brooklyn şu anda tam anlamıyla “her ihtimali değerlendiren” bir organizasyon görüntüsü veriyor.
Üstelik kadroda, büyük bir takasta “yan hasar” sayılabilecek vazgeçilmez oyuncuların çok fazla bulunmaması da Nets’e ekstra hareket alanı sağlıyor. Bu yüzden Brooklyn’in önündeki seçeneklerin genişliği ve hamle potansiyeli, onları lig genelindeki en büyük offseason kaosunun merkezlerinden biri hâline getirebilir.
Houston Rockets için bu yaz, organizasyonun yönünü belirleyecek kritik kararlarla dolu olacak. Bu sezon yaşanan hayal kırıklığını sakatlıklara bağlayabilirler, ancak Fred VanVleet, Steven Adams ve playofflarda Kevin Durant’ın daha sağlıklı olması bile onları ligin çıtasını belirleyen Oklahoma City Thunder seviyesine ciddi anlamda yaklaştırmayacaktır.
Zaten buna güvenmek de çok gerçekçi görünmüyor. Durant eylül ayında 38 yaşına girecek ve buna rağmen normal sezonda toplam dakikada ligin zirvelerindeydi. VanVleet artık 32 yaşında, fiziksel dezavantajları olan bir guard ve ciddi bir sakatlığın ardından dönüyor. Adams ise temmuz ayında 33 yaşına basacak ve yüksek tempolu, ağır dakikalı bir rol için ideal bir profil olmaktan uzak.
Houston’ın özellikle yarı saha hücumunda ciddi bir yetenek takviyesine ihtiyacı var. Ancak saha içindeki eksiklerin yanı sıra organizasyonun kendi içinde çözmesi gereken önemli dosyalar da bulunuyor.
Tari Eason kısıtlı serbest oyuncu konumunda ve onunla yeni sözleşme yapılması Rockets’ın ilk apron altındaki mevcut maaş esnekliğini neredeyse tamamen ortadan kaldırabilir. Bu da dışarıdan takviye yapmayı ciddi şekilde zorlaştıracaktır.
Fred VanVleet’in 25 milyon dolarlık oyuncu opsiyonu ise sürecin en kritik değişkenlerinden biri olabilir. Bu opsiyon Houston’a hem hareket alanı kazandırabilir hem de ellerini bağlayabilir.
Bir diğer önemli konu ise Amen Thompson. Genç yıldız artık kontrat uzatmasına uygun durumda ve Rockets’ın onunla yapacağı görüşmeler, organizasyonun hücum repertuvarı hâlâ sınırlı olan bir oyuncuya ne kadar güvendiğini gösterecek önemli bir test niteliği taşıyor. Thompson’a erken bir uzatma vermek aynı zamanda onu takas senaryolarında kullanmayı da zorlaştırabilir.
Geçmiş örnekler Rockets’ın genellikle daha kontrollü hareket ettiğini gösteriyor. Hatta geçen yaz Kevin Durant hamlesi bile harcanan varlıklar düşünüldüğünde nispeten ölçülü sayılabilecek bir adımdı.
Yine de 30’lu yaşlarının sonlarına yaklaşan bir yıldızı takasla alıp üzerine kontrat uzatması veriyorsanız, bunu sabırlı bir yeniden yapılanma için yapmıyorsunuzdur. Rockets’ın elinde çok sayıda eşleşebilir kontrat ve takas edilebilir altı birinci tur draft hakkı bulunuyor. Bu da onları yazın en agresif hamlelerini yapabilecek takımlardan biri hâline getiriyor.
Bu yüzden Houston’da neredeyse herkesin adı senaryolara dahil olabilir: Amen Thompson, Fred VanVleet, Jabari Smith Jr., Reed Sheppard, Alperen Şengün, hatta belki Kevin Durant bile.
Los Angeles Lakers, Brooklyn Nets ve Chicago Bulls ile birlikte bu yaz ciddi maaş boşluğu yaratma ihtimali bulunan birkaç takımdan biri konumunda. Austin Reaves dışındaki tüm serbest oyuncuların haklarından vazgeçmeleri hâlinde Lakers’ın 45 milyon doların üzerinde boşluk açması mümkün. Marcus Smart ile Deandre Ayton’ın oyuncu opsiyonlarını reddetmesi durumunda ise bu rakam 60 milyon doların da üzerine çıkabilir.
Üstelik bu senaryoda LeBron James’in de teknik olarak takımın haklarından vazgeçmesi gereken serbest oyuncular arasında yer alacağını ve Lakers’ın üç adede kadar birinci tur draft hakkını takaslarda kullanabilecek durumda olduğunu düşündüğünüzde ortaya tam anlamıyla kaotik bir offseason tablosu çıkıyor.
