Her NBA Takımının Son 10 Yıldaki En İyi Draft Seçimi

29/Haz/26 10:49 Haziran 29, 2026

Arma Kaynar

29/Haz/26 10:49

Eurohoops.net

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

Son 10 NBA Draftı mercek altında. 2017-2026 yılları arasında yapılan seçimler; kariyer üretkenliği, bireysel başarılar, play-off performansları, draft sırası ve takımlarına kattıkları değer doğrultusunda değerlendirildi. İşte her NBA takımının son 10 yıldaki en başarılı draft tercihi.

by Eurohoops Team / info@eurohoops.net 

Eurohoops Türkiye’yi YouTube’da takip etmek için tıklayın!

Eurohoops Türkiye’yi Instagram’da takip etmek için tıklayın! 

Bu yazı Fadeaway World’de yayınlandı ve uyarlanarak çevirildi.

Draft seçimlerini birkaç yıl geçmeden sağlıklı değerlendirmek mümkün değildir. Zaman içinde bir takım ya gerçek bir yıldız bulur ya da elindeki fırsatı boşa harcar.

Bu listede, 2017 ile 2026 yılları arasında her NBA takımının yaptığı en başarılı draft seçimi yer alıyor. Sıralama hazırlanırken temel kriter oyuncuların kariyer üretkenliği oldu. Bunun yanında aldıkları bireysel ödüller, play-off performansları, seçildikleri sıra, takımlarına sağladıkları değer ve 2026 yılı itibarıyla bulundukları konum da değerlendirmeye alındı.

Listede yer alan bazı oyuncular hâlâ kendilerini draft eden takımlarda forma giyerken, bazıları ise farklı organizasyonlara transfer oldu. Ancak bir oyuncunun daha sonra takımdan ayrılması, yapılan draft seçiminin doğru olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Trae Young, Luka Doncic, LaMelo Ball ve Shai Gilgeous-Alexander bunun en iyi örnekleri arasında yer alıyor.

Bu liste yalnızca en büyük yıldızları değil, takımların draft haklarından elde ettiği en yüksek değeri ortaya koyan oyuncuları sıralıyor.

Atlanta Hawks – Trae Young

2018 NBA Draftı, 5. sıra

Trae Young artık Atlanta Hawks oyuncusu değil ve bu durum, bu draft seçimine bakışı doğal olarak değiştiriyor. Hawks, Young’ı 2026 yılında Washington Wizards‘a takasladı. Yıldız oyun kurucu da ardından Wizards ile dört yıl, 212 milyon dolarlık yeni sözleşmeye imza attı.

Yine de bu, Atlanta adına kötü bir draft seçimi değildi.

Young, NBA kariyerinde çıktığı 498 normal sezon maçında 25.1 sayı, 3.4 ribaund ve 9.8 asist ortalamaları yakaladı. Dört kez All-Star seçildi, All-NBA takımına girdi ve Hawks’ı 2021 yılında Doğu Konferansı Finalleri’ne taşıdı.

Elbette Luka Doncic takası bu seçimin üzerinde her zaman bir gölge olarak kalacak. Doncic’in daha iyi bir oyuncuya dönüştüğü tartışılmaz. Ancak bu gerçek, Young’ın elit bir hücum oyuncusu olmasını ve Hawks’ın bu dönemdeki en önemli yıldızı haline gelmesini değiştirmiyor.

Bugün Atlanta’nın yeni yüzü Jalen Johnson. Zaccharie Risacher’ın da önemli bir potansiyeli bulunuyor. Ancak ikisinin de özgeçmişi henüz Trae Young’ın seviyesinde değil.

Sonu iyi bitmedi. Ama yapılan draft seçimi doğruydu.


Boston Celtics – Jayson Tatum

jayson-tatum-boston-celtics

2017 NBA Draftı, 3. sıra

Bu tam anlamıyla bir draft soygunuydu.

Boston Celtics, 1 numaralı seçim hakkını 3 numaraya düşürmesine rağmen yine de Jayson Tatum’u kadrosuna kattı. Son 10 yılın en başarılı draft hamlelerinden biri olarak gösterilmesinin nedeni de bu.

Tatum, Celtics formasıyla çıktığı 601 normal sezon maçında 23.5 sayı, 7.4 ribaund ve 3.9 asist ortalamaları yakaladı. Altı kez All-Star seçildi, düzenli olarak All-NBA takımlarında yer aldı ve Boston’ın birinci opsiyonu olarak şampiyonluk yaşadı.

Ancak bu seçimin değeri istatistiklerin çok ötesinde.

Tatum; boyutu, savunması, kendi şutunu yaratabilmesi ve play-off’lardaki üretkenliğiyle Celtics’e her takımın sahip olmak istediği profil olan elit bir kanat skoreri kazandırdı.

Robert Williams III iyi bir seçimdi. Payton Pritchard da önemli katkılar verdi. Ancak hiçbiri Tatum’la kıyaslanamaz.

Boston yalnızca bir yıldız draft etmedi. Bir dönemin temelini attı.


Brooklyn Nets – Jarrett Allen

2017 NBA Draftı, 22. sıra

Brooklyn Nets doğru pivotu buldu, ancak onun en iyi yıllarını başka bir takımın izlemesine izin verdi.

Jarrett Allen, NBA kariyerinde 624 maçta 13.1 sayı, 9.2 ribaund ve 1.7 asist ortalamaları yakaladı. Brooklyn’den ayrıldıktan sonra Cleveland Cavaliers formasıyla All-Star olmayı da başardı.

  1. sıradan seçilen bir oyuncu için bu son derece değerli bir katkı.

Allen belki elit bir skorcu değil, ancak ligin güvenilir ilk beş pivotlarından biri. Çemberi koruyor, ribaund alıyor, yüksek yüzdeyle bitiriyor ve hücumda fazla top kullanmadan da takımına katkı verebiliyor.

Nets onu James Harden takasının bir parçası olarak gönderdi ve o karar zamanla kötü yaşlandı. Ancak draft tercihi kesinlikle yanlıştı denemez.

Nic Claxton ve Cam Thomas da bu unvan için güçlü adaylar. Claxton savunmada önemli bir oyuncuya dönüştü, Thomas ise skorer kimliğiyle öne çıktı. Yine de Allen’ın kariyer özgeçmişi ikisinin de önünde.

İyi bir scout çalışması… Kötü bir sabır örneği.


Charlotte Hornets – LaMelo Ball

2020 NBA Draftı, 3. sıra

LaMelo Ball artık Minnesota Timberwolves forması giyiyor olabilir. Ancak Hornets, onun yeteneğini doğru değerlendirdi.

Ball, NBA kariyerinde 303 maçta 20.8 sayı, 5.7 ribaund ve 7.3 asist ortalamaları yakaladı. Yılın Çaylağı ödülünü kazandı ve All-Star seçildi. Charlotte gibi yıldız guard yetiştirmekte zorlanan bir organizasyon için bu büyük bir başarıydı.

Sakatlıklar ise her şeyi zorlaştırdı.

Ball uzun süre parkelerden uzak kaldı ve Hornets sonunda onu Naz Reid ile yüksek değerde draft hakları karşılığında takas etti. Bu hamle, Charlotte’ın mevcut projeye olan inancını büyük ölçüde kaybettiğini gösteriyordu.

Yine de draft tercihi yanlış değildi.

Ball; oyun kuruculuğu, uzak mesafe şut tehdidi, tempolu oyunu ve yarattığı ilgiyle Hornets’e önemli katkılar verdi.

Brandon Miller ileride onu geçebilir. Hâlâ Charlotte’ta ve iki yönlü oyun açısından daha yüksek bir potansiyele sahip. Ancak LaMelo, bugüne kadar NBA’de daha yüksek bir seviyeye ulaştı.

Kısa sürdü. Ama çok büyük bir yetenekti.


Chicago Bulls – Lauri Markkanen

2017 NBA Draftı, 7. sıra

Chicago Bulls, Lauri Markkanen’i draft etti ama onu nasıl kullanacağını hiçbir zaman tam olarak bilemedi.

İşin en can sıkıcı tarafı da bu.

Markkanen kariyerinde 492 maçta 18.9 sayı ve 7.1 ribaund ortalamaları yakaladı. All-Star seçildi ve En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödülünü kazandı. Ancak bunların tamamı Chicago’dan ayrıldıktan sonra gerçekleşti.

Aslında Bulls‘un scout ekibi doğru oyuncuyu bulmuştu.

Dış şut atabilen, potaya gidebilen ve sırtı dönük oyuna ihtiyaç duymadan skor üretebilen 2.13’lük bir uzun, ligin en değerli profillerinden biri. Chicago böyle bir oyuncuya sahipti ancak onun en iyi versiyonunu hiçbir zaman göremedi.

Coby White bu seçim için en güçlü alternatif. Bulls’ta daha uzun süre kaldı, gelişimini burada tamamladı ve kaliteli bir guarda dönüştü. Ancak Markkanen’in zirve seviyesi ve ligdeki değeri daha yüksek.

Matas Buzelis ile Caleb Wilson’ın ise bunu değiştirmek için hâlâ zamana ihtiyacı var.

Bu seçim, Markkanen’in takımdan ayrılması nedeniyle hayal kırıklığı yaratıyor olabilir. Ama aynı zamanda Bulls’un 7. sıradan gerçek bir yıldız potansiyeli bulduğunu da kanıtlıyor.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

Cleveland Cavaliers – Evan Mobley

2021 NBA Draftı, 3. sıra

Bu seçimde Darius Garland da güçlü bir adaydı. Ancak kazanan yine de Evan Mobley oluyor.

Mobley, NBA kariyerinde 334 maçta 16.7 sayı, 9.0 ribaund ve 3.0 asist ortalamaları yakaladı. Şimdiden bir kez All-Star seçildi ve Yılın Savunmacısı ödülünü kazandı. Onu öne çıkaran da tam olarak bu başarı.

Garland elit bir hücum guardı. Mobley ise çok daha nadir bulunan bir oyuncu profili.

Çemberi koruyor, kısa oyuncular karşısında eşleşebiliyor, açık alanda rahat hareket ediyor ve takım arkadaşlarının savunmadaki hatalarını telafi edebiliyor. Cavaliers‘ın her sezon güçlü bir savunma kimliği oluşturabilmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu.

Hücum tarafında da önemli gelişim gösterdi. Artık yalnızca alley-oop bitiren bir uzun değil; pas verebiliyor, kısa devrilmelerden skor üretebiliyor ve kendisinden kısa eşleşmeleri cezalandırabiliyor.

  1. sıradan seçilen bir oyuncunun takımın temel parçalarından biri olması beklenir.

Mobley bunu başardı.

Garland harika bir seçimdi. Ancak bir franchise’ın üzerine inşa edileceği oyuncu söz konusu olduğunda Mobley bir adım önde.


Dallas Mavericks – Luka Doncic

luka-doncic-dallas-mavericks

2018 NBA Draftı, 3. sıra

Dallas Mavericks, Luka Doncic’i draft etti, onun liderliğinde NBA Finalleri’ne çıktı ve ardından onu Los Angeles Lakers‘a takas etti.

Bunu yazmak bile hâlâ inanılmaz geliyor.

Doncic, NBA kariyerinde 514 maçta 29.2 sayı, 8.5 ribaund ve 8.2 asist ortalamaları yakaladı. Beş kez All-Star seçildi, Yılın Çaylağı ödülünü kazandı ve 30 yaşına bile gelmeden NBA tarihinin en büyük hücum oyuncularından biri hâline geldi.

Dallas’ın 2018 Draftı’nda yukarı çıkarak Doncic’i seçmesi kusursuz bir hamleydi.

Dirk Nowitzki sonrası dönemin süperstarı oldu ve tek başına Mavericks‘in hücum sistemini şekillendirdi.

Jalen Brunson da olağanüstü bir draft başarısıydı. İkinci turdan seçilen bir guardın süper yıldıza dönüşmesi inanılmaz bir değer. Ancak Doncic bambaşka bir seviyede.

Hikâyenin sonu Dallas için kötü bitti.

Ama draft kararı kusursuza yakındı.


Denver Nuggets – Michael Porter Jr.

2018 NBA Draftı, 14. sıra

Jamal Murray bu listenin doğal kazananı olurdu. Ancak o, 2016 Draftı’nda seçildi.

Bu nedenle seçim Michael Porter Jr.’a gidiyor.

Denver, 14. sırada sağlık riski taşıyan Porter için kumar oynadı ve bu risk karşılığını verdi.

Porter, NBA kariyerinde 397 maçta 17.3 sayı, 6.5 ribaund ve 1.6 asist ortalamaları yakaladı. Ayrıca Nuggets‘ın ilk beş oyuncusu olarak NBA şampiyonluğu yaşadı.

Onun takıma uyumu oldukça basitti.

Nikola Jokic’in etrafında hem dış şut tehdidi yaratabilecek hem de fiziksel avantaj sağlayabilecek uzunlara ihtiyaç vardı. 2.08 metrelik Porter, top sürekli elinde olmadan da savunmaları cezalandırabildi.

Bugün Brooklyn Nets forması giyiyor olabilir. Ancak Denver, ilk turun ortalarından bir şampiyonluk ilk beş oyuncusu çıkarmayı başardı.

Christian Braun da şampiyonluk yolculuğunda önemli katkılar verdi ve büyük takdiri hak ediyor. Ancak Porter’ın yetenek seviyesi ve bireysel üretimi daha üst düzeydi.

Riskli bir seçimdi.

Karşılığında şampiyonluk geldi.

Sonuç fazlasıyla başarılıydı.


Detroit Pistons – Cade Cunningham

2021 NBA Draftı, 1. sıra

Cade Cunningham’ın doğru seçim olduğunun anlaşılması biraz zaman aldı.

Kötü geçen yeniden yapılanma sürecini atlatması gerekiyordu. Şimdi ise rakamlar her şeyi anlatıyor.

Cunningham, NBA kariyerinde 272 maçta 22.5 sayı, 5.4 ribaund ve 8.0 asist ortalamaları yakaladı. Bir kez All-Star seçildi ve Pistons hücumunun ana organizatörü hâline geldi.

Detroit’in 1 numaralı seçimden beklediği de tam olarak buydu.

Sadece skor üreten bir oyuncu değil, oyunun temposunu belirleyen, doğru kararlar veren ve maç sonlarını yönetebilen gerçek bir lider guard.

Jalen Duren de güçlü bir aday. Bu yaşta onun seviyesinde üretim yapan pivot bulmak kolay değil. Ausar Thompson ise elit savunmasıyla öne çıkıyor.

Ancak top Cunningham’ın elinde.

Takımın tavanını belirleyen isim de o.

İlk yıllardaki sakatlıklar gelişimini yavaşlattı. Kötü kadro yapısı da süreci daha zor hâle getirdi.

Bugün ise bu seçim tartışmasız doğru görünüyor.

Detroit sonunda takımın motorunu buldu.


Golden State Warriors – Jordan Poole

2019 NBA Draftı, 28. sıra

Jordan Poole bugün tartışmalı bir isim olabilir.

Yine de Warriors, ilk turun sonlarından seçilen bir oyuncudan beklenebilecek en yüksek değeri aldı.

Poole, NBA kariyerinde 451 maçta 16.6 sayı, 2.6 ribaund ve 3.7 asist ortalamaları yakaladı. Ayrıca 2022 yılında Golden State ile NBA şampiyonluğu yaşadı.

Aslında bu seçimin en güçlü savunması da tam olarak o şampiyonluk sezonu.

Poole, Stephen Curry’nin yanında Warriors’a ikinci bir skor opsiyonu kazandırdı. Bench’i yönetti, derin üçlükler soktu, potaya atak etti ve savunmalar Curry’ye odaklandığında hücumu ayakta tuttu.

Sonrası ise iyi gitmedi.

Draymond Green ile yaşadığı olay, aldığı kontrat ve ardından gelen takas, insanlarin Poole’a bakışını değiştirdi. Bugün New Orleans Pelicans forması giyiyor.

Ancak bu liste draft değerini ölçüyor.

  1. sıradan seçtiğiniz bir oyuncunun şampiyonluk rotasyonunda önemli skor katkısı vermesi büyük bir başarıdır.

Jonathan Kuminga’nın fiziksel potansiyeli daha yüksek olabilir. Brandin Podziemski’nin de güçlü bir dosyası var.

Ama Poole bunu Haziran ayında, yani NBA Finalleri’nde kanıtladı.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

Houston Rockets – Alperen Şengün

2021 NBA Draftı, 16. sıra

Houston Rockets yalnızca bir pivot draft etmedi.

Bir hücum sistemi draft etti.

Alperen Şengün, NBA kariyerinde 358 maçta 16.9 sayı, 8.6 ribaund ve 4.5 asist ortalamaları yakaladı. Özellikle asist ortalaması, bu seçimi özel kılan en önemli detaylardan biri. Çünkü 16. sıradan seçilen pivotların yarı saha hücumunun merkezine dönüşmesi pek görülen bir durum değil.

Şengün; dirsek bölgesinden pas verebiliyor, ayak oyunlarıyla skor üretebiliyor, handoff organizasyonlarını yönetebiliyor ve kısa oyuncularla eşleştiğinde rakiplerini cezalandırabiliyor.

Houston, atletik ama plansız genç oyunculardan oluşan bir takımdan, hücum kimliği olan bir ekibe onun sayesinde dönüştü.

Amen Thompson ileride onu geçebilir. Savunması, fiziği ve açık saha oyunu gerçekten özel. Reed Sheppard ile Jabari Smith Jr. da değerli oyuncular.

Ancak bugün itibarıyla Rockets‘ın son 10 yıldaki en başarılı draft seçimi Alperen Şengün.

İlk turun ortalarından All-Star seviyesinde hücum yönlendiren bir pivot çıkarmak…

Bu, sıradan bir draft başarısı değil.


Indiana Pacers – Andrew Nembhard

2022 NBA Draftı, 31. sıra

Andrew Nembhard gösterişli bir cevap olmayabilir.

Ama bunda hiçbir sorun yok.

Pacers onu 31. sıradan seçti ve karşılığında gerçek bir NBA guardı kazandı.

Nembhard, kariyerinde 265 maçta 11.1 sayı, 2.7 ribaund ve 5.2 asist ortalamaları yakaladı. Play-off’ta ise 40 maçta 13.5 sayı, 3.3 ribaund ve 5.0 asist üretti.

Asıl önemli olan da bu play-off performansı.

Maçlar kritik anlara geldiğinde ikinci turdan seçilmiş bir oyuncu gibi oynamıyor.

Bennedict Mathurin daha yüksek skorer potansiyeline sahip. Jarace Walker ise fizik avantajıyla öne çıkıyor.

Ancak Nembhard, Indiana’ya ilk beş başlayabilen, savunma yapabilen, hücumu yönlendirebilen ve Tyrese Haliburton’ın yanında top sürekli elinde olmadan da etkili olabilen bir guard kazandırdı.

  1. sıra için bu olağanüstü bir değer.

Her takımın en iyi draft seçimi bir süperstar olmak zorunda değil.

Bazen en değerli seçim, kimsenin play-off’ta ilk beş başlamasını beklemediği oyuncu olur.


Los Angeles Clippers – Shai Gilgeous-Alexander

2018 NBA Draftı, 11. sıra

Clippers, Shai Gilgeous-Alexander’ı buldu.

Sonra da onun gerçek süperstar versiyonunu göremeden takas etti.

İşin en acı tarafı da bu.

Shai, NBA kariyerinde 530 maçta 25.3 sayı, 4.7 ribaund ve 5.3 asist ortalamaları yakaladı. Birden fazla kez All-Star seçildi, MVP ödülünü kazandı, Finaller MVP’si oldu ve Oklahoma City Thunder ile NBA şampiyonluğu yaşadı.

  1. sıra için bundan daha büyük bir değer bulmak kolay değil.

Clippers; boyunu, temposunu, savunmasını ve skor üretme potansiyelini herkes fark etmeden önce görmüştü.

Dönemin şartlarında Paul George takası mantıklıydı çünkü Kawhi Leonard’ın gelişiyle doğrudan bağlantılıydı.

Ancak uzun vadeli bedeli çok ağır oldu.

Shai bugün her takımın sahip olmak isteyeceği, ancak çok az takımın elinde bulunan bir oyuncuya dönüştü.

Terance Mann değerli bir seçimdi.

Ama hiçbir Clippers draftı Shai’ye yaklaşamıyor.

Harika bir scout başarısı…

Kötü bir zamanlama.


Los Angeles Lakers – Kyle Kuzma

2017 NBA Draftı, 27. sıra

Brandon Ingram 2016 Draftı’nda seçildiği için bu listeye dahil olamıyor.

Bu nedenle Lakers‘ın son 10 yıldaki en başarılı seçimi Kyle Kuzma oluyor.

Kuzma, NBA kariyerinde 610 maçta 16.6 sayı, 6.1 ribaund ve 2.7 asist ortalamaları yakaladı. Ayrıca 2020 yılında Lakers formasıyla şampiyonluk yaşadı.

Onu özel yapan nokta ise üstlendiği rolün zaman içinde tamamen değişmesi oldu.

Lige genç bir skorer olarak geldi.

Daha sonra LeBron James ve Anthony Davis’in yanına geçince destek oyuncusuna dönüştü. Daha fazla savunma yaptı, topu daha az kullandı ve buna rağmen rotasyondaki yerini korudu.

İlk turun sonlarından seçilen bir oyuncunun şampiyonluk yolunda önemli dakika vermesi büyük bir başarıdır.

Bugün Milwaukee Bucks forması giyiyor olabilir.

Ancak Lakers, bu seçimden fazlasıyla istediğini aldı.


Memphis Grizzlies – Ja Morant

2019 NBA Draftı, 2. sıra

Ja Morant bugün tartışmalı bir isim olabilir.

Yine de Grizzlies‘ın son 10 yıldaki en başarılı draft seçimi hâlâ o.

Morant, NBA kariyerinde 327 maçta 22.4 sayı, 4.6 ribaund ve 7.4 asist ortalamaları yakaladı. Yılın Çaylağı ve En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu ödüllerini kazandı, iki kez All-Star seçildi ve All-NBA takımına girdi.

Zirve döneminde Memphis’i NBA’in en heyecan verici takımlarından birine dönüştürdü.

Potaya yaptığı baskı durdurulamaz seviyedeydi.

Grizzlies onunla birlikte hızlı oynayan, enerjik ve savunması zor bir takıma dönüştü.

Bugünkü tablo ise çok farklı.

Memphis; Desmond Bane ve Jaren Jackson Jr. ile yollarını ayırdı, Cameron Boozer’ı draft etti ve yeniden yapılanmaya her zamankinden daha yakın görünüyor.

Morant’ın sakatlıkları, kontratı, dış şut istikrarsızlığı ve saha dışındaki sorunları da geleceğe dair soru işaretleri yaratıyor.

Desmond Bane’in 30. sıradan seçilmesi müthiş bir başarıydı.

Jaren Jackson Jr. ise Yılın Savunmacısı ödülünü kazandı.

Ancak en yüksek seviyeye ulaşan isim yine Ja Morant oldu.

Hikâye karmaşık hâle geldi.

Ama draft seçimi doğruydu.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin

Miami Heat – Bam Adebayo

2017 NBA Draftı, 14. sıra

Bam Adebayo, Miami Heat‘in oyuncu geliştirme sisteminin en başarılı örneklerinden biri.

Heat onu 14. sıradan seçti, ardından franchise’ın temel taşlarından biri hâline getirdi.

Adebayo, NBA kariyerinde 640 maçta 16.2 sayı, 9.0 ribaund ve 3.6 asist ortalamaları yakaladı. Üç kez All-Star seçildi ve kendi döneminin en iyi savunmacı uzunlarından biri olarak kabul ediliyor.

İstatistikleri etkileyici olsa da onu asıl özel yapan play-off savunması.

Bam; kısa oyuncularla eşleşebiliyor, çemberi koruyabiliyor, açık alanda savunma yapabiliyor, dirsek bölgesinden pas dağıtabiliyor ve rakiplerin sürekli hedef aldığı eşleşmelerde ayakta kalabiliyor.

Heat’in Dwyane Wade sonrası dönemde birden fazla kez NBA Finalleri’ne çıkmasının en önemli nedenlerinden biri de ona dayanan savunma kimliğiydi.

Tyler Herro’nun skorerliği bu seçim için güçlü bir alternatif oluşturuyor.

Yine de Bam’ın takım üzerindeki etkisi çok daha büyük.

Çünkü mesele sadece sayı üretmek değil.

Miami, 14. sıradan takımın kimliğini belirleyebilecek bir pivot buldu.

Bu, çok büyük bir draft başarısı.


Milwaukee Bucks – Donte DiVincenzo

2018 NBA Draftı, 17. sıra

Milwaukee Bucks‘ın bu dönemde çok güçlü bir draft listesi bulunmuyor.

Bu nedenle listenin zirvesinde Donte DiVincenzo yer alıyor.

Malcolm Brogdon bu aralığa dahil olsaydı ilk sırayı alırdı ancak o, 2016 Draftı’nda seçildi.

DiVincenzo ise rolü ve kariyer üretimi açısından bu dönemin en başarılı seçimi oldu.

NBA kariyerinde 498 maçta 11.0 sayı, 4.3 ribaund ve 3.0 asist ortalamaları yakaladı.

2021 yılında Bucks ile şampiyonluk yaşadı. Her ne kadar sakatlığı nedeniyle o play-off serisinin büyük bölümünü kaçırmış olsa da şampiyon kadronun önemli parçalarından biriydi.

DiVincenzo hiçbir zaman bir süperstar olmadı.

Ancak ribaund alan, savunma yapan, topu paylaşan ve dış şutuyla yıldız oyuncuların yanında rahatlıkla oynayabilen güvenilir bir rotasyon guardına dönüştü.

Bu özellikleri sayesinde farklı takımlarda da değer üretmeye devam etti.

MarJon Beauchamp ve Bucks’ın sonraki draft seçimleri henüz onu geride bırakabilecek seviyeye ulaşamadı.

Belki çok heyecan verici bir seçim değildi.

Ama 17. sıradan uzun yıllar NBA’de değerli bir guard çıkarmak yine de önemli bir başarı.


Minnesota Timberwolves – Anthony Edwards

2020 NBA Draftı, 1. sıra

Minnesota Timberwolves, 1 numaralı draft hakkını kazandı.

Ve gerçekten doğru oyuncuyu seçti.

Anthony Edwards, NBA kariyerinde 442 maçta 24.6 sayı, 5.2 ribaund ve 4.1 asist ortalamaları yakaladı.

Üç kez All-Star seçildi ve bugün Timberwolves‘un tartışmasız yüzü konumunda.

Edwards; potaya baskısı, kendi şutunu yaratabilmesi, açık alandaki atletizmi ve play-off’lardaki özgüveniyle Minnesota’nın kimliğini tamamen değiştirdi.

O yalnızca yüksek sayı ortalamaları yakalayan bir skorer değil.

Bir organizasyonun havasını değiştiren bir süperstar.

Jaden McDaniels da 28. sıradan seçilmiş çok değerli bir oyuncu.

Onun seviyesinde savunmacı kanatlar ligde oldukça kıymetli.

Yine de Edwards ile kıyaslanabilecek seviyede değil.

Timberwolves bugün LaMelo Ball’u da kadrosuna kattı ve takımın görünümü değişti.

Ancak değişmeyen tek gerçek var:

Bu projenin merkezinde hâlâ Anthony Edwards bulunuyor.

1 numaradan seçilen bir oyuncunun franchise yıldızına dönüşmesi beklenir.

Edwards tam olarak bunu yaptı.


New Orleans Pelicans – Zion Williamson

2019 NBA Draftı, 1. sıra

Zion Williamson, tüm soru işaretlerine rağmen hâlâ Pelicans‘ın bu dönemdeki en iyi draft seçimi.

Çünkü sahip olduğu yetenek seviyesi bunu fazlasıyla hak ediyor.

Williamson, NBA kariyerinde 276 maçta 23.8 sayı, 6.4 ribaund ve 4.1 asist ortalamaları yakaladı.

Ayrıca kariyerinde %59.1 saha içi isabetiyle oynuyor.

Bu verimlilikte bu kadar yüksek skor üretmek gerçekten sıra dışı.

Sorun ise başka bir yerde.

Altı sezonda yalnızca 276 maça çıkabilmiş olması, Zion döneminin en büyük problemini tek başına özetliyor.

Sakatlıklar, fiziksel durumu, kadro uyumu ve takımın yönü bu projeye duyulan güveni sürekli azalttı.

Trey Murphy III ve Herb Jones da olağanüstü draft seçimleri oldu.

Murphy dış şutu ve fiziğiyle, Jones ise elit savunmasıyla öne çıkıyor.

Hatta bazı geceler onların etrafında takım kurmak daha kolay bile görünebilir.

Yine de hiçbiri Zion’ın tavanına ulaşamıyor.

Sağlıklı olduğunda Williamson, potaya yaptığı baskıyla oyunun dengesini değiştirebilen bir oyuncu.

Pelicans en doğal tercihi yaptı.

Draft seçimi yanlıştı denemez.

Asıl zor olan, sonrasını doğru yönetebilmekti.


New York Knicks – RJ Barrett

2019 NBA Draftı, 3. sıra

RJ Barrett, bu listenin zirvesinde Immanuel Quickley’nin önünde yer alıyor.

İlk bakışta karar vermek kolay olmasa da.

Quickley, 25. sıradan seçildiği düşünüldüğünde daha yüksek bir draft değeri sundu.

Mitchell Robinson da ikinci turun en başarılı seçimlerinden biriydi.

Ancak Barrett, Knicks‘e daha fazla üretim sağladı ve daha yüksek takas değeri yarattı.

NBA kariyerinde 444 maçta 18.9 sayı, 5.5 ribaund ve 3.3 asist ortalamaları yakaladı.

Belki 3 numaralı seçimden beklenen franchise yıldızına dönüşemedi.

Ama uzun yıllar ilk beş seviyesinde güvenilir bir kanat oyuncusu oldu.

OG Anunoby takası da bu seçimin değerini artırıyor.

Barrett, Knicks‘in tam ihtiyaç duyduğu iki yönlü forveti kadroya katmasını sağlayan en önemli parçalardan biriydi.

Bu da draft değerinin bir parçası.

Elbette kusursuz bir seçim değildi.

Verimliliği zaman zaman iniş çıkışlıydı.

Maç sonlarında hücumdaki uyumu da her zaman ideal olmadı.

Yine de Barrett bir hayal kırıklığı olmadı.

Takımına yıllarca katkı verdi ve daha sonra büyük bir kadro hamlesinin temel parçalarından biri hâline geldi.

Bu dönemki Knicks için bu fazlasıyla yeterliydi.

Eurohoops.net'u Favori Basketbol Kaynağınız Olarak Kullanın.

Google LogoEurohoops'u Google'a Ekleyin
Tags NBA