Anadolu Efes: İki Deplasman, İki Büyük Zafer

2019-11-23T13:01:43+00:00 2019-11-23T13:46:38+00:00.

admin69

23/Kas/19 13:01

Eurohoops.net

Anadolu Efes böyle bir deplasman haftasından nasıl sağ salim çıkabildi?

by Semih Altınbaş / info@eurohoops.net

Turkish Airlines EuroLeague’de temsilcimiz Anadolu Efes, çift maçlı haftada iki ağır deplasman oynadı. Önce Salı günü Lyon’da LDLC ASVEL, sonrasında Perşembe günü Milano‘da AX Armani Exchange Milano maçlarına çıkan Efes, bu turneden iki galibiyetle dönmeyi başardı.

Öncelikle bu iki dişli rakibin Efes‘le oynamadan önceki iç saha karnelerine baktığımız zaman ASVEL, ilk iki maçında evinde Olympiacos ve Panathinaikos‘a karşı geçirmişti. Pire ekibini rahat geçen (82-63) Fransızlar, PAO karşısında da galibiyete ulaşmasını bildi (79-78). Sonraki iki haftayı evi Astroballe’nin dışında tamamlayan Zvezdan Mitrovic ve öğrencileri, Efes‘ten önce oynadığı iki iç saha maçında bu kez Kirolbet Baskonia‘yı 66-63, CSKA Moskova’yı 67-66 devirdi.

Lige çok zorlu bir ev fikstürüyle giriş yapan Olimpia Milano, lacivert-beyazlılarla karşılaşmadan önce tam beş iç saha maçında sırasıyla Zalgiris Kaunas (85-81), Fenerbahçe Beko (87-74), Barcelona (83-70), Kirolbet Baskonia (81-74) ve Maccabi FOX Tel Aviv’i (92-88) Mediolanum Forum’da mağlup etmeyi başardı.

Anadolu Efes, bu zorlu fikstüre gelmeden önce bir diğer temsilcimiz Fenerbahçe‘ye göre daha rahattı. Ama bir hafta içinde evinde yenilgisi olmayan iki takımla oynayıp ikisini de yeniyorsanız, hem de bunu Bryant Dunston gibi bir oyuncunuz yokken yapıyorsanız, orada özel bir şeyler olmalı.

Peki Efes bu iki deplasmandan alnının akıyla nasıl çıktı?

Coaching

Ergin Ataman’ın hakkını vermek gerek. İkili oyunları bu kadar keskin oynayan guardlarını, fizikli pivotlarıyla iyi harmanladı ve Dunston‘ın yokluğu dolayısıyla savunmada oluşan defoları hücumdaki artılarla yamadı. Bir nevi dezavantajlarına razı olarak ve takımının avantajlarını baskın biçimde kullanarak yeni bir kıta keşfetti.

Bu, cesur bir davranıştı.

Yan Parçalar

Yerli oyuncularından katkı alamamasından yakınan Ergin Ataman, Sertaç Şanlı‘yı tam da zamanında olaya müdahil etti.

Efes, çok uyumlu bir kadroya sahip ve oyuncuların birbirini gitgide daha da iyi tanıması takımı adeta bir makine haline getiriyor. Tibor Pleiss ve Sertaç Şanlı‘nın, Bryant Dunston gibi bir çember savunucusunun yokluğunda Tonye Jekiri ve Luis Scola gibi uzunları konfor alanlarının dışına çıkarma noktasında gösterdikleri katkı özeldi.

Pleiss’ın perde sonrası show-up’larda ve geçiş hücumlarının savunmasında ağır kalması Efes’e bedel ödetti ancak Milano maçında 6/7 ile şut atıp 12 ribaund alması, temsilcimizin maç planında kendini zayıf hissettiği Olimpia Milano uzunları karşısında yükselerek maçta kalmasını sağladı. Burada Chris Singleton’ın da payını vermek gerekir: Sertaç ve Tibor’un her zaman yakınlarında olarak çember savunmasını olabildiğince rahatlatan bir etken oldu. Alec Peters’ın zaman zaman sahneye çıkıp çift yönlü katkıları da seyri çok keyifli bir hale getiriyor Efes’i.