Lakers’ın önünde çözmesi gereken soru listesi oldukça uzun. Organizasyon bir yandan LeBron James ve Austin Reaves’in geleceğini netleştirmek zorundayken, diğer yandan Rui Hachimura’nın takım için ne kadar değerli olduğuna karar vermek durumunda. Ayrıca Deandre Ayton ve Jaxson Hayes geri dönse de dönmese de kadronun hâlâ bir uzun takviyesine ihtiyacı var — özellikle de Luka Dončić ile uyum sağlayabilecek, çember üstü bitiriciliği yüksek bir pivot profiline.
Eğer Lakers maaş boşluğunu kullanmayı tercih ederse bunu doğrudan bir serbest oyuncu hamlesi için mi yapacak? Örneğin Jalen Duren gibi genç bir uzun için mi devreye girecekler? Yoksa bu esnekliği dengesiz maaşların dahil olduğu büyük bir takasta mı kullanacaklar? Belki de iki yöntemi birden deneyecekler.
Öte yandan takım maaş sınırının üzerinde kalmayı seçerse bu, LeBron’un dönüşünün garanti olduğu anlamına mı geliyor? Yoksa ayrılık ihtimali gerçekten masada mı? Sign-and-trade senaryoları devreye girebilir mi?
Eğer Lakers kadroyu geliştirmek için ana yol olarak takasları görürse hedef listesinin ne kadar agresif olacağı da büyük soru işareti. Giannis Antetokounmpo için yeterli paketi oluşturabilirler mi? Ya da Kawhi Leonard gibi başka yıldızlar gündeme gelir mi? Boston Celtics maaş yapısını yeniden düzenlemeye karar verirse Jaylen Brown için hamle yaparlar mı?
Soruların sayısı oldukça fazla ve bu belirsizlik sadece kadroyla da sınırlı değil. Takım başkanı Rob Pelinka’nın organizasyondaki geleceği bile tartışma konusu olabilir. Yeni çoğunluk hissedarı Mark Walter’ın henüz sürecin başında olması, organizasyon genelinde daha kapsamlı değişikliklerin önünü açabilecek bir detay olarak görülüyor.
Cleveland Cavaliers için çıta zaten sezon başından beri çok netti: Final ya da başarısızlık. Bu yüzden Detroit Pistons karşısında ikinci turda elenmek, organizasyonun her şeyi dağıtıp yeniden başlaması için yeterli bir sebep sayılabilirdi. Seriyi kıl payı geçmeleri kısa vadeli bir kredi kazandırabilir, ancak Doğu Konferansı Finalleri bile maaş yapısını ikinci apronun üzerine taşıyan ligin tek takımı için tam anlamıyla tatmin edici olmayabilir.
Üstelik James Harden hamlesi sonrası baskı daha da arttı. Oyuncu opsiyonuyla serbest kalma ihtimali bulunan yaşlı bir süperstarı kadroya ekleyip rotasyonun yaş ortalamasını dramatik biçimde yükseltiyorsanız, bu organizasyonun artık tamamen “kazanmak zorundayız” modunda hareket ettiğini gösterir.
Bu yüzden şampiyonluk dışında kalacak herhangi bir sonuç, Cavaliers’ı ciddi değişim kararlarına sürükleyebilir. Harden’ın geleceği, Donovan Mitchell’ın kontrat uzatma hakkı, Jarrett Allen ve Evan Mobley hakkındaki değişen değerlendirmeler ve takım maaşının gelecek sezon da ikinci apron seviyesinin üzerinde kalma ihtimali düşünüldüğünde, mevcut dört yıldızlı çekirdeğin 2027-28 sezonuna birlikte girmesi çok olası görünmüyor.
Playoffların sonucuna göre kimlerin takımda kalacağı, kimlerin takas masasına konacağı daha net ortaya çıkacak. Ancak Cleveland’ın erken elenmesi durumunda organizasyonun önüne iki “nükleer” senaryo çıkabilir.
Birincisi, Mitchell’ı takas edip yeniden yapılanma yönüne gitmek. İkincisi ise Giannis Antetokounmpo gibi ulaşılması zor bir süperstar için tüm riskleri göze alıp Mobley’yi büyük bir paketin merkezine koymak. Cleveland’ın yazı, ligin en agresif ve en riskli offseason süreçlerinden birine dönüşebilir.
Basketbol gündemindeki en son gelişmeler için tıklayın!
EuroLeague gündemindeki son haberler için tıklayın!
NBA gündemindeki son haberler için tıklayın!