Luis Scola, Kaleb Tarczewski, Jeff Brooks, Aaron White ve Paul Biligha: Toplam 28 verimlilik puanı

Tibor Pleiss: 28 verimlilik puanı

Rodrigue Beaubois’nın çok da iyi bir sezon geçirmediği gerçeğine rağmen koç Ataman, onu iki maçta da ilk beş başlattı ve 20 dakikanın üzerinde süre verdi. Toplam 26 sayılık katkı aldı. Ancak bunlar o kadar da önemli şeyler değil. Asıl faktör hücumda Beaubois’nın aldığı sorumluluğun arttığını net bir şekilde hissetmemizdi.

Önceki altı maçında toplam 33 kez top kullanan Beaubois, ASVEL ve Milano karşısında toplam 20 şut attı. Rodrigue, bu iki maçlık periyotta bir ceza şutöründen daha çok yarı saha hücumunda sorumluluk alan bir Anadolu Efes kısası rolündeydi. Bu da akıllara, Vincent Collet’nin yönettiği Strasbourg takımındaki profilini getirdi.

Vasilije Micic & Shane Larkin

Bu başlığın altını doldurmadan önce sizi ekibimizden Utkan Şahin’in hazırladığı, Micic ve Larkin özelinde önemli istatistikler barındıran yazıya yönlendirmek istiyorum.

Micic ve Larkin, sahanın sadece hücum tarafında değil, savunma tarafında da ön plana çıkmayı başarabilen çift yönlü bir guard ikilisi. İpleri eline aldıkları zaman neler yapabilecekleri uçsuz bucaksız bir bilinmeyen. Vasa’nın ikili oyun etkinliğini normalin ötesine bir yere taşıdığı bu haftada kaydettiği toplam 22 sayı, 8 ribaund ve 14 asist, Larkin’in 36 sayı, 7 ribaund ve 8 asistiyle kombinlenince işler Efes’in rakiplerini kırmasını sağladı.

Serbest Atışlar

Maç esnasında kaçtıkları zaman telafisi sahada yapılır diye düşünülüp sonradan pişmanlık yaratan olgular olmuştur faulden doğan atışlar. Kesinlikle önemsiz olduklarını düşünmüyorum. Zaten sonuca çemberden topu geçirerek ulaştığınız bu sporda bunu yapmanıza olanak sağlayan her şey sizin artınıza olur. Anadolu Efes bunu mükemmel kullandı. Ergin Ataman’a bir artı da buradan yazıyoruz. Shane Larkin’in patlayıcılığını ve topa yarattığı mıknatıs etkisini mükemmel kullanarak bu hafta içinde kulüp tarihinin rekorunu kırmasını sağladı.

İki maçta Efes: Toplam 48/50

ASVEL ve Milano: Toplam 23/31

Daima hazır Efesli!

ASVEL gibi sert, agresif savunma yapıp yorulmak bilmeyen bir takım karşısında zor bir maç oynayıp ligin çok güçlü ekiplerinden Ettore Messina’nın Olimpia Milano’suna karşı oynamak zorunda olmak önemli bir zorluktur. Fakat son finalist, yorulmak nedir bilmedi ve kalitesini göstererek güç topladı. Üstelik bunu yaparken evinde mağlup olmayan iki takıma ilk iç saha yenilgilerini tattırdı.

Anadolu Efes, ‘kesin bir mağlubiyet alır’ diye düşündüğüm haftadan cebine iki galibiyeti koydu ve liderlik koltuğunu Barcelona’yla beraber paylaşıyor. Temsilcimizi gelecek hafta Sinan Erdem’de oynayacağı zorlu Bayern Münih maçı ve sonrasında üç deplasman bekliyor. Efes bu süreçten de en az kan kaybıyla çıkıp başarı basamaklarını tırmanmaya çalışacak.

Basketbol gündemindeki en son gelişmeleri kaçırmamak için tıklayın